Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/1326 E. 2026/4133 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1326
- Karar No
- 2026/4133
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/5586 E., 2025/3874 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/3503 E., 2025/1260 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin tarımsal sulama aboneliğinin bulunduğunu, davalı şirket tarafından müvekkilinin kaçak/usulsüz elektrik enerjisi kullandığından bahisle kaçak elektrik tutanağı düzenlendiğini ve aleyhine icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığını, tutanağın Yönetmeliğe aykırı olarak düzenlendiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin davalı şirkete şimdilik 18.000,00 TL borçlu olmadığının tespitini ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, 28.11.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 499.061,22 TL'ye yükseltmiştir II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirket çalışanları tarafından davacıya ait tarımsal sulama alanında gerçekleştirilen kontrolde, kaçak elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edilerek kaçak tespit tutanağı düzenlendiğini, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafa usulüne uygun delil bildirme ve sunma süreleri tanınmış olmasına rağmen, dava konusu alacağın Yönetmelik hükümleri uyarınca usulüne uygun bir borç tahakkukuna dayandığının ispat edilemediği, davaya konu icra takip dosyasında kaçak tutanaklarının yer almadığı, süresinde delil sunulmaması nedeniyle davalı şirketin delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmesinin karşı taraf için usulü kazanılmış hak teşkil ettiği, davalının icra takibini başlatmakta kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle; davanın kabulü ile davacının davalı şirkete Şanlıurfa İcra Müdürlüğünün 2023/29830 E. sayılı icra dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; dava dosyasına konu tutanakların aynı zamanda davacının da dayandığı delil olduğunu, iki haftalık kesin süre ile müvekkili şirketin delil sunma hakkının kısıtlanmasının hakkaniyete aykırı bulunduğunu, müvekkili şirketçe gerekli bilgi ve belgenin süresinde sunulmadığı ya da hiç sunulmadığı kanaati oluşsa dahi keşif ve bilirkişi delilleri yerine getirildikten sonra hüküm kurulması gerektiğini, hukuk yargılamasında taraflarca getirilme ve taleple bağlılık ilkelerinin yanı sıra hâkime davayı aydınlatma ödevi de yüklendiğini, kaçak tutanağının aksini ispatlanana kadar resmi belge niteliğinde olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımı iddiasına dayalı başlatılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Adli tatilin sürelere etkisi" başlıklı 104. maddesi; "Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır." şeklinde düzenlenmiştir. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, verilen kesin süre içerisinde davalı tarafça kaçak elektrik kullanımına ilişkin delillerin sunulamaması nedeniyle icra takibine konu alacağın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; kesin süre ihtarını içeren 16.07.2024 tarihli tensip tutanağının davalı vekiline 07.08.2024 tarihinde tebliğ edildiği, iki haftalık kesin süre bitiminin adli tatile rastlaması nedeniyle sürenin son gününün 07.09.2024 tarihine uzadığı, davalı tarafın ise delillerini 22.08.2024 tarihinde sunduğu gözetilerek, süresinde sunulan delillerin değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.