Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/10385 E. 2026/8970 K. – Kişiyi Hürriyeti

Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/10385
Karar No
2026/8970
Karar Tarihi
Konu
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/538 E., 2025/976 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; suça sürüklenen çocuk hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz kanun yoluna tabi olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.11.2021 tarih ve 2021/722 Esas, 2021/709 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının suça sürüklenen çocuğun denetim süresinde yeniden kasıtlı suç işlemesi nedeniyle açıklanmasına, suça sürüklenen çocuğun katılanlar ..., ..., ...'a yönelik eylemleri nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı verilen mahkumiyet hükümlerinin istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 21.12.2022 tarih ve 2021/1583 Esas, 2022/1856 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, ilk derece mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkumiyet hükümleri kaldırılarak suça sürüklenen çocuğun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar veril verilmesi suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Kararın katılan mağdurlar vekili ve katılan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.03.2025 tarihli kararı ile " suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurlar ... ve ...'a karşı eylemlerinin cinsel amaçla işlenen cebir tehdit ve hile ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeden ve suça sürüklenen çocuğun, katılan mağdur ...'e yönelik eyleminin 15 yaşından küçük çocuğa karşı ve cinsel amaçla işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin hukuka aykırı bulunduğu" şeklindeki gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir. B.Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 18.06.2025 tarihli ve 2025/538 Esas, 2025/976 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında katılanlar ..., ..., ...'a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ayrı ayrı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-f, 109/5, 31/3, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve ayrı ayrı suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen cezanın 5271 sayılı Kanun'un 307/son maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına çekilerek 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

II.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz istemi Dosya kapsamında suça sürüklenen çocuğun yüklenen suçu işlediğine yönelik cezalandırılmasını gerektirecek somut ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, suça sürüklenen çocuk hakkında beraat kararı verilmesinin gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, kurulan hükmün gerekçesiz olduğuna ilişkindir. Katılan mağdurlar vekilinin temyiz sebepleri Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, suça sürüklenen çocuk hakkında en üst hadden ceza verilerek cezasından indirim yapılmamasının gerektiğine ilişkindir. Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri Suça sürüklenen çocuk hakkında en üst hadden ceza verilmesinin ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun, 15 yaşından küçük olan katılanlar ..., ... bisiklet sürmekte iken katılanlara " ya benle si..şirsin ya da bu fotoğrafları annene babana gösteririm", "dağdaki olayı ailenize anlatırım" şeklinde beyanlarda bulunarak katılanları ayrı ayrı cami tuvaletine götürerek burada cinsel istismarda bulunmak suretiyle katılanları hürriyetlerinden alıkoyduğunun, bu olaydan bir kaç gün sonra ise suça sürüklenen çocuğun 15 yaşından küçük olan katılan ...'ü internet kafede oyun oynadığı sırada "sana oyunda değerli olan ÇAR isimli şeyi veririm, ama benimle si..sen" diyerek katılanı cami tuvaletine götürerek burada cinsel istismarda bulunmak suretiyle katılanı hürriyetinden alıkoyduğunun iddia edildiği olaylara ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suça sürüklenen çocuğun savunmaları, katılan mağdurların anlatımları, Yargıtay bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun cinsel amaçla katılan mağdurlara yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği şeklindeki kabulün isabetli olduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafi, katılan mağdurlar vekili ve katılan Kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda bozma nedeni dışında kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. Kurulan hükmün sanık hakkında hukuksal bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm değildir. Bunun sonucu olarak, hükmün açılanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığından, ortada davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararlarda lehe ve aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 21.06.2023 tarihli, 2019/148 Esas, 2023/361 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması durumunda cezanın aleyhe değiştirilmemesi ilkesinin uygulama imkanının bulunmadığı dikkate alındığında sanık hakkında yazılı şekilde kazanılmış hak uygulaması yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafi, katılan mağdurlar vekili ve katılan Kurum vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 18.06.2025 tarihli ve 2025/538 Esas, 2025/976 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/10385, K. 2026/8970, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-10385-e-2026-8970-k-39a4e48dc60e