Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7604 E. 2024/7332 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7604
Karar No
2024/7332
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/958 E., 2022/1104 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Iğdır Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/22 E., 2018/15 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

1975 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında Iğdır İli Tuzluca İlçesi Sutaşları köyü çalışma alanında bulunan dava konusu; 323 parsel numaralı 25.800 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz önce zilyetlik hükümleri uyarınca senetsizden ...oğlu ... adına tespit edilmiş, daha sonra yapılan tespitin üzeri çizilerek 1617 sayılı Kanun uyarınca 50 dönüm fazlası olarak Hazine adına tespit görmüştür. ...'in komisyona itirazı üzerine 13.09.2012 tarihli komisyon kararı ile itirazın kabulü taşınmazın ... adına, 848 parsel numaralı 4.600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 265 parselin miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiş, daha sonra şerh verilerek 862 parselin miktar fazlası olduğu belirtilmiştir. Yapılan tespite ... tarafından taşınmazın tapulu olduğundan bahisle itiraz edilmiştir. İtiraz üzerine kadastro komisyonunca 17.09.2012 tarihli karar ile taşınmazın zilyetlik hükümleri uyarınca ... adına, 245 parsel sayılı 14.600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz önce zilyetlik hükümleri uyarınca senetsizden ... oğlu ...... adına tespit edilmiş, daha sonra yapılan tespitin üzeri çizilerek 1617 sayılı yasa uyarınca 50 dönüm fazlası olarak Hazine adına tespit görmüştür. Yapılan tespite ...oğlu ... tarafından itiraz edilmiş, itiraza dayanak olarak 26.02.1938 tarih c45 sayfa 38 no:533 nolu tapu kaydı sunulmuştur. Komisyonca tapu kaydının dava konusu parseli dört hudut itibariyle kapsadığı gerekçesiyle 13.09.2012 tarihli karar sonucunda itirazın kabulü ile birlikte taksim doğrultusunda taşınmazın ...çocukları ..., ..., ... adına müşterek payla, 796 parsel sayılı 12.600 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 281 parselin miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiştir. Yapılan tespite ...'nun oğlu ... tarafından taşınmazın zilyetliklerinde olduğundan bahisle itiraz edilmiştir. İtiraz üzerine kadastro komisyonunca 17.09.2012 tarihli karar ile taşınmazın ... ve müşterekleri adına, 798 parsel sayılı 20.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 283 parselin miktar fazlası olarak Hazine adına tespit edilmiştir. Yapılan tespite ...'nun oğlu ... tarafından taşınmazın zilyetliklerinde olduğundan bahisle itiraz edilmiştir. İtiraz üzerine kadastro komisyonunca 17.09.2012 tarihli karar ile taşınmazın ... ve müşterekleri adına tesciline karar verilmiştir.

Davacı Hazine vekili; çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiası ile tespite itiraz etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; 245 parsele dayanak olan kaydın mesahasının 10.000 m2 olduğu ve mesahası ile uygulanması gerektiği anlaşılmakla 29.05.2018 havale tarihli ek rapora ekli krokide güney hudut dışında sabit üç huduttan alınarak (A) ile gösterilen alanın dayanak tapu kaydı kapsamında kaldığı gerekçesi ile bu kısmın Sabrali Laçin ve müşterekleri adına, kalan kısmında ise zilyetlikle kazanım koşullarının davalılar lehine oluşmadığından kalan kısmın aynı parsel numarası altında ham toprak vasfıyla davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; 323 ve 848 nolu parsellerin zilyetlikle kazanıma müsait olmaması gerekçesi ile bu parsellere ilişkin kadastro komisyon kararının iptali ile kadastro tutanağının diğer tüm tedavülleri ile birlikte ham toprak vasfıyla davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 796 parselin dayanak tapu kaydı kapsamında kalan 11.04.2018 havale tarihli fen raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 900 m2 lik alanın aynı adada yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle kadastro tutanağının diğer tüm tedavülleri ile birlikte tarla vasfıyla ... ve müşterekleri adına, kalan kısmın aynı parsel numarası altında ham toprak vasfıyla davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 798 parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon kararının iptali ile 29.05.2018 havale tarihli ek fen raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 9.400 m2'lik alanın aynı parsel numarası altında ham toprak vasfıyla davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın aynı adada yeni bir parsel numarası verilmek suretiyle kadastro tutanağının diğer tüm tedavülleri ile birlikte tarla vasfıyla ... ve müşterekleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükmün davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş; davacı Hazine vekilince bu kez temyiz isteminde bulunulmuştur.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2022/7604, K. 2024/7332, T. 10.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2022-7604-e-2024-7332-k-7d5aaf709758