Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/6155 E. 2026/274 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6155
- Karar No
- 2026/274
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1800 Esas, 2025/914 Karar DAVA TARİHİ : 10.07.2020
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, ..., ... Mahallesi 1 90... (eski 610) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı tarafça verilmiş cevap dilekçesine dosya içerisinde rastlanmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.09.2021 tarihli ve 2021/272 Esas, 2021/9 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2023 tarihli ve 2022/89 Esas, 2023/1719 Karar sayılı kararı ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, üzerinde bulunan ağaçlara ise yaş ve cinslerine göre maktuen değer biçilmesinde, aynı bölgeden Dairelerine intikal eden 1154 parsel sayılı taşınmaz yönünden Temmuz 2015 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 270 TL/m² birim bedelin Dairelerinin 2018/87 esas sayılı ilamı ile, Temmuz 2020 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 360 TL/m² birim bedelin Dairelerinin 2021/747 esas sayılı ilamı ile 1166 parsel sayılı taşınmaz yönünden Ekim 2017 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 330 TL/m² birim bedelin 2019/952 esas sayılı ilamımız ile uygun bulunduğu, dava konusu taşınmaza ise Temmuz 2020 tarihi itibarıyla 370 TL/m² birim bedel belirlendiği dikkate alındığında, bilirkişi kurulundan güçlü delil niteliğindeki kesinleşen bedeller ve taşınmazların konumları da dikkate alınmak bu bedellerden ayrılma, daha az bedel takdiri nedenlerinin açıklanması ve taşınmaz bedelinin yeniden tespiti için ek rapor alınması gerektiği anlaşıldığından, Dairelerince bu hususlarda bilirkişi kurulundan ek rapor alındığı, raporun taraflara tebliğinin sağlandığı, alınan ek raporda te yapılan hesaplamanın incelenmesinde, dava konusu taşınmaza yakın konumda olan taşınmazlara ilişkin Dairelerinin ve Yargıtay incelemesinden geçen zemin m² bedelleri dikkate alındığında en uygun bedelin 530 TL/m² zemin bedeli üzerinden yapılan ve ağaç bedeli dahil toplam 518.376,20 TL olarak saptanan bedel olduğunun Dairelerince de uygun olduğu görüldüğünden, alınan ek rapor ve yapılan inceleme yerinde bulunarak yapılan duruşmalı incelemede, fark kamulaştırma bedeli olan 156.006,40 TL nin davacı idare tarafından ilgili bankaya davalılar adına bloke edilerek makbuzunun dosyaya ibraz edildiği, davalı dava açmaya sebebiyet vermediğinden ve 2942 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesi gereğince yargılama giderlerinden davacı idare sorumlu olduğundan, ayrıca davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi halinde Anayasa'nın 46 ncı maddesinde düzenlenen "taşınmazın gerçek karşılığının ödenmesi" ilkesi ve dolayısıyla da mülkiyet hakkı ihlali söz konusu olacağından davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi yönünde karar verilmesi de doğru bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak ve üzerindeki ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı yapılan istinaf başvurularının, davalı vekili yönünden kabulü ile bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak, taşınmazın m² birim bedelinin 530,00 TL olarak kabulü ile hesaplanan bedel üzerinden kamulaştırma bedelinin tespit edilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulması suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; Bölge Adliye Mahkemesince karara esas alınan ek bilirkişi kurulu raporunda, değerlendirmeye alınan 1166 parsel sayılı taşınmazın, bedel tespit ve tescil dosyasında m² birim bedelinin Ekim 2017 tarihi itibarıyla 330,00 TL olarak belirlendiği, bu bedelin dava tarihine endekslenerek 530,00 TL m² birim bedelinin tespit edildiği ve bilirkişi kurulunun önceki raporunda tespit ettikleri 370,00 TL m² birim bedelinin uygun olduğunu belirttikleri anlaşılmakta olup, 2942 sayılı Kanun'un kıymet takdir esaslarını belirten 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların değerinin, değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan, zaruret olmadıkça yakın bölgelerde bulunan ve değerlendirme tarihine yakın emsal satışlara göre hesaplanması zorunlu olduğundan taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak Dairemiz denetiminden geçen dosyalar da dikkate alınarak ve ayrılma sebepleri de gerekçelendirilerek alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesinin hatalı olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; iade edilecek bedele faiz işletilmesi ve davalı yararına vekâlet ücretinin hüküm altına alınmaması gerektiğini, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesindre özetle; bedelin gerçek değeri yansıtmadığını, emsal karşılaştırmasının doğru yapılmadığını, enflasyon nedeniyle değer kaybının dikkate alınması gerektiğini, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun ) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.