Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/5720 E. 2026/9800 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/5720
- Karar No
- 2026/9800
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/77 E., 2026/147 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan hapis cezasının süresine göre 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.11.2025 tarihli ve 2025/166 Esas, 2025/456 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 83.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 22.01.2026 tarihli ve 2026/77 Esas, 2026/147 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Sanık müdafiin temyiz sebepleri Sanıktan ele geçen maddenin tütünle karışık olduğuna, hükmün esasına etki edecek belgelerin duruşma sırasında sanığa okunmadan savunmasının alındığına, ele geçen maddelerin kullanım sınırları içerisinde olduğuna, kullanıcı olan sanığın ikrarıyla suç vasfını değiştirmesi nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın suç tarihinde ele geçirilen uyuşturucuları atılı suç kapsamında bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla; fiziki takip içeren olay tutanağı, tutanak mümzilerinin tanık sıfatıyla mahkemece alınan beyanları, sanığın temyiz dışı ...'na götürmek amacıyla suça konu uyuşturucuları diğer sanıktan aldığına dair ikrarı, ...'nun sanığın bu yöndeki beyanlarını doğrulaması, sanıkta ele geçen maddelerin içime hazır sigara halinde olmaları ve kullanma dışında suça konu uyuşturucuları atılı suç kapsamında bulundurduğuna dair delil bulunmadığı aşamada suça konu maddeleri temyiz dışı ...'na götürmek amacıyla satın aldığını beyan ederek kendi suçunu ortaya çıkaran sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192/3 maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 22.01.2026 tarihli ve 2026/77 Esas, 2026/147 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu ile BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkında ki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Nizip Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında “etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması kanaatiyle hükmün onanması” gerektiği düşüncesiyle Sayın çoğunluğun Bozma yönündeki görüşüne iştirak etmek mümkün olmamıştır. Dosya kapsamı ve kabule göre; Dosyaya konu suç tarihinden daha önce uyuşturucu madde ticareti şüphesiyle diğer sanık ... hakkında 06.01.2025 tarihli kararla CMK 135. Madde kapsamında iletişimin dinlenmesi kararının verilmiş olduğu, bu takip sonucu aralarında uyuşturucu alış verişi olacağı bilgisine istinaden sanık ...’ın ikametinin çevresinde yapılan takip sonucunda 21.01.2025 tarihli yakalama ve muhafaza altına alma tutanağında yer aldığı ve tutanak mümzilerinin de teyit ettiği biçimde evden çıkan bir erkek şahsın evin önüne gelen Toros marka aracın sağ ön kapısını açarak içeride bulunan şahsa bir malzeme verdiği yapılan takip sonucunda araçtaki kişinin sanık ... olduğu, yakalanan malzemenin de paketler üzerinde “HONEYPUFF” ibareli ambalaja sarılı toplam 11 adet el sarması sigara şeklinde tütünle karışık esrar maddesi olduğu ve paketler üzerinde diğer sanık ...’ın parmak izinin tespit edildiği olayda; Öncelikle; her ne kadar toplam miktarı az ise de, sanık ...’de yakalanan satışa hazır halde 11 parça olarak paketlenmiş esrar maddesinin sayısı nazara alındığında sanığın uyuşturucu maddeleri kullanım amacı dışında bulundurduğu kanaatinin oluşmasına yeterli olduğu, bu nedenle sanığın ikrarının suçun vasfının belirlenmesinde etkili olmadığı, Diğer taraftan diğer sanık ... hakkında yapılan iletişimin tespiti ve fiziki takip sonucu sanık ...’in Hasan’dan aldığı esrar maddesi ile kesintisiz takip sonucu yakalandığı, bu hususun hem yakalama tutanağı hem de tutanak mümzilerinin beyanları ile sabit olduğu, Anlaşılmakla, Sanığın aşamalarda uyuşturucuyu ...’na vermek için aldığına dair beyanlarının suçun sübutuna ve vasfının belirlenmesine etkili görülmediği, bu sebeple hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığı kanaatiyle Sayın çoğunluğun hükmün onanması yerine bozulması yönündeki fikrine katılmak mümkün olmamıştır. 02.07.2026