Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/3682 E. 2026/4894 K. – Halkı Kin Ve
Konu: Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Veya Aşağılama
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3682
- Karar No
- 2026/4894
- Karar Tarihi
- Konu
- Halkı Kin Ve Düşmanlığa Tahrik Veya Aşağılama
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/2739 E., 2024/26 K. SUÇ : Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2023 tarihli ve 2022/1014 Esas, 2023/923 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 216/2 ve 53/1. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 03.01.2024 tarihli ve 2023/2739 Esas, 2024/26 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Suça konu paylaşımların kendisi tarafından yapılmadığına, cep telefonunun başkalarının kullanımına müsait olduğuna, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, suç işleme kastının bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasanın 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir. Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5/d maddesinde "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinin uygulanması imkanının doğması ve bu konuda Mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu; nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 03.01.2024 tarihli ve 2023/2739 Esas, 2024/26 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir 23. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.