Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/6522 E. 2024/7017 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6522
Karar No
2024/7017
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/463 E., 2021/961 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi;

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin, müvekkilinin mahkum olduğu hükümlülük süresinin gözaltı ve tutuklulukta geçen süreden fazla olması nedeniyle 50.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine talebine ilişkin davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/110 Esas- 2015/426 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 13.02.2010-11.02.2011 tarihleri arasında 363 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda 10 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, mahkumiyet hükmünün 29.04.2019 tarihli Yargıtay 16. Ceza Dairesinin ilamıyla onanarak kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, davacı hakkında infaz edilen sürenin mahkumiyet hükmünün bihakkın tahliye tarihinden fazla olduğu belirlenerek maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, davacının Gaziantep 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/12/2015 tarih, 2014/110 esas ve 2015/426 karar sayılı kararı ile Terör Örgütü Propagandası Yapma suçundan değil, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan mahkumiyetine hükmedildiği ancak ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkı mahfuz edilerek 10 AY hapis cezasına çarptırıldığı, diğer yandan yine kabulün aksine hükümlünün hürriyetinin sınırlandığı 300. Günün 13.12.2010 değil 10.12.2010 tarihi olacağı, bununla birlikte sanığın gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği toplam sürenin Silahlı Terör Örgütü Üyeliği suçu sebebiyle mahkum olması gereken ceza miktarından fazla olmadığı, atıfetin genişletilmesi yasağına aykırı ve sanık hakkında yeniden haksız kazanım oluşturacak şekilde hukuka uygun olarak gerçekleşen davacının tutukluluğu ile ilgili tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı ise de, bu aykırılık, yeniden yargılama yapmayı gerektirmeyen HMK'nın 353/1.b-2 maddesi gereğince düzeltilebilir nitelikte bir hata olduğundan, hüküm fıkrasının tamamen çıkarılarak davanın reddine karar verdiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

5271 sayılı CMK’nın 141/1-f maddesinde “Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan” şeklindeki düzenlemeye göre bihakkın tahliyeden fazla olan tutukluluk süresinin tazminata hak kazandıracağı dikkate alındığında, somut olayda tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyası içeriğine göre davacının, mahkum olduğu 10 ay hapis cezasına göre hükümlülükten fazla tutukluluğunun bulunduğu anlaşılmakla, bihakkın tahliye tarihine göre fazlaya ilişkin kısım bakımından, başka bir mahkumiyetten mahsup bulunup bulunmadığı da araştırılmak suretiyle değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/6522, K. 2024/7017, T. 03.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-6522-e-2024-7017-k-97ce7b55dbd2