Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3566 E. 2026/5358 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3566
- Karar No
- 2026/5358
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1152 E., 2024/582 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mesleğinden 9 ay süreyle yasaklanmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, eylemin olası kastla öldürme suçunu oluşturduğuna ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de usûl ve kanuna aykırı olan hükmün bozulması istemine ilişkindir.
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, eksik araştırma ile mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, fazla ceza tayin edildiğine ve re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de usûl ve kanuna aykırı olan hükmün bozulması istemine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, sanığın kaçak içki üreterek satışa sunmak suretiyle olası kastla ölüme neden olduğu iddiasıyla açılan kamu davası kapsamında, ...Grup Başkanlığınca tanzim edilen 11.03.2021 tarihli ve 1010 sayılı rapora göre; ölen ...'ın kanında yapılan incelemede (42) mg/dl methanol bulunduğu, ethanol bulunmadığı, HS/GC/MS cihazı ile kanda yapılan analizlerde formik asit bulunduğu yönünde rapor tanzim edildiği, sanık ...'nun işlettiği ... Market adına kayıtlı 0232 231 01 12 nolu telefona ilişkin BTK kayıtları incelendiğinde; ölen ... tarafından 31.10.2020, 08.11.2020, 10.11.2020, 12.11.2020, 14.11.2020, 15.11.2020, 17.11.2020, 19.11.2020 tarihlerinde ve en son 20.11.2020 tarihinde saat 21.24:07'de ... Market'in arandığı, görüşme sürelerinin 15, 12, 9, 33 saniye gibi kısa süreli olduğu, muhtemelen içki siparişi verilip görüşmelerin sonlandırıldığı, ölenin cep telefonu üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde; 19.11.2020 tarihinde saat 14.12:41'de bir telefon görüşmesinin bulunduğu, görüşmenin ...programı ile ses kaydına alındığı, ses kaydında ölenin "...'ım 1 rakı, 1 votka, 1 sigara" dediği, ... isimli şahsın "Tamam" dediği, ölen ...'ın 05...23 numaralı telefonuna ilişkin BTK kayıtları incelendiğinde; ... Market adına kayıtlı ... no'lu telefon ile 19.11.2020 tarihinde saat 14.12:53'de 9 saniyelik görüşme kaydının bulunduğu, söz konusu görüşme kaydının dosyada mevcut bilirkişi raporunda belirtilen ... isimli kişi ile yapılan görüşmenin karşılığı olduğu anlaşıldığından olay günü, ölen ...'ın içki siparişi verdiği şahsın sanığın işlettiği ... Market olduğu, sipariş verilen ... isimli şahsın sanık ... olduğunun tespit edildiği, her ne kadar sanık savunmasında "Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Belirtilen sahte içkileri ben satmış değilim. Ayrıca benim iş yerimde arama yapıldı, iş yerimde herhangi bir sahte içki tespiti yapılmadı. Markette her zaman ben dururum. Ayrıca 35... plakalı beyaz renkli Honda marka bir motosikletim vardır, bu motosiklet ile gelen siparişleri götürdüğüm de olmaktadır. Ancak içki siparişini götürmemekteyim. Ölen ...'ı tanırım, o da aynı mahallede tekel bayisiydi. Dükkanı vardı. Daha önce benden hiç içki almadı. Ses kaydında "efendim" diyen kişi ben değilim, ses kaydı bana ait değildir. Benim iş yerimin sabit numarası ...'dir. Cep telefonu numaram da 05...09 'dur" şeklinde üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de; sanığın iş yeri aramasının 06.01.2021 tarihinde yapıldığı, olay tarihinin üzerinden çok uzun süre geçmesi nedeniyle aramada herhangi bir suç unsurunun çıkmamasının doğal olduğu, sanığın iş yerinde her zaman bulunduğu, iş yerinin 0232 231 01 12 numaralı sabit hattındaki çağrılara bakan ... isimli şahsın kendisi olmadığına dair savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dinlenen tanık beyanları ve katılan beyanlarında sanığın kaçak alkol siparişi götürdüğünün sabit olduğu, katılanların sanığa iftira atmasını gerektirir bir husumetlerinin bulunmadığı, ölenin kaçak alkol zehirlenmesi nedeniyle 22.11.2020 tarihinde saat 12.52'de hastahaneye