Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/1867 E. 2026/8792 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1867
- Karar No
- 2026/8792
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/4400 Esas, 2025/4702 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı 1. İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.12.2023 tarihli ve 2023/406 Esas, 2023/489 Karar sayılı kararı ile sanık ...'nın İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/1687 Esas ve 2023/2068 Karar sayılı dosyası yönünden; uyuşturucu madde kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191/1, 43/1, 62/1, 53. maddeleri ile kesinleşen 1 yıl 8 ay hapis cezasının hükmolunan cezadan mahsubu ile sanığın 11... gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Birleşen dava dosyası yönünden ise; 5237 sayılı Kanun'un 191/1, 43/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Hükümlere karşı sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 09.05.2024 tarihli ve 2024/640 Esas, 2024/1688 Karar sayılı kararı ile; İzmir 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2023/1687 Esas, 2023/2068 Karar sayılı kararı yönünden yapılan incelemede istinaf incelemesine konu iş bu dosyadaki sanığın 05.12.2022 tarihli eylemi ile mahsubuna karar verilen aynı mahkemenin 2023/196 Esas, 2023/924 Karar sayılı dosyasındaki eylemleri yönünden suçların zincirleme suç kapsamında olduğu sabit ise de; mahsubuna karar verilen hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle mahsuba konu edilemeyeceği, ancak hükmün açıklanması halinde mahsuba konu edilebileceği gözetilmeden mahsup hükümleri uygulanıp sanığa eksik ceza tayini, aleyhe istinaf talebi bulunmadığından eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir. Eleştirilen husus dışında sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Sanık hakkında değişen suç niteliğine göre zincirleme şekilde kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde ise; Uyap sisteminden yapılan araştırmada sanık hakkında suç tarihi 08.09.2023, iddianame tarihi 08.02.2024 olan, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/109 Esas sayılı dosyasında yine uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılmış bir başka derdest kamu davasının mevcut olduğu, dolayısıyla istinaf incelemesine konu dava dosyasında suç tarihinin 22.03.2023; iddianame düzenlenme tarihinin ise 11.09.2023 olması nedeniyle eylemlerin hukuki kesinti gerçekleşmeden işlendiği anlaşılmakla, anılan dava dosyasının bir örneği temin edilerek eylemlerin tek suç, zincirleme suç ya da ayrı suçları mı oluşturduğunun kesin olarak tespit edilmesi, tek suç oluşturduğunun veya zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin belirlenmesi durumunda ise aralarındaki şahsi ve hukuki irtibat nedeniyle mükerrer cezalandırmanın önlenmesi bakımından kamu davalarının birleştirilerek görülmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi, olay ve yakalama tutanağı ile dosyada yer alan yakalama ve el koyma tutanaklarına göre, yakalama sırasında sanığın üzerinde taşıdığı cep telefonlarına usulüne uygun olarak el konulduğu, soruşturma aşamasında 5271 sayılı Kanun'un 134. maddesi kapsamında el konulan telefonlar üzerinde suç unsuru olup olmadığı yönünde hiç bir araştırma yapılmadığı anlaşılmakla öncelikle gereğine tevessül edilerek bu hususta bilirkişi raporu temin edilmesi, yakalama tutanağını düzenleyen tutanak tanıklarının celp edilerek dinlenilmesi, yakalama yerine teyzesini bırakmak için geldiğini savunan sanığın, iddia ettiği akrabasının kimlik bilgileri sorulup öğrenilerek o civarda ikamet edip etmediği hususunda kolluk araştırması yaptırılması ile tüm deliller birlikte değerlendirilerek hukuki durumunun tayin edilmesi yerine, eksik araştırma ve incelemeyle karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2024 tarihli ve 2024/109 Esas, 2024/452 Karar sayılı kararı ile bu dava dosyasıyla İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2024/300 Esas sayılı davası arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğundan bu davanın, İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2024/300 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine; yargılamanın İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/300 Esas sayılı davası üzerinden yürütülmesine karar verilmiştir. 4. İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.10.2025 tarihli ve 2024/300 Esas, 2025/505 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a, 62/1, 52/2, 52/4, 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına, kazanılmış hak gözetilerek cezanın 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası üzerinden infaz edilmesine karar verilmiştir. Birleşen dava dosyası yönünden ise, 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 188/4-a-b, 62/1, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 13... ay 15 gün hapis cezası ve 37.500,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, adli para cezasının 10 eşit taksitte ve birer ay ara ile sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Hükümlere karşı Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafileri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 26.12.2025 tarihli ve 2025/4400 Esas, 2025/4702 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı ile sanık müdafilerinin 22.03.2023 tarihli eylem nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 08.09.2023 tarihli eylem nedeniyle kurulan mahkumiyet hükmü yönünden yapılan incelemede; ancak, sanığın mobil haldeyken, kolluk güçleri ile tesadüfen karşılaştığı ve uhdesindeki uyuşturucu maddeyi attığı yerin okula yakın olması nedeniyle somut olayda 5237 sayılı Kanun'un 188/4-b maddesinde yazılı nitelikli halin uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı, bununla birlikte ele geçen uyuşturucu maddenin miktarına göre meydana gelen tehlikenin ağırlığı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin, "birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği" gerekçesine dayanan teşdit nedeni yerinde değil ise de, temel cezanın alt sınır aşılarak belirlenmesinin sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşılmakla, bu husus yeniden yargılamayı ve olayın daha ziyade aydınlatılmasını gerektirmeyip düzeltilebilir nitelikte görüldüğünden, hükmün (B) bendinin 1 numaralı paragrafında yer alan "birden fazla nitelikli halin bulunması" ibareleri ile 2 numaralı paragrafında yer alan "...b..." ibaresi hüküm fıkrasından çıkarılmak, sair yönleri aynen korunmak suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi Suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, sanığın kullanıcı olduğuna ve birleşen dosya bakımından beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, a) Ana dava dosyası yönünden; 22.03.2023 tarihinde sanığın 8 parça hâlinde, kullanım sınırının üzerinde kokain maddesi bulundurduğu, b) Birleşen dava dosyası yönünden ise; 08.09.2023 tarihinde, hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde bilgi bulunan sanığın, gece vakti kolluk görevlilerini fark etmesi üzerine kullanım sınırının çok üzerindeki uyuşturucu maddeyi yere atarak kaçtığı iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun şekilde yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı belirlenmiştir. Olay, arama ve elkoyma tutanakları, sanığın savunmaları ve dosya kapsamına göre eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, vicdani kanaatin dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu, kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmıştır. Ayrıca, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair edinilen bilgiyle uyumlu olarak, kullanım sınırının çok üzerindeki uyuşturucu maddelerin birbirine yakın miktarlarda ve ayrı parçalar hâlinde ele geçirilmiş olması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemine uyan suç vasfının ve uygulanan yaptırımların doğru şekilde belirlendiği sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 26.12.2025 tarihli ve 2025/4400 Esas, 2025/4702 Karar sayılı kararında sanık müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde karar verildi.