Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2026/1592 E. 2026/5353 K. – Taksirle Yaralam
Konu: Taksirle Yaralama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1592
- Karar No
- 2026/5353
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Yaralama
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1185 E., 2025/1335 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Tire 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2024 tarihli ve 2022/806 Esas, 2024/804 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddeleri gereğince 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2.Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 23.05.2025 tarihli ve 2025/1185 Esas, 2025/1335 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebebi; beraat kararını kabul etmediklerine ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de hükmün bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, olay tarihinde katılan ...'nin kullanmış olduğu aracı ile toprak yığınına çarpması sonucu katılan ... ve ...'nin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, katılan ...'ın ise kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı, her ne kadar sanık söz konusu kumun inşaat firmasına ait olmadığını dile getirmiş ise de dosyada bulunan kaza tespit tutanağından anlaşılacağı üzere kaza yerinin hemen yanında ... ait inşaatın bulunduğu, soruşturma aşamasında vefat eden yapı müteahhidi ...'nin 2020 yılında verdiği beyanında 4 sene önce söz konusu inşaata başladığını, kısa bir ara verdiğini, yakın zamanda tekrar inşaata devam edeceğini, inşaat şantiye şefi olan sanık ile inşaat hakkında irtibat kurduğunu, inşaatta kullanılan toprakların inşaat çevresinde bulunan parselde bulunduğunu beyan ettiği, ... Belediyesi ile yapılan yazışmalarda söz konusu dönemde belediyenin cadde üzerinde yaptığı herhangi bir yol çalışmasının olmadığı ayrıca söz konusu cadde üzerinde kazanın meydana geldiği alanda ... Sanayi ve Ticaret şirketinin yapı ruhsatı aldığı ve yapımı devam eden inşaatlara başladığının bildirildiği, sanık ...'nin söz konusu inşaatta şantiye şefi olduğunun anlaşıldığı, yapı ruhsatlarında şantiye şefi olarak imzasının bulunduğu, ayrıca ...'in beyanında şantiye şefi olan .... ile iletişime geçtiğini beyan ettiği, böylece söz konusu kumu kaza yerinin hemen yakınında inşaata devam eden firmanın döktüğünün anlaşıldığı, sanık ...'in söz konusu inşaatın şantiye şefi olduğu böylece yol üzerine toprak yığınını dökmek suretiyle seyir halindeki araç sürücüleri açısından toprak yığınının gece, gündüz görünürlüğünü belli edecek ve sürücülerin zamanında tedbir almalarına olanak sağlayacak şekilde (toprak yığınının çevresine) işaretleme yapması gerekirken bu hususa riayet etmediği, katılan sürücü yönetimindeki motosikletin seyir istikametini kapatarak mevcut kazanın oluşumuna zemin hazırladığı ve bu sebeplerle kusurlu olduğu gerekçesiyle sanığın cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince, 10.06.2018 tarihinde saat 21.10 sıralarında, katılan sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki 35... plaka sayılı motosikleti ile arkasında yolcu olarak eşi ve çocuğu olduğu halde ... istikametinden Hastane istikametine ... caddesini takiben seyir halindeyken olay mahalline geldiği esnada, yol üzerinde bulunan (3 metre genişliğindeki) toprak yığınına çarpması neticesi yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; şantiye müteahhidi ... 'nin 26.08.2022 tarihinde öldüğü için hakkında ek takipsizlik verildiği, soruşturma aşamasında alınan beyanında inşaatın durduğunu, bir süre sonra başlayacaklarını söylediği, inşaat tamamlanmadığından yapı kullanma izninin alınmadığı, kaza tespit tutanağına göre, kazanın ... Evleri önünde olduğu, sanığın çalıştığı inşaatın ise 13 38... parseldeki ... olduğu, ... Belediyesinin 26.03.2019 tarihli yazısına göre suç tarihinde kaza yerinde yol çalışması olmadığının belirtildiği, 05.03.2020 tarihli kolluk tutanağına göre ... Villalarının müteahhidinin ... , şantiye şefinin ise sanık olduğunun tespit edildiği, dosyadaki kayıtlara göre... Yapı ve İnş. Malz. San. Tic. Ltd. Şti'nin 30.04.2018 tarihi itibariyle tüm çalışanlarının çıkışını verdiğinin belirtildiği, kaza tarihinde sanığın bu şirkette çalıştığına dair bir kayıt veya tespitin olmadığı, kolluk tarafından toprağın kimin tarafından döküldüğü konusunda araştırma yapıldığı ancak kesin bir tespit yapılamadığı, kazaya neden olan toprağın kaza tarihinden ne kadar önce ve kimler tarafından yola döküldüğüne dair kesin ve somut bir tespitin de olmadığı, kaza tarihinde yan yana bir çok inşaatın olduğu, kaldı ki toprağın belediye tarafından döküldüğü iddialarının da bulunduğu, kazadan hemen sonra veya yakın tarihlerde inşaatta çalışan işçiler veya şantiye şefi olarak sanığın inşaatta olduklarına dair bir tespitin de olmadığı, bu haliyle sanık ve suç üzerindeki şüphenin giderilemediği, ceza hükmünün belirli bir derecedeki şüpheye göre değil her türlü şüpheden arınmış kesin ve somut kanıtlara göre verilmesi gerektiği, şüphenin sanık yararına değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının dava dosyası içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılındığı anlaşılmakla İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Tire 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2026 tarihinde karar verildi.