Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16134 E. 2026/275 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/16134
- Karar No
- 2026/275
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1866 Esas, 2023/2296 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/1033 Esas, 2021/382 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ... istemine ilişkin davada İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ecirimisil istemi yönünden başvuruların usulden reddine, tazminat istemi yönünden istinaf başvuralarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Tazminata ilişkin olarak ..., ... ve ... haricindeki davacılar yönünden, ... ilişkin olarak tüm davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle; tazminata ilişkin olarak ..., ... ve ... haricindeki davacılar yönünden, ... ilişkin olarak tüm davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı idare vekilinin tazminata ilişkin olarak ..., ... ve ... yönünden ve davacılar vekilinin tüm davacılarla ilgili olarak temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verilmiştir.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Denizli ili, ..., ... Mahallesi 17 34... (yeni 17 34... ) parsel sayılı taşınmaza davalı idarece futbol ve basketbol sahaları, park ve yürüyüş yolu olarak fiilen alıtıldığından tazminat ve ... bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı idarenin taşınmazda defalarca imar uygulaması yaptığını, taşınmaza fiilen elatıldığını, fahiş düşük bedele hükmedildiğini, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, ... bedelinin de düşük belirlendiğini, her bir davacı yönünden ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın yürürlükte bulunan imar planına göre özel sosyal tesis alanrı ve sosyal kültürel ... alanında kaldığından davanın konusuz kaldığını, m² birim ve ... bedelini kabul etmediklerini, emsal mukayesesinin doğru yapılmadığını, emsal taşınmazın doğru seçilmediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davacıların hissesi nispetinde hükmedilen ... miktarlarının hüküm tarihi itibarıyla İlk Derece Mahkemesi kararları için kesinlik sınırı olan 8.000,00 TL'den az olduğunu, kamulaştırmasız el atma tazminatları yönünden yapılan incelemede ise, dava konusu 17 34... parsel sayılı taşınmaza fiilen park alanı olarak elatıldığını, taşınmazın 2011 tarihli imar planında park alanında kaldığını, 16.08.2015 tarihli ... değişikliği ile taşınmaz sosyal kültürel ve eğitim tesis alanı olarak değiştirildiğini, sonrasında 16.09.2015 tarihli ... değişikliği ile 77 69... parsele dönüştüğü bu değişikliğin idare mahkemesince iptal edilmesi sonrasında taşınmazda yine 13.02.20 19... karar no ile yapılan 3194 sayılı Kanun'un 18 inci madde uygulaması "belediye hizmet alanı" nitelikli 88 68... parsele gittiği bu işlemin idare mahkemesince iptali sonrası yeniden yapılan 12.04.20 21... nolu imar plan değişikliği ile taşınmazın imar işlemi ile taşınmazın bir kısmının özel sosyal tesis alanı bir kısmının ise belediye hizmet alanı olarak düzenlendiği, 14.06.2021 tarihli kararla taşınmazın niteliğinde değişikler yapıldığı, 08.07.2021 tarihli ve 767 sayılı kararla yapılan imar işleminin iptali sonrası 17 34... parsel no ve 10.049 m² yüzölçümlü arsa niteliği ile davacılar adına 06.02.2023 tarihinde tescil edildiği, dosya içinde buluna imar çapları, bilirkişi raporların da yer alan uydu görüntülerinden ve Dairelerince Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü parsel sorgu sisteminde yapılan inceleme sonunda taşınmazın geri dönüşümünün yapılarak 17 34... parsel olarak aynı yerinde davacılara adına tescil edildiği, taşınmaza park yapılmak suretiyle davalı idare tarafından kamulaştırma olmaksızın fiilen el atıldığı, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli ... içerisinde kalması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemi ile dava konusu taşınmazın değerinin tespiti yoluna gidilmesinde yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmazda düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, emsal olarak alınan Denizli ili, ..., ... Mahallesi 79 58... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli ... içerisinde düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmış imar parseli olduğu, emsal taşınmaza ait hissesinin 31.12.2013 tarihli resmî satış örneğinin dosyaya celp edildiği, emsal olma özelliğine sahip bulunduğu, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın eksik ve üstün yanlarının hükme esas alınan bilirkişi raporunda tartışıldığı, emsal taşınmazın dava taşınmazdan daha değerli kabul edilmesinin emlak vergi değerleri açısından da değerlendirildiğinde yerinde olduğu, buna göre dava konusu taşınmazın m² birim fiyatının dava tarihi olan 25.12.2018 itibarıyla 2.494,00 TL/m² olarak kabulü, davanın aynı hukuki sebepten doğması ve davacıların aynı vekil ile temsil edilmeleri nedeniyle toplam bedel üzerinden vekâlet ücreti takdir edilmesi yerinde olup, taşınmazın imar uygulaması sonucu tapu kaydı 17 34... parsel olarak değiştiği belirlendiğinden 88 68... parsel hakkında kurulan hükmün infazda tereddüt yaratacağı belirlendiğinden ecrimisle ilişkin olarak başvuruların usulden reddine, tazminata ilişkin olarak istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi, harcın maktu olarak hüküm altına alınması gerektiği hususlarını ilave etmek suretiyle istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız elatılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ... istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu gibi, ... bedelinin belirlenmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; dava konusu taşınmazın tamamına davalı idarece spor tesisleri, yürüyüş yolları ve çocuk oyun alanları yapılması suretiyle fiilen elatıldığından, davalı idare aleyhine hüküm kurulması yerindedir.
4. Davanın mahiyeti ve dava konusunun tek oluşu dikkate alınarak davacı yararına hüküm altına alınan toplam bedel üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğrudur.
5. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılama hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
6. Dosyada somut emsal taşınmazın imar durumuna ilişkin bilgi ve belgeye rastlanmadığı gibi, geri çevirme kararı üzerine dosyaya sunulan Merkezefendi Belediye Başkanlığının tarihsiz 100556 sayılı yazısına göre, dava tarihi itibarıyla, dava konusu taşınmazın rayiç değerinin 274,81 TL, somut emsal taşınmazın ise 195,25 TL olduğu belirtilmiş olup, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda rayice ters olarak dava konusu taşınmazın emsal taşınmazın 0,75’i değerinde olduğunun kabul edilmesi nedeniyle rapor inandırıcı bulunmamıştır.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkân tanınması, lüzumu hâlinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve ... sorulması, dava konusu taşınmazın ve içinde bulunduğu bölgenin ileride imar uygulamasına tabi tutulması hâlinde kesilmesi gereken düzenleme ortaklık payı oranının ve dava konusu taşınmazın çevresinde düzenleme görmüş parseller var ise bunlardan kesilen düzenleme ortaklık payı oranları ile bunlara ilişkin bilgi ve belgelerin ilgili Belediye... ile ... ayrı ayrı sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.
7. Dava konusu taşınmaza davalı idarece 04.11.1983 tarihinden önce mi, sonra mı fiilen elatıldığı kesin olarak tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
8. Islah doğrultusunda karar verildiği halde gerekçesi gösterilmeden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş ve tüm bu hususlar bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Davalı İdare Vekilinin Tazminat İstemi Bakımından ..., ... Ve ... Haricindeki Davacılara İlişkin, ... istemi bakımından ise Tüm Davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Tazminat İstemi Bakımından Davacılar ..., ... ve ...’la İlgili Olarak, Davacılar Vekilinin Tüm Davacılarla İlgili Olarak Temyizleri Yönünden; 1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.