Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2026/812 E. 2026/3529 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/812
- Karar No
- 2026/3529
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 64. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına işin ivediliği ve niteliği nedeniyle 5311 Sayılı Kanunla değişik İİK'nın 366. maddesi hükmü uygun bulunmadığından bu yöndeki isteğin oybirliği ile reddine karar verildikten sonra işin esası incelendi: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de, Adi kiraya ve hasılat kiralarına ait örnek 13 ilamsız takipte alacaklının, borçlunun itirazının kaldırılması ve temerrüt nedeniyle taşınmazdan tahliyesi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulüne, itirazın 119.648,46 TL yönünden kaldırılmasına, borçlu aleyhine itirazın kaldırılmasına karar verilen asıl alacağın %20'si oranında inkar tazminatına ve borçlunun taşınmazdan tahliyesine karar verildiği, taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; yabancı para alacakları yönünden, takip talebinde harca esas değer olarak Türk Lirası karşılığının gösterilmediği, Türk Lirası alacaklar yönünden ise, talep edilen alacakların yan giderler ile yan gider niteliğinde olmayan giderler toplamından oluşan karma bir alacak niteliğinde olduğu, borçlu tarafından itiraz dilekçesinde alacağın miktarına itiraz edildiği ve alacaklı tarafından alacağın varlığının ispat edilemediği gerekçesi ile alacaklının istinaf başvurusunun reddine, borçlunun istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile davanın reddine ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği, anılan kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği görülmektedir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun kiralanan taşınmazların tahliyesine ilişkin 269. maddesi gereğince; "Takip adi kiralara veya hasılat kiralarına mütedair olur ve alacaklı da talep ederse ödeme emri, Borçlar Kanunu'nun 260. ve 288. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 315. ve 362.) maddelerinde yazılı ihtarı ve kanuni müddet geçtikten sonra icra mahkemesinden borçlunun kiralanan şeyden çıkarılması istenebileceği tebliğini ihtiva eder." hükmü yer almaktadır. Türk Borçlar Kanunu'nun "İfa Zamanı" başlıklı 314. maddesi ''Kiracı, aksine sözleşme ve yerel âdet olmadıkça, kira bedelini ve gerekiyorsa yan giderleri, her ayın sonunda ve en geç kira süresinin bitiminde ödemekle yükümlüdür.'' şeklinde, aynı kanunun
"Kiracının temerrüdü" başlıklı 315. maddesinde ''Kiracı, kiralananın tesliminden sonra muaccel olan kira bedelini veya yan gideri ödeme borcunu ifa etmezse, kiraya veren kiracıya yazılı olarak bir süre verip, bu sürede de ifa etmeme durumunda, sözleşmeyi feshedeceğini bildirebilir. Kiracıya verilecek süre en az on gün, konut ve çatılı işyeri kiralarında ise en az otuz gündür. Bu süre, kiracıya yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlar.'' şeklinde düzenlenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 21.12.2021 tarih ve 2017/(6)8/1918 E.-2021/1707 K. sayılı ilamında da işaret edildiği üzere; İcra ve İflas Kanunu’nun 269-269/d maddeleri arasında kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle ilamsız tahliye takibi düzenlenmiş olup 818 sayılı Borçlar Kanunu’na (BK) göre kiraya verenin kira sözleşmesini feshedebilmesi için öncelikle kiracıya fesih ihtarnamesi göndermesi gerekir. Kiraya veren ödenmemiş kiranın tahsili için yaptığı ilamsız takip talebinde, kiracıya ödeme emri ile BK’nın 2 60... . [6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m. 3 15... ] maddelerinde yazılı ihtarın da yapılmasını isteyebilir. Böylece kiracının kira borcunu ödemede geciktiği halde kiraya veren aynı takipte hem ödenmeyen kira bedellerini, hem de borçlunun temerrüt nedeniyle tahliyesini talep edebilir. TBK’nın 314. ve 315. maddelerinde kira bedeli veya yan gideri ödeme borcunu ifa etmeyen kiracının temerrüdü düzenlenmiş (Sadece kira borcunu değil yan gideri de ödemeyen kiracının temerrüdü sebebiyle kiralayan alacaklı akdin feshini isteyebilir) olup kiralayan alacaklı, sadece kira borcunu değil yan gideri ödemeyen kiracının temerrüdü sebebiyle akdin feshini isteyebilir. Yine aynı doğrultuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 02.07.2025 tarih ve 2024/12-785 E.-2025/426 K. Sayılı kararında da işaret edildiği üzere, borçlunun yasal süresinde ödeme emrine itiraz etmemesi halinde yan gider borcu ve miktarı kesinleşir. TBK'nın 315. maddesi gereğince kiracı tarafından kira bedelini veya yan giderleri ifada temerrüde düşülmesi hâlinde karşılaşılacak olan hukuki sonuç aynıdır. Bu durumda İİK'nın 269 ve TBK'nın 315. maddeleri gereğince otuz günlük temerrüt süresi içinde yan gider borcu ödenmediği için temerrüt olgusunun gerçekleştiğinin kabulü zorunlu olup, sadece ortak gider alacağına dayalı takipte de borçlunun tahliyesine karar verilebilir. Somut olayda, alacaklı tarafından 21.03.2019 yürürlük (başlangıç) tarihli kira sözleşmesine dayalı olarak başlatılan takipte, 2020 yılı Kasım ve Aralık ayları, 2021 yılı Şubat – Mart - Nisan – Mayıs – Haziran - Temmuz – Ağustos – Eylül – Ekim ve Kasım ayları kira bedeli ile 2021 yılı Temmuz ve Ağustos ayları değişken kira bedeli olarak toplam 77.057,89 EURO ile 2021 yılı Ağustos – Eylül – Ekim ve Kasım ayları ortak gider alacağı, 2021 yılı Temmuz ayı denkleştirme kalanı ortak gider alacağı, 2021 yılı Temmuz ve Ağustos ayları vade farkı alacağı ile 2019 yılı Kasım ayı ve 2020 yılı Ocak ve Şubat ayları faiz bedeli olmak üzere toplam 119.648,46 TL'nin tahsilinin talep edildiği görülmüştür. Talep edilen Türk Lirası alacaklarından vade farkı alacağının kira alacağı niteliğinde, ortak gider alacaklarının ise yan gider alacağı niteliğinde olduğu anlaşılmakla, kira borcundan sayılarak temerrüde esas teşkil edeceğinin kabulü gerekir. O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, Türk Lirası olarak talep edilen alacaklar yönünden işin esası incelenip değerlendirilerek oluşacak sonuca göre itirazın kaldırılması ve taşınmazın tahliyesi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 64. Hukuk Dairesinin 31.10.2025 tarih ve 2025/632 E.-2025/596 K. sayılı kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK'nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 373/1. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.