Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2025/806 E. 2026/5360 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2025/806
Karar No
2026/5360
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2574 E., 2024/1491 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mobilyacılık mesleğini yapmaktan 1 yıl süreyle yasaklanmasına ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi kararındaki hukuka aykırılığın 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın iş yeri sahibi olmayıp usta başı olduğuna ve bu nedenle kusurunun bulunmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, ölenlerin tam ve asli kusurlu olduğuna, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, sanığın ...Mobilya Atölyesinin işletmecesi olduğu, ..., sanığın oğlu olan tanık ..., sanığın oğlu olan ... söz konusu iş yerinde çalıştıkları, olay günü sabah saatlerinde sanık ile ... iş yerine uğradıktan sonra aldıkları sipariş nedeniyle iş yerinden ayrıldıkları, yine öğle saatinde sanığın söz konusu iş yerine kısa bir süre uğradıktan sonra tekrar iş yerinden ayrıldığı, iş yerinde tanık ..., ... , tanık ...'ın yeğeni tanık ... ile tanık ...'un kardeşi tanık ...'in dükkan içerisinde bulundukları ve boya tabancalarını tiner ile temizledikleri, tanıklar ve ...'ın boya tabancılarını temizledikleri esnada yerlere tiner döktükleri, bu esnada ...'ın arkadaşı olan ...'nın elinde bakkaldan almış olduğu maytap (torpil) ile iş yerine geldiği ve şaka amaçlı olarak maytabın ucunu yakıp ...'ın ayağına doğru attığı, olay yerinde birden fazla tiner tenekesi bulunduğu ve yere tiner dökülmüş olduğu, maytapta bulunan ateşin söz konusu tinerlerin bulunduğu yere gelmesi nedeniyle yangın çıktığı, tanıklar ..., ... ve kardeşi ...'in olay yerinden kaçtıkları, ancak ... ve ...'ın karbonmonoksit entoksikasyonu sonucu öldükleri, her ne kadar sanık olayın gerçekleştiği işletmenin sahibi olmadığını dolasıyla kusurunun bulunmadığını beyan etmiş ise de; sanığın oğlu olan tanık ...'in olayın sıcağı sıcağına soruşturma evresinde verdiği beyanında sanık olan babasının işletmiş olduğu dükkanda işçi olarak çalıştığını belirttiği, sanığın savcılık aşamasındaki savunmasında da söz konusu mobilya dükkanını kendisinin işlettiğini beyan etmesi hususu nazara alındığında, mobilya atölyesinin işletmecesinin sanık olduğu, kaldı ki sanığın kovuşturma evresindeki savunmasında söz konusu iş yerinde ustabaşı olarak çalıştığını söylediği ve iş yerini kendi işlettiğini belirttikten sonra iş yerinin asıl sahiplerinin kim olduğunu bilmediğini belirtmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu nedenle sanığın iş yerinin işletmecisi olmadığına dair suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmediği, dosya kapsamındaki bilirkişi raporuna göre, tiner için malzeme güvenlik bilgi formunda belirtilen güvenlik ve saklama koşullarının sağlanmadığı, ortamda ihtiyaçtan fazla tiner tenekesi bulunduğu, kullanılan tenekelerin boşlarının ortamdan uzaklaştırılmadığı, iş verenin yükümlülüklerini yerine getirmediği, çalışanlarına iş güvenliği eğitimi verdirmediği, iş yerinde havalandırma düzeneği kurmadığı- kurdurmadığı, kurdurdu ise de ortam havalandırmasının sağlanamadığı ve işverenin asli kusurlu, ölen ...'in ise tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu haliyle sanığın üzerine atılı suçu işlediği gerekçesiyle sanığın 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş; ancak dava konusu olayda ölen ...'ın eylemi ile sanığın kazaya etken eylemi gözetilerek cezada orantılılık ilkesi ile adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun olmayacak şekilde teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi, sanığın icra ettiği mesleğin ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı nazara alınmadan, çalışma hürriyetini kısıtlayacak şekilde 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca "1 yıl süre ile mobilyacılık mesleğini yapmaktan yasaklanmasına" karar verilmesi ile sanığın gözaltında kaldığı sürelerin cezasından mahsup edilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi biçiminde tespit edilen hukuka aykırılıkların ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303/1. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte yanılgı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararındaki açıklanan hukuka aykırılıkların, hükmün 1. fıkrasında yazılı "8 YIL HAPİS" ibaresi yerine "6 YIL HAPİS" ibaresinin yazılması, hükmün 2. fıkrasında yazılı "6 YIL 8 AY HAPİS" ibaresi yerine "5 YIL HAPİS" ibaresinin yazılması, hükmün 5. fıkrasının tamamen hükümden çıkarılması ile yerine "Sanığın icra ettiği mesleğin ruhsatnameye bağlı olarak yürütülen bir meslek olmadığı gözetilerek sanık hakkında TCK'nın 53/6. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" ibaresinin yazılması, hükme ayrı bir fıkra olarak "Sanığın gözaltında kaldığı sürenin cezasından TCK'nın 63. maddesi uyarınca mahsubuna," ibarelerinin yazılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2025/806, K. 2026/5360, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2025-806-e-2026-5360-k-22704312319b