Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7789 E. 2024/7739 K. – Uygulama Kadastr

Konu: Uygulama Kadastrosuna İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7789
Karar No
2024/7739
Karar Tarihi
Konu
Uygulama Kadastrosuna İtiraz

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/872 E., 2022/1082 K. KARAR : İstinaf talebinin kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/7 E., 2021/25 K.

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine, davalı ... Özdemir yönünden ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü yönünden husumetten reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Uygulama kadastrosu sırasında Aksaray ili Hamidiye ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan eski 508 parsel sayılı 46.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 7966 ada 81 parsel numarasıyla 39.490,65 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

Davacılar vekili; uygulama kadastrosu sonucunda kendilerine ait taşınmazın yüzölçümünün sınırının yanlış belirlendiğini ileri sürerek, eski hale getirilmesine istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından lehine sınır değişikliği/alan artışı olduğu iddia edilen taşınmazlar davaya dahil edilerek, davanın reddine, Tapu ve Kadastro Müdürlüğüne husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen krarı ile davacılara ait 7966 ada 81 parsel sayılı taşınmazın kuzey, doğu ve güney sınırlarının hava fotoğrafları ve 22-a uygulaması ile de uyumlu olduğu, dolayısıyla zeminde ölçüm yapılmadan fotogrametrik yöntemle yapılan tesis kadastrosu sırasında sınırlandırma hatası yapıldığı kanaatine varıldığından 22-a çalışmalarında sınırlandırma hatasının düzeltilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; diğer taraftan yapılan keşif ve hava fotoğrafı incelemesine göre davacının batı sınırındaki 7966 ada 40 parsel ile dava dışı tescil dışı alana taşkın kullanımının bulunduğunun anlaşıldığı, tescil dışı alan bakımından tesis kadastrosu sınırlarına uyulmuş ise de geçerli sınır tipinde 40 parsel sınırlarının tesis kadastrosu sınırlarına göre oluşturulması gerekirken 22-a çalışmalarında ortak sınırın 40 parsel aleyhine bozularak mülkiyet aktarımı yapılması doğru olmadığı; ancak 22-a çalışmalarında 40 parsel yönünden davacı aleyhine durum yaratılmadığından mahkemece 7966 ada 72,73, 80, 82 ve 84 parseller bakımından yazılı gerekçe ile 7966 ada 40 parsel yönünden sonuç itibariyle davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği ancak davalı hale getirilen komşu parsel malikleri arasında ... bulunmadığından dahili davalı hakkında davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esastan red kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O NU Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7789, K. 2024/7739, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-7789-e-2024-7739-k-34e8d39cd7b1