Yargıtay · 2. Ceza Dairesi

Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/6327 E. 2026/10322 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
2. Ceza Dairesi
Esas No
2026/6327
Karar No
2026/10322
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/243 E., 2026/199 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme, resmi belgede sahtecilik HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Her ne kadar Tebliğname'de sanık ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere ilişkin görüş bildirilmiş ise de, sanık ... müdafiinin 19.02.2026 tarihli dilekçesinde temyiz isteminin hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik olduğunun belirtildiğinin anlaşılması karşısında, temyiz incelemesinin kapsamının sanık ... hakkında hırsızlık suçundan; sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I. Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE, II. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır." ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın atılı suçları işlediğine ilişkin somut, şüpheden uzak hiçbir delil olmadığına, olaya ilişkin kamera kaydı bulunmadığına, yargılamaya esas teşkil eden bilirkişi raporunun açıkça eksik, hatalı ve anlamsız olduğuna, raporlara dair çelişkilerin her aşamada ortaya koyulduğuna, ciddi eksiklikler içerdiğine, katılanın görgüye dayalı beyanı bulunmadığına, sanık aleyhine tanık beyanı olmadığına, sanık hakkında şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanığın benzer suçtan sabıka kaydının bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşılarak kurulan mahkûmiyet hükmünün haksız ve hukuka aykırı olduğuna, varsayıma dayanılarak eksik ve yetersiz hüküm kurulduğunda"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "alınan HTS kayıtları ile sanığın olay yerinde olmadığının sabit hale geldiğine, sanık hakkında suça ilişkin somut ve yeterli delil kapsamında değerlendirilebilecek herhangi bir aleyhe husus bulunmamasına karşın mahkûmiyet kararı verildiğine, bilirkişi raporlarında çelişkiler bulunduğuna, çelişkilerin giderilmesi için ek rapor talebinde bulunmalarına karşın gerekçe gösterilmeksizin taleplerinin reddedildiğine, sanıkla görüntülerdeki kişi arasında çıplak gözle görülebilecek şekilde boy farkı bulunduğuna, sanığın daha önce tek bir hırsızlık olayına karışmadığına"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "eksik ve hatalı inceleme yapıldığına, dosyadaki tek delil olan bilirkişi raporunun uzman mütalaası ile çürütüldüğüne, sanığın savunmalarının aksine hiçbir delilin dosyada mevcut olmadığına, baz kayıtları ile sanığın olay yerinde olmadığının açıklığa kavuştuğuna, görüntülerdeki şahsın montunun kapüşonsuz olmasına karşın sanığın montunun kapüşonlu olduğuna ve ayakkabıların birbirlerinden farklı markalara ait olduklarına, hukuka aykırı olarak tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınmayacağına"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin "sanığın haberdar olmadığı duruşmaya katılmamış olması ve savunmasının geç alınmış olması nedeniyle ceza ilkesine ve yargılama prensiplerine aykırı olarak hakkında takdiri indirim uygulanmadan hüküm kurulmasının bozma nedeni olduğuna, diğer sanıklar hakkında uygulanmışken sanık hakkında takdiri indirim uygulanmamasının eşitlik ilkesini ihlâl ettiğine, sanık lehine olan delillerin toplanmadığına, HTS kayıtları ile sanığın olay yerinde olmadığının ispatlandığına, ...ya da Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden rapor alınması talep edilmiş ise de taleplerinin reddedildiğine, sanıkla olay arasında bağ kurulamadığına, sanığın olaya iştirakine yönelik herhangi bir gerekçe yazılamadığına, bilirkişi raporu kendi içerisinde çelişmesine rağmen gerekçe gösterilerek mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, sanığın olay günü söz konusu iş yerine girdiğine dair ispat niteliği haiz hiçbir delil bulunmadığından beraatine ve tahliyesine karar verilmesini talep ettiklerine"; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin ise "sanığın savunmalarının HTS kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu ile desteklendiğine, sanık aleyhine somut yorumlanabilecek delil bulunmadığından beraatine karar verilmesi gerektiğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, bilirkişi raporunun hatalı, objektiflikten uzak ve denetime elverişsiz nitelikte olduğuna, raporlardaki çelişkilerin her aşamada dile getirilmesine karşın yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığına, dosyanın ... Büro'ya gönderilmediğine, sanık lehine olan delillerin toplanmadığına ve adil yargılanma hakkının ihlâl edildiğine, sabıkasız olan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmaması ve yeterli indirim yapılmayarak alt sınırdan uzaklaşan ceza tayininin haksız olduğuna" yönelik olduğu belirlenerek; sanıklar ... ve ... müdafileri duruşmalı inceleme talebinde bulunmuş iseler de, hükmolunan ceza miktarları yönünden 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereği duruşma taleplerinin reddine karar verilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlarda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Ceza Dairesinin kararları hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz istemlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usûl ve yasaya uygun olan kararlara yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 71. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2026/6327, K. 2026/10322, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-2-ceza-dairesi-2026-6327-e-2026-10322-k-79fe555b5813