Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2026/152 E. 2026/4687 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/152
- Karar No
- 2026/4687
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1982 E., 2025/1802 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kasten yaralama, silahla tehdit HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine, kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarından ise karar verilmesine yer olmadığına dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303/1-h maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, eksik inceleme ile karar verildiğine, katılan mağdurenin olay tarihinde farklı GSM hattını kullandığına ve bu hatla da sanık ile aralarında telefon görüşmeleri ve mesajlaşmaların olduğuna, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yanlış GSM hattı üzerinden yapıldığına, sanığın telefonunda arama kayıtlarından geriye doğru gidildiğinde Temmuz ayında da sanık ile katılan mağdurenin görüşmelerinin olduğuna, sanığın telefonu üzerinde dijital materyal incelemesi yapılması gerektiğine, tarafların o dönem sevgili olduklarına, katılan mağdurenin beyanlarının çelişkili olduğuna, dosyaya sunulan mesaj kayıtlarının dikkate alınmadığına, katılan mağdurenin iftira attığına, olayla ilgili herhangi bir kamera kaydına rastlanmadığına, alınan raporlarda sanık aleyhine bir delilin bulunmadığına, olayın intikal süresinin geç olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine ve vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
C. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine, takdiri indirim maddesinin uygulanmaması gerektiğine, ayrıca sanığın kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarından da cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE A. Kasten Yaralama ve Silahla Tehdit Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden Sanık hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararlar temyiz edilmiş ise de, anılan kararların 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinde sınırlı sayıda düzenlenip temyizi mümkün olan hükümler arasında yer almaması karşısında, dava dosyasının bu kararlar yönünden iadesine karar vermek gerektiği belirlenmiştir.
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden 1. Katılan mağdure ve sanığın kullanımında olan GSM hatlarının HTS kayıtları temin edilerek bilirkişi raporu alınmış ise de, katılan mağdurenin soruşturma aşamasında ve 25.02.2025 tarihli celsede olay tarihinde kullanmış olduğu GSM hattının 05...49 olduğunu beyan etmesinden dolayı, katılan mağdurenin kullanımında olan 05...49 GSM hattının 01.07.2024 - 24.08.2024 tarihleri arası arayan, aranan, sms ve baz kayıtlarına ilişkin bilgilerin Bilgi Teknolojileri Kurumu'ndan temin edilerek, olay tarihinde katılan mağdurenin kullanımında olan 05...49 GSM hattı ile sanığın kullanımında olan 05...68 GSM hatları arasında sanık ve katılan mağdure arasında, sanık ve yakınları ile katılan mağdure ve yakınları arasında irtibat, arama kaydı vs. bulunup bulunmadığı ile baz bilgileri hususunda yeniden bilirkişi raporu alınmadan eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2. Katılan mağdurenin soruşturma aşamasında 26.08.2024 tarihinde Ago'da alınan beyanı görüntü ve ses kaydına alınmış ise de alınan beyana ilişkin CD içeriğinin birebir olacak şekilde çözümü yapılmaksızın beyanının yazılı tutanağa bağlanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 236/8. maddesine muhalefet edilmesi
3. Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hükme esas alınan Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporunun, nitelikli hâlin kabulü bakımından yeterli açıklık ve kesinlikte olmadığı, dosya kapsamına göre olay tarihinden yaklaşık on sekiz gün sonra yapılan genital muayenede hymenin annüler yapıda olduğu, saat kadranına göre 7 hizasında “eskiye uyan, zemini parlak renkte, minimal sarı renkli granülasyon izlenen laserasyon” bulunduğu belirtilmiş; ancak söz konusu lezyonun tam kat hymen yırtığı niteliğinde olup olmadığı, hymenal çentiğin/lazerasyonun derinliği, serbest kenara ulaşıp ulaşmadığı, iyileşme evresi, oluşum zamanı, penetrasyonla zorunlu ve kesin uyum gösterip göstermediği, travmatik ya da nontravmatik başka nedenlerle meydana gelip gelemeyeceği hususlarında ayrıntılı bir adli tıbbi değerlendirme yapılmamış, ayrıca raporda, posterior furşette travmatik bulgu saptanmadığı, vulva, labium majus ve minuslarda travmatik bulgu bulunmadığı, anal muayenede travmatik bulgu izlenmediği belirtilmesine rağmen, bu negatif bulguların, olaydan sonra geçen süre de dikkate alınarak hymenal bulgu ile birlikte nasıl değerlendirildiği açıklanmamıştır. Bu hâliyle rapor, mevcut bulgunun vücuda organ veya sair cisim sokulmasını gösterip göstermediği konusunda gerekçeli, denetlenebilir ve kuşkuya yer bırakmayacak nitelikte değildir. Ceza yargılamasında mahkûmiyet hükmünün, özellikle suç vasfını ağırlaştıran nitelikli hâl yönünden, her türlü şüpheden uzak, kesin ve yeterli delile dayanması zorunludur. Mağdure beyanı ve mevcut tıbbi bulgular birlikte değerlendirilmekle, nitelikli cinsel istismar kabulüne esas alınacak genital bulgunun adli tıp biliminin gereklerine uygun biçimde açıklanması, bulgunun penetrasyonla ilişkisi bakımından ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınması gerekir. Bu nedenle; mağdureye ait tüm muayene evrakı, varsa fotoğraf, sürüntü sonucu, laboratuvar incelemeleri, ilk başvuru kayıtları, beyan tutanakları ve dosyadaki tüm tıbbi belgeler birlikte gönderilerek Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan; a. Lezyonun anatomik özellikleri itibarıyla vücuda organ veya sair cisim sokulmasıyla uyumlu bulunup bulunmadığı, b. Bulguların olay tarihinden yaklaşık on sekiz gün sonra yapılan muayenede saptanmasının adli tıbbi anlamı, lezyonun oluşum zamanı ve iyileşme evresi hakkında bilimsel olarak ne ölçüde değerlendirme yapılabileceği, c. Mevcut bulguların tek başına nitelikli cinsel istismar kabulüne yeterli kesinlikte olup olmadığı, Hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınmadan, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR A. Kasten Yaralama ve Silahla Tehdit Suçlarından Verilen Kararlar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Tutukluluk şartlarında bir değişiklik olmadığından tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 17. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2026 tarihinde karar verildi.