Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/725 E. 2026/5357 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/725
- Karar No
- 2026/5357
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1509 E., 2023/622 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılan ... ve katılan ... tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.06.2025 tarihli ve 2023/11-327 Esas, 2025/299 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, İlk Derece Mahkemesince verilen adli para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanığın 40.950,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, güvenlik tedbiri niteliğindeki 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesinin uygulanmasını ilk defa içermesi sebebiyle temyiz edilebilir olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 30.375,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen adlî para cezasının 24 eşit taksitler halinde ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 50/4, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 40.950,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adlî para cezasının 20 eşit taksitler halinde ödenmesine, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar ... ve ...'in temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, cezanın artırılması gerektiğine ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir.
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, kusur durumunu kabul etmediklerine ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, 13.10.2017 tarihinde sanığın 34... plakalı otomobil ile seyir halindeyken kendisi ile aynı yönde seyir halinde olan katılan ...'un sevk ve idaresindeki 65... plakalı otomobile çarptığı, 65... plakalı aracın yoldan çıkması sonucu kaldırımda durakta bekleyen ...'e çarptığı ve ...'in çarpmanın etkisi ile öldüğü, yine çarpmanın etkisiyle ... ile sevk ve idaresindeki araçta yolcu konumunda bulunan mağdur ... ile katılanlar ..., ... ve ... isimli yolcuların yaralandıkları, ... İhtisas Dairesinin 12.11.2018 tarihli ve 5474 sayılı raporu ile olayın oluşumunda sanığın tam ve asli kusurlu olduğunun belirlendiği, bu kapsamda sanığın eyleminin taksirle ölüm ve yaralamaya neden olma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle sanığın 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince, 13.10.2017 tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki 34... plaka sayılı otomobil ile meskûn mahalde asfalt kaplama iki şeritli bölünmüş yol üzerinde sol şeritte seyir halinde iken sol tarafındaki orta refüjden yola çıkan kediye çarpmamak için aniden aracın direksiyonunu sağ şeride kırması üzerine o esnada sağ şeritte seyreden katılan ...'un sevk ve idaresindeki 65... plaka sayılı aracın sanık ...'ın sevk ve idaresindeki aracın sağ arka kısmına çarpması sonucu sağa doğru savrulup yoldan çıktığı ve durakta yaya olarak bekleyen ...'e çarptığı, sanık ...'un asli ve tam kusurlu olarak sebebiyet verdiği (her ne kadar trafik kazası tespit tutanağında sanık ile birlikte katılan ...'ın da kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirilmiş ise de; söz konusu tutanak içeriğinden tutanağın, sanığın, oluşa uygun düşmeyen kendisini bir aracın sıkıştırması üzerine sağ şeride geçmesinden sonra katılan ...'ın aracının kendi aracına çarptığı yönündeki beyanları dikkate alınarak düzenlendiği ve bunun da somut olaya uygun düşmediği anlaşıldığından trafik kazası tespit tutanağındaki kusura ilişkin kanaate itibar edilmediği, yine sanık müdafii tarafından dosyaya sunulan trafik bilirkişisi uzman mütalaasında sanığın %25 oranında tali kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirilmiş ise de; soruşturma aşamasında trafik bilirkişisinden aldırılan rapor ve ... İhtisas Dairesince düzenlenen 12.11.2018 tarihli raporun somut olaya uygun düzenlendiği, birbirleriyle çelişmediği ve hükme esas alınacak yeterlilikte olup 5237 sayılı TCK sisteminde yeri olmayacak şekilde yüzdelik kusur dağılımı yapan bahse konu uzman mütalaasına itibar edilmediği ve yeniden bir rapor aldırılması cihetine gidilmediği) trafik kazası sonrasında ...'in öldüğü, katılan ...'ın aracında bulunan katılan ...'in vücudunda hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek şekilde kemik kırığına, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve yüzünde sabit ize neden olacak şekilde, katılanlar ... ve ...'in ise basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandıkları, sanık ... 'un bu suretle üzerine atılı taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediği anlaşılan olayda, İlk Derece Mahkemesinin suçun sübûtunu ve vasfını kabulünde bir isabetsizlik görülmemekle birlikte, suçun işleniş biçimine, meydana gelen zararın ve sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığına göre alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak cezalandırılması ve sanığa ait sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi (hükmün esasını oluşturan kısa kararda sanığa ait sürücü belgesinin geri alınmasına yönelik bir değerlendirme yapılmamasına rağmen gerekçeli kararda hüküm fıkrasına eklenen 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca sanığa ait sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin kararın hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek) sebepleriyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve sanığın 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii ile katılanlar ... ve ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Van 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2026 tarihinde karar verildi.