Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/9240 E. 2026/3207 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9240
- Karar No
- 2026/3207
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2012 E., 2025/2010 K. DAVA TARİHİ : 03.06.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/180 E., 2025/211 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı Şirket arasında 01.07.2014 tarihinde "Doktorluk Hizmeti Alım Sözleşmesi" başlıklı hizmet alım sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 2. maddesine göre konusunun iş sözleşmesine tâbi olmaksızın fatura karşılığı hizmet alımı olarak kararlaştırıldığını, bu sözleşmeye göre davacının, ... Hastanelerinde diş doktoru olarak hizmet vereceğinin belirlendiğini, karşılığında elde edilecek ciroya bağlı ücretin "sözleşme bedeli ve ödeme şekli" başlıklı 5. maddede yazıldığı şekilde hesabı yapılarak belirtilen ödeme günlerinde ödeneceğini, davalı Şirketin bu maddeye aykırı olarak kesintiler yaptığını, çeşitli giderlerin davacı tarafından hastaneye bildirilmesine karşın hakediş hesabında gider olarak dikkate alınmadığını iddia ederek eksik ödenen ücret alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının hizmet alım sözleşmesi ile diş hekimi olarak çalıştığını, davacının hakediş alarak tacir sıfatıyla hastaneye fatura kesmek sureti ile hizmet verdiğini, kesmiş olduğu fatura bedeli ve hakediş ödemelerinin düzenli olarak yapıldığını, hastane ile davacı arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının bir süre sonra hastalardan fatura kesmeksizin elden para aldığını, bu paraları kişisel amaçlarla ya da kendi şirket harcamalarında kullandığını, bunun üzerine hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve sözleşmesine son verildiğini, ödenmeyen ücretin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sözleşmede öngörülmeyen bir kısım kesintilerin yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını, b. Sözleşmenin hatalı yorumlandığını, faturaların dikkate alınmadığını, bu nedenle eksik hesaplama yapıldığını ileri sürmüştür. 2. Davalılar vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; taraflar arasındaki sözleşme maddeleri ve tüm dosya kapsamı karşısında davacının ödenmeyen ücret alacağının miktarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalılar Temyizi Yönünden Davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine, B. Davacı Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.