kaldırıldığı, dosyada mevcut Adli Tıp Kurumu raporunda ölenin kan testinde yüksek dozda methanol bulunduğu, otopsi raporunda, kan örneğinde 42 mg/dl methanol bulunduğu tespit edilen kişinin ölümünün methanol zehirlenmesi ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana geldiğinin belirtildiği, ölenin 20.10.2020 tarihinde saat 21.24:07'de sanığın işlettiği marketi aradığının BTK yazı cevapları ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu anlaşıldığından sanığın ölene kaçak alkollü içkiyi satışa sunması ile ertesi günü görme kaybı ve diğer semptomlar yaşayan ölenin gelişen komplikasyonlarla methanol zehirlenmesi nedeniyle vefat etmesi arasında illiyet bağının bulunduğu, sanığın üzerine atılı eylemi işlediği sabit olmakla birlikte suçun vasıflandırılması açısından Yargıtay içtihatları dikkate alındığında; sanığın satışa sunduğu kaçak alkollü içkilerin üretimini yaptığına dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı mahiyette delil elde edilmediği, dinlenen tanık beyanları ve katılan ...'ün "sanığın önceden getirdiği alkollerle ilgili bir sıkıntı hiç yaşanmadığına, ancak en sonunda böyle bir olayla karşılaştıklarına" dair beyanları doğrultusunda sanığın yaklaşık bir senedir sattığı kaçak alkollü içkiden içenlerin herhangi bir zehirlenme yaşamamalarının verdiği güvenle alkol zehirlenmesi neticesinin meydana gelmeyeceğine inandığı, bu şekilde ölüm sonucunu kabullendiğine ilişkin delilin de bulunmadığı anlaşıldığından sanığın, ...'ın ölümüne bilinçli taksirle neden olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle sanığın bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın, ... Market isimli iş yerini kendi nam ve hesabına işlettiği, 20.11.2020 tarihinde markete ait ... nolu telefonunu arayarak bir adet 70'lik rakı ve bir adet 70'lik votka siparişi veren ...'ın içkileri içtikten sonra rahatsızlandığı, 21.11.2020 tarihinde hastaneye kaldırıldığı, tedaviye rağmen 16.02.2021 tarihinde öldüğü, 02.12.2020 tarihinde sanıktan 70'lik satın alan ve tüketen müşteki ...'in de rahatsızlandığı ve ...Üniversitesi ... ve ...Hastanesine müracaat ettiği, hakkında düzenlenen 18.02.2021 tarihli rapora göre müşteki ...'in hayati tehlike geçirdiği, böylece sanığın maddi çıkar elde etmek amacıyla, methanol ihtiva eden alkolü ya kendisi üreterek ya da bu özelliğini bilerek piyasaya sürdüğü ve bu şekilde olası kastla öldürme ve yaralama suçlarından kamu davası açıldığı, yargılama sırasında müşteki ...'e ulaşılamadığından bu mağdur yönünden tefrik kararı verildiğinin anlaşıldığı dosyada, sanığın aşamalarda üzerine atılı suçu reddederek kendisinin kaçak içki satmadığını, ölenin kendisine içki siparişi vermediğini iddia etmiş ise de; ölenin olay günü ve olay tarihinden önce belli aralıklarla sanığın işlettiği markette tesis edilmiş olan sabit hattı cep telefonu ile aradığı, ölenin cep telefonundan elde edilen ses kaydının da sanığa rakı ve votka siparişi verdiğini kanıtladığı, katılan ...'ün aşamalardaki beyanları, ölen hakkında düzenlenen ölüm sebebine ilişkin adli rapor, HTS kayıtları, tanık beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; ölene kaçak içki sattığı sabit olan ancak üretim sürecinde yer aldığına ve satılan içkideki methanol düzeyini bildiğine ilişkin delil bulunmayan sanığın sattığı sahte içkileri yasal tedarikçisinden temin etmeyerek, özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bu şekilde bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne neden olduğu anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesinin kabulünde hukuka aykırılık görülmemekle birlikte, sanığın kusur durumu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan yeterince uzaklaşılmadan belirlenmesi ve koşulları oluşmadığı halde 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca mesleğini icradan menine karar verilmesinin yasaya aykırı görüldüğü gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2026 tarihinde karar verildi.