Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2024/3558 E. 2026/5356 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/3558
- Karar No
- 2026/5356
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1826 E., 2024/990 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 4 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kararın usûl ve kanuna aykırı olduğuna, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, alkol ve kusur oranlarını kabul etmediklerine, fazla ceza tayin edildiğine ve vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, olay günü sanığın sevk ve idaresindeki 64... plaka sayılı otomobil ile kendisiyle aynı istikamette seyir halinde olan ...'in sevk ve idaresindeki 45... plakalı sepetli motosikletin ... mahallesi kavşağında çarpıştığı, söz konusu kaza neticesinde ...'in öldüğü, sanığın 0.95 promil, ölenin ise 1.66 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, kaza tespit tutanağında, soruşturma evresinde alınan trafik bilirkişi raporu ile Adli Tıp Kurumu raporunda, sanığın asli kusurlu, ölenin tali kusurlu olduğunun belirtildiği, sanığın 0.95 promil alkollü olması nedeniyle eylemi bilinçli taksirle gerçekleştirdiği, her ne kadar sanık asli kusurlu ve kaza anında 0.95 promil alkollü ise de; ölenin de kaza anında 1.66 promil alkollü olduğu ve tali kusurunun bulunduğu gerekçesiyle sanığın takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın olay günü saat 00.40 sıralarında 64... plakalı otomobil ile iki gidişli yolda sağ şeritte seyir halinde iken .../.... kavşağına geldiğinde, önünde aynı yönde sağ şeritte seyir eden ... idaresindeki 45... plakalı sepetli motosikleti,- yerde bulunan sürekli çizgi nedeni ile sollama yasağı bulunmasına rağmen- solladığı, karşı yön şeridine girdiği, bu sırada motosiklet sürücüsü ...’in de önündeki araçları sollamak için sola manevra yaptığı, sanığın idaresindeki otomobili ile ...'nin kullandığı motosiklete arka kısmından çarptığı, kaza neticesinde ...'nin öldüğü, birbiriyle ve dosya kapsamı ile uyumlu olan kaza tespit tutanağında, soruşturma aşamasında düzenlenen 26.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda ve ... İhtisas Dairesince düzenlenen 29.11.2022 tarihli raporunda, kazanın meydana gelmesinde sanığın, mahal şartları üzerinde bir hız ile, kendisine hitap eden trafik işaretlerini dikkate almaksızın, nizamlara aykırı bir şekilde, karşı şeride geçmenin yerde bulunan sürekli çizgiler nedeni ile yasak olduğu yol bölümünde karşı şeride girdiği, ön ilerisinde sola manevra yapan ölenin kullandığı motosiklete çarptığı, kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun belirtildiği, ölenin ise kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğunun belirtildiği, kazadan 24 dakika sonra, saat 01:04:27 de yapılan ölçümde sanığın 0,95 promil alkollü olduğu, ... Kurumu 5. İhtisas Kurulunun yerleşmiş uygulamasında 1,00 promilin üzerindeki alkol düzeyinin güvenli sürüş yeteneğini kaybettirdiğinin ve vücuttaki alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil düştüğünün belirtildiği, ölçüm ile kaza saati arasındaki zaman aralığı hesap edildiğinde sanığın kaza sırasında 1,01 promil alkollü olduğu ve meydana gelen kazada iki ayrı bilinçli taksir halinin mevcut olduğu, bu hali ile İlk Derece Mahkemesince suçun vasıflandırılmasında ve hükmedilen cezanın bilinçli taksirden dolayı yarı oranında artırılmasında hukuka aykırı bir yön görülmediği ancak taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı TCK'nın 61/1. ve 22/4. maddelerinde yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun'un 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken temel cezanın en alt sınırdan belirlenmesi, güvenlik tedbirlerine hükmedilmesi sırasında da 5237 sayılı TCK'nın 3. maddesinde düzenlenen adalet ve orantılılık ilkesi gereği suçun işleniş biçimi ve sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığına göre sürücü belgesinin geri alınması süresinin alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmak suretiyle belirlenmesi gerektiği gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanığın cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Salihli 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.05.2026 tarihinde karar verildi.