Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1910 E. 2024/13700 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1910
Karar No
2024/13700
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/462 E- 2021/2589 K İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/229 E - 2019/555 K

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... ve davalı ...'den alacaklı olduğunu, davalılar aleyhine İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/315 E sayılı dosya ile takip yapıldığını, davalı borçluların acz halinde olduğunu, adına kayıtlı gayrımenkullerin mal kaçırma gayesi ile diğer davalılara devredildiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... ve ... vekili ile davalı ... vekili cevap dilekçelerinde, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2019 gün, 2018/229 E- 2019/555 K sayılı ilamı ile; "davalı ... ve ...'ın anne-kız oldukları, dolayısıyla davalı ...'nın davalı ...'nin durumunu bilebilecek kişilerden olduğu, davacının Torbalı'daki taşınmaz yönünden iddiasının sübut bulduğu tüm bu hususların dava konusu tasarrufun bağışlama niteliğinde olduğu ve alacaklıdan mal kaçırmak amacıyla gerçekleştirildiği, davalı borçluların mal kaçırmaya çalıştığı ve taşınmazın satışına ilişkin işlemin muvazalı olduğu kanaatine varılmış olup, dava konusu İzmir ili ... ilçesi, ... mahallesinde kain 1038 parsel sayılı taşınmazın 6/52 hissesinin 10 Ekim 2017 tarihinde davalı ... tarafından davalı ...'a devrine ilişkin tasarrufun iptaline, İzmir 2 İ.D.'nin 2018/315 esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere davacıya cebri icra yetkisi verilmesine, Davacının, İzmir ili .... ilçesi ... mahallesi 23 ada 1 parsel E Blok zemin kat 3 no'lu bağımsız bölüme ilişkin davası yönünden ise taşınmazın devir bedelinin emlakçı komisyonu ve masraflar dahil 197.500,00 TL olarak belirtildiği, gayrımenkul satış bedelinin bankadan çekilen paralar ile ödendiğinin belirlendiği, tanık beyanlarına göre de davalı borçlu ... ile davalı ... arasında tanışıklık ilişkisi bulunduğunun da ispat edilememiş olmasına göre iş bu davalılar yönünden ise davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ..., ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.10.2021 gün, 2020/462 E- 2021/2589 K sayılı kararı ile davacı vekili ile davalılar vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu "Menderes ilçesinde yer alan" taşınmazın gerçek değeri ile devir bedeli arasında misli fark olduğunun yargılama kapsamında alınan bilirkişi raporu ile sabit olmasına rağmen tanık beyanlarına itibar edilerek satışın gerçek bir satış olduğunun kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu, herhangi bir resmi belge olmaksızın ödendiği iddia edilen 150.000,00 TL’nin satış bedeli olarak kabulünün hukuken olanaksız olduğunu, kısmi ödeme haricinde tanık ifadelerine dayalı olarak yapıldığı ileri sürülen ödemenin satış bedeli olarak ödendiğinin kabulünün mümkün olmayıp davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı yasanın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu İzmir İli, ... İlçesi, ... Mah, 1003 ada, 1 parselde E Blok zemin kat, 3 nolu bağımsız bölümün satışına ilişkin banka kanalı ile yapılan ödemelerin davalı ... tarafından ispat edilmiş olmasına, tasarruf tarihinde bankadan çekilen 150.000,00 TL meblağın da dava konusu gayrımenkulün satın alınmasında kullanıldığının tanık beyanları ile de anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,

Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1910, K. 2024/13700, T. 25.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-1910-e-2024-13700-k-96cdf43ae1d2