Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2022/10070 E. 2026/4916 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2022/10070
Karar No
2026/4916
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/246 E., 2022/661 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında hakkında katılan mağdureye karşı kucağına oturtmak, elini ön ve arka özel bölgelerine sürtmek, parmağını arka özel bölgesine sokmak şeklinde anlatılan eylemleri nedeniyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine, değişen suç vasfına göre çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlaline, mağdurenin annesi katılan ... ile katılan mağdurenin kendi içinde ve aşamalarda çelişen beyanlarının hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, suç vasfının hatalı belirlendiğine, suça sürüklenen çocuğun eyleminin suçun nitelikli halini oluşturduğuna, eksik ceza tayin edildiğine, katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE 1. Katılan mağdurenin soruşturma aşamasında Çocuk İzlem Merkezinde kayda alınan beyanının 5271 sayılı Kanun'un 236/8. maddesi gereği çözümü yaptırılarak tutanağa bağlanmadan ve yine katılan mağdurenin beyanları SEGBİS ile kayda alınıp aynı Kanun'un 219/1. maddesinde yer alan duruşmada yapılan işlemlerin teknik araçlarla kayda alınması halinde bu kayıtların vakit geçirilmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülerek Mahkeme başkanı veya hakim ile zabıt katibi tarafından imzalanması gerektiği yönündeki düzenlemeye göre işlem yapılarak suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,

2. 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, her ne kadar aynı Kanun'un 236/2. maddesinde "İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır." ifadesine yer verilmiş ise de; bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan katılan mağdurenin adli hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek iddiaya konu hususlarla ilgili beyanlarının alınması, bunun mümkün olmaması halinde ise soruşturma evresinde verdiği görüntülü ifade CD’sinin duruşmada taraflarla birlikte izlenip diyecekleri sorulduktan sonra suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken duruşmada dinlenmeyen mağdurenin, soruşturma aşamasında alınan görüntülü ifade CD’si de izlenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi, Karşısında söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçe ile kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2022/10070, K. 2026/4916, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2022-10070-e-2026-4916-k-adb94ef43fe0