Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/3029 E. 2026/5761 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3029
- Karar No
- 2026/5761
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2984 Esas, 2025/2450 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.10.2025 tarihli ve 2025/662 Esas ve 2025/729 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3, 188/4-a, 192/3, 62/1, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 93.700,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 16 eşit taksitte tahsiline, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Hükme karşı Cumhuriyet savcısı (sanık aleyhine) ile sanık ve müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 25.12.2025 tarihli ve 2025/2984 Esas, 2025/2450 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının, sanık ve müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Arama ve el koyma kararı ve polis tutanaklarındaki hukuka aykırılıkların tespiti yapılmadan, soruşturmanın genişletilmesi talepleri kabul edilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, ayrıca savunma hakkının ihlal edildiğine, delillerin hukuka aykırı olduğuna, ele geçirilen maddelerin miktarı, yakalanış şekli dikkate alındığında sanığın eyleminin ticaret suçuna uymadığına, bu itibarla hükmün bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, 06 *** 983 plakalı araçla ...'dan Ankara'ya satmak amacıyla uyuşturucu madde getirileceğine dair edinilen bilgilere istinaden aracın durdurulduğu, araç içerisinde temyiz dışı sanık ... ile birlikte sanık ...'ın olduğunun tespit edildiği, narkotik köpeğin aracın dış çevresinde yoğun bir şekilde tepki vermesi üzerine, arama izni alınarak usulüne uygun şekilde yapılan aramada, aracın sağ ön yolcu koltuk başlığında bir adet beyaz poşet içerisinde şeffaf poşete sarılı vaziyette kokain maddesinin ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; koşulları oluşmadığı halde sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması hukuka aykırı ise de; aleyhe temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 3. ve 61. maddeleri gereğince uyuşturucu madde miktarı gözetilerek temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı belirlenmiştir. Olay tutanağına ve uyuşturucu maddenin kendisine ait olduğuna dair savunmalarına göre eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmıştır. Sanığın her aşamada uyuşturucu maddelerin kendisine ait olduğuna dair beyanı, ele geçen uyuşturucu maddenin miktarı, uyuşturucu maddenin ele geçiriliş biçimi, ele geçirilen uyuşturucu maddenin piyasa değeri ve niteliği ile madde miktarının kullanım sınırının üzerinde olması birlikte dikkate alındığında; eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda yöneltilen eleştiriler dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 25.12.2025 tarihli ve 2025/2984 Esas, 2025/2450 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara Batı 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.05.2026 tarihinde karar verildi.