Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1058 E. 2026/3206 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1058
Karar No
2026/3206
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2255 E., 2025/1633 K. DAVA TARİHİ : 12.02.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/31 E., 2020/470 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 10.01.2014-30.12.2018 tarihleri arasında sigortasız şekilde çalıştığını, son ücretinin 5.000,00 TL olduğunu, davacının her gün 19.00-11.00 saatleri arasında çalıştığını, dinî bayramların son günü çalıştığını, işyerinde yıllık izinlerin kullandırılmadığını, sigorta kaydının yapılmasını talep etmesine karşın davalının bunu kabul etmediğini, bunun üzerine davacının işten ayrıldığını, sonrasında bağımsız şekilde çalışmaya başladığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkili Şirketin çalışanı olmadığını, tüm firmalardan bağımsız olarak el arabasıyla pazar esnafının yükünü çektiğini, buna ilişkin kamera görüntüleri olduğunu, dava dilekçesinde iddia edilen hususların gerçek dışı olduğunu, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesiyle çalıştığının ispatlanamadığı yönündeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının esas yönünden yerinde olduğu ancak Mahkemece dikkate alınması gereken arabuluculuk giderinin hükümde belirtilmemesinin hatalı olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında kurulan hükümde davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının davalı nezdinde çalıştığı kabul edilerek talep edilen alacaklarının hesaplanması gerektiğini, her ne kadar müvekkilinin bağımsız çalıştığı dönem olsa da iddia edilen tarih aralıklarında bağımlı çalıştığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, çalışma ilişkisinin ispatı ile talep edilen alacaklara hak kazanılıp kazanılamayacağına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1058, K. 2026/3206, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1058-e-2026-3206-k-eff6cfea4d23