Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/2747 E. 2026/6579 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2747
Karar No
2026/6579
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3277 Esas, 2025/2609 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2025 tarihli ve 2025/239 Esas, 2025/405 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3, 188/4-a, 62/1, 52/1-2-4, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 125.000,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 24 eşit taksit hâlinde ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin sanığa ihtarına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Hükme karşı sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 09.12.2025 tarihli ve 2025/3277 Esas, 2025/2609 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; Adana Adli Tıp Grup Başkanlığından alınan 22.05.2025 tarihli rapor içeriğine göre, sanığın kan ve idrarında sentetik uyuşturucu MDMB-4en-PINACA ve metaboliti, 5F-ADB ve metaboliti bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanık hakkında ayrı soruşturma yürütülmeyen uyuşturucu madde kullanma suçu yönünden mahkemesince suç duyurusu yapılması mümkün görülmüştür. Ayrıca, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe istinaf bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Akabinde; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, suç vasfında hataya düşüldüğüne, eksik araştırma yapıldığına, takdiri indirim hükmünün uygulanmamasına dair gerekçenin oluşa ve dosya kapsamına uygun olmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın uyuşturucu madde bulundurduğu; ayrıca, motosiklet ile ara sokaklarda ve boş arsalarda uyuşturucu madde sattığı şeklinde edinilen istihbari bilgi üzerine yapılan fiziki takipte kullanıcı tanıklar A.D., M.G., U.Ö., V.O.'a sentetik ... maddesi sattığının tespit edildiği, akabinde ikametgahında usulüne uygun şekilde yapılan aramada aynı türden uyuşturucu maddeler ile çalışır vaziyette hassas terazinin ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, istihbari bilgilerle uyumlu olan fiziki takip, arama ve elkoyma tutanaklarına göre eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır. Kovuşturma evresinde eksik soruşturma yürütülerek hüküm kurulduğuna dair sanık müdafinin temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ayrıca, koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğine ancak aleyhe istinaf başvurusunun bulunmadığına dair yöneltilen eleştiride hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 09.12.2025 tarihli ve 2025/3277 Esas, 2025/2609 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2026/2747, K. 2026/6579, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2026-2747-e-2026-6579-k-e476c0a36f6d