Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2025/13498 E. 2026/11462 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/13498
- Karar No
- 2026/11462
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1224 E., 2021/1214 K. SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Sanıklar müdafii duruşmalı inceleme talebinde bulunmuş ise de; hükmolunan ceza miktarları yönünden 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi gereği duruşma talebinin reddine karar verilerek yapılan incelemede; I) Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde Hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b. maddesi uyarınca, "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının" temyizi mümkün olmadığından, sanıklar müdafii ile sanık ...'in temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanıklar hakkında hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'in temyiz isteminin, masumiyet karinesinin ihlâl edildiğine, olayın gerçekleşme şekli tam olarak aydınlatılmadan eksik inceleme sonucu karar verildiğine ve hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine; sanıklar müdafiinin temyiz isteminin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair şüpheden uzak ve somut delil bulunmadığına, bilirkişi raporunun itibar edilebilir nitelikte olmadığına ve sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinde düzenlenen takdirî indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir sayılan sanık ... hakkında cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması ve koşullu salıverilme hükümlerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Tüm dosya içeriğine göre; katılana ait ikametin olduğu binaya girip ellerinde malzemeler ile çıkan şahıslardan ikisinin sanıklar olduğunun iddia ve kabul edildiği somut olayda; kolluk görevlilerince düzenlenen 22.03.2018 tarihli Görüntü İzleme ve Tespit Tutanağı ile kamera görüntülerindeki 1. şüpheli şahsın kolluk görevlilerince tanınan sanık ..., 2. şüpheli şahsın ise başka bir soruşturma konusu olayda kullandığı şapka ile yargılama konusu eylemde taktığı şapkanın aynı olması nedeniyle kimliği belirlenen sanık ... olduğunun tespit edildiği, Ulusal Kriminal Büro tarafından düzenlenen 06.03.2019 tarihli Rapor'da ise, görüntülerdeki 1. şüpheli şahsın kuvvetle muhtemel sanık ... olduğuna, 2. şüpheli şahsın ise bazı özellikler bakımından sanık ... ile benzer olduğu düşünülmekte ise de, karşılaştırılanların aynı kişi olup olmadıkları hakkında kanaat bildirilemeyeceğine dair görüş sunulduğu, sanıkların da aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmediklerinin anlaşılması karşısında; atılı suçun sanıklar tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tespiti amacıyla sanıkların muhtelif mesafe ve açılardan yüksek çözünürlükte fotoğrafları ile olaya ilişkin kamera görüntüleri ... Genel Müdürlüğü veya ... Komutanlığı Kriminal Dairesi Başkanlığına ya da Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilip, kamera görüntülerinin mümkün ise görüntü iyileştirmesi de yapılmak suretiyle, bu görüntüler ile sanıkların fotoğrafları arasında karşılaştırma yapılmasının sağlanıp bahse konu görüntülerdeki kişilerin sanıklar olup olmadığına ilişkin rapor alınması; ayrıca sanıklardan suç tarihinde kullandıkları telefon numaraları sorulup, bu numaraların olay günündeki baz ve sinyal bilgilerini de kapsar şekilde HTS kayıtlarının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan getirtilmesinden sonra sonucuna göre deliller bir bütün halinde değerlendirilerek sanıkların hukukî durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Kabule göre de; Sanık ...'ın adli sicil kaydına göre, Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2012 tarihli ve 2008/429 Esas, 2012/202 Karar sayılı ilâmı ile hırsızlık suçundan verilmiş olan 3 yıl hapis cezasının daha ağır olması sebebiyle tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, İstanbul 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2012 tarihli ve 2010/18 Esas, 2010/1240 Karar sayılı hırsızlık suçundan 2 yıl, mala zarar verme suçundan 4 ay hapis cezasını içeren ilâmın tamamının tekerrüre esas alınması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafii ile sanık ...'in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan sebeple Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca tekerrür hükümleri bakımından sanık ...'ın kazanılmış hakkının korunmasına, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca gereği için İstanbul Anadolu 55. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.