Yargıtay · 1. Ceza Dairesi
Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2026/3155 E. 2026/5412 K. – Kasten Öldürmeye
Konu: Kasten Öldürmeye Teşebbüs
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3155
- Karar No
- 2026/5412
- Karar Tarihi
- Konu
- Kasten Öldürmeye Teşebbüs
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2026/63 E., 2026/111 K. SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1 ve 307/3. maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2024 tarihli ve 2023/98 Esas, 2024/242 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 53/1-2-3 ve 58. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
2. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 15.05.2024 tarihli ve 2024/1272 Esas, 2024/798 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 06.05.2025 tarihli ve 2024/4911 Esas, 2025/3646 Karar sayılı kararı ile fazla ceza tayini nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
4. Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2025 tarihli ve 2025/410 Esas, 2025/495 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81/1, 35/2, 53/1-2-3 ve 58. maddeleri uyarınca 13... ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilerek dava dosyası 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
5. Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 29.12.2025 tarihli ve 2025/7897 Esas, 2025/9678 Karar sayılı kararı ile fazla ceza tayini nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.
6. Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2026 tarihli ve 2026/63 Esas, 2026/111 Karar sayılı kararı ile mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81/1, 35/2, 53/1-2-3 ve 58. maddeleri uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilerek dava dosyası 5271 sayılı Kanun'un 307/3. maddesi uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sübuta, suç vasfına, sanığın suç kastının bulunmadığına, haksız tahrike ve takdiri indirim maddesinin uygulanması gerektiği’ne, ilişkindir.
III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık
tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, sanığın hedef aldığı vücut bölgeleri, yara yerleri, mağdur hakkında düzenlenen raporlara göre yaraların niteliği, kullanılan aletin elverişliliği, engel halin varlığı ve sanığın fiilden sonraki davranışları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, mağdurdan sanığa yönelen haksız tahrik oluşturan söz ve davranışın olmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2026 tarihli ve 2026/63 Esas, 2026/111 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca Erzurum 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.09.2026 tarihinde karar verildi.
(Karşı Oy)
K A R Ş I O Y
Yargıtay Birinci Ceza Dairesinin, 2026/3155 Esas, 2026/5412 Karar sayılı kararının çoğunluk görüşüne, sanık ...’ın neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırılması gerektiği düşüncesinde olduğumdan katılmamaktayım. Dosya kapsamına göre; mağdur ...’ın sanığın amcası olduğu, olaydan önce aynı işyerinde çalıştıkları ancak aralarındaki anlaşmazlıklar nedeniyle sanığın işten ayrıldığı, yaşanan anlaşmazlıkta haklı olduğunu düşünen sanığın yanında 7.65 mm çaplı tabancası olduğu halde olay günü amcası olan mağduru olay yerinde beklemeye başladığı, mağdur ...’nin olay yerine gelmesiyle başlayan tartışma sırasında sanığın yanında taşıdığı tabancayı çıkartarak mağdurun belden aşağı olacak şekilde ateş ettiği, ilk atışın mağdura isabet etmediği ancak ikinci atışın kaçan mağdurun kalçasının orta kısmına isabet ettiği, atış sonucunda yukarıdan aşağı seyreden 7.65 mm çaplı merminin femur kemiğinin uç kısmında kırık oluşturacak şekilde mağduru yaraladığı, yaralanma nedeniyle mağdurun hayati tehlike geçirmediği olayda; sanığın arasında öldürmeyi gerektirir bir husumet bulunmayan ve yakın akrabası olan mağduru olay öncesinde ve olay sırasında öldüreceğine ilişkin bir söz söylememesi, mağdurun öldürücü baş, göğüs veya batın bölgesini hedef alarak ateş etme imkânı olmasına rağmen hedef gözeterek kalçasından vurduğu ve ciddi bir engel olmamasına rağmen olay yerinden kaçarak uzaklaşması birlikte değerlendirildiğinde kanaatimizce kastının öldürme suçuna yönelik olduğu şüpheli kalmaktadır. Mevcut delillere göre sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğunu söylemek, başka bir ifadeyle sanığın engellenmemesi halinde bu kez öldürücü vücut bölgelerine ateş edeceğini söylemek şüpheden sanığın yararlanacağına dair ceza hukuku prensibinin sanık aleyhine yorumlanmasına neden olacaktır. Bu nedenlerle vasıftaki şüphe sanığın lehine değerlendirilerek neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan cezalandırılması ve hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden eylemin kasten öldürmeye teşebbüs olduğu yönündeki çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.