Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/3522 E. 2026/6666 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/3522
- Karar No
- 2026/6666
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/327 Esas, 2025/328 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2024 tarihli ve 2024/357 Esas, 2024/431 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 58, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.01.2025 tarihli ve 2025/327 Esas, 2025/328 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak sanığın 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri Sanığın içerisinde bulunduğu araçta arama kararı olmaksızın arama yapıldığına, sanık ve tanığın kullanmak üzere suça konu uyuşturucuları birlikte satın aldıklarına, suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, suç tarihinde sanığın içerisinde bulunduğu araç içerisinde ele geçirilen uyuşturucunun atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesinin "İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verebileceği düzenlenmiş olup; Bölge Adliye Mahkemesince, "Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığına yönelik kolluk görevlilerince aleyhine edinilmiş herhangi bir istihbari bilgi, teyide muhtaç bilgi, ihbar bulunmaması, devriye görevi ifası sırasında park halinde bulunan tır ve dorsesinin yanına yaklaşılması, sanığın söz konusu tırda yolcu koltuğunda oturması, söz konusu tırın şoförünün kovuşturma aşamasında dinlenen tanık M.T. olması, sanığın yapılan üst araması sırasında üzerinden yalnızca 3 adet hap ele geçirilmesi, devam edilen aramada tırın ön göğüs kısmından 54 galara ile birlikte kriminal rapor içeriğine göre 41,4 gram sentetik ... ele geçirilmesi, araç ön göğüs kısmından ele geçen söz konusu maddelerin sanık tarafından araca getirildiğine ilişkin aleyhine değerlendirilebilecek herhangi bir fiziki takip, iletişim tespit tutanağı, mesaj ekran görüntüsü, imaj raporu ya da şoför tanık M.T. anlatımı dışında başkaca tanık anlatımı bulunmaması, ele geçen materyaller üzerinde sanıktan sadır parmak izine rastlanmaması nazara alındığında; sanığın hazırlık aşamasında ele geçen maddelerin "tamamını" ve kovuşturma aşamasında da; "tanık-şoför M.T. ile birlikte aldıklarını" beyan ederek "kendi suçunu ortaya çıkarması" gözetildiğinde; sanık hakkında uygulanma koşulları oluşmasına rağmen; TCK'nun 192/3 maddesi uygulanmaksızın, sanık hakkında fazla cezaya hükmolunması" denilmek suretiyle ve etkin pişmanlık hükmü eklenerek düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı CMK'nın 280/1-c maddesine göre Bölge Adliye Mahkemelerince ancak "Başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ya da şahsî cezasızlık sebeplerine bağlı olarak daha az ceza verilmesini veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesini gerektiren hallerde, hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" duruşma açılmaksızın karar verilebileceğinden, "sanık hakkında şahsi nedenlere bağlı indirim sebebi veya şahsi cezasızlık sebebi olmayan 5237 sayılı Kanun'un 192/3. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması" hususunda karar verilebilmesi için, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmadan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle başkaca yönleri incelenmeyen Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.01.2025 tarihli ve 2025/327 Esas, 2025/328 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdiren Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde karar verildi.