Yargıtay · 2. Ceza Dairesi
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2026/6210 E. 2026/11463 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/6210
- Karar No
- 2026/11463
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/833 E., 2021/1420 K. SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ:Ret, onama, bozma
Sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanık hakkında katılan ... ile şikâyetçi ...'na yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlara yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; I) Sanık ... hakkında katılan ...'na yönelik iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ile mala zarar verme suçlarından kurulan istinaf başvurusunun esastan reddi ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5 numaralı bendi ile sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf istemlerinin esastan reddine, 8 numaralı bendi ile aynı hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf isteminin esastan reddine; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 7 numaralı bendi ile sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin savcısının istinaf istemlerinin düzeltilerek esastan reddine, 8 numaralı bendi ile aynı hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesi uyarınca, "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları" ile 5271 sayılı Kanun'un 286/2-b. maddesi uyarınca, "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararlarının" temyizi mümkün olmadığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II) Sanık ... hakkında katılan ... ile şikâyetçi ...'na yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin, sanığın atılı suçları işlemediğine, adil yargılanma hakkının ihlâl edildiğine, diğer sanıkların suç atma niteliğindeki beyanlarına itibar edilemeyeceğine ve kararların bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Dosya içerisindeki 03.03.2017 tarihli CD Çözümleme ve Teşhis Tutanağı'na göre; şüphelilerden birinin başını naylon poşet veya çorapla örterek yüzünü kapatmak suretiyle tanınmamak için tedbir aldığının anlaşılması karşısında, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h-f. maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı Kanun’un 142/2-h. maddesi uyarınca hüküm kurulması sonuca etkili olmadığından; tüm dosya içeriğine göre; katılan ...'nun suçtan doğan zararının kısmen temyiz dışı suça sürüklenen çocuk ... tarafından giderildiğinin anlaşılması karşısında; kısmî iade hâlinde suçtan zarar gören kişinin 5237 sayılı Kanun'un 168/2-4. maddesi uyarınca rıza göstermesi koşuluyla, etkin pişmanlık hükümlerinden yalnızca kısmî iadede bulunan sanığın yararlanabileceği hususu gözetilmeden kısmî iadede bulunmayan sanık ... hakkında katılan ...'na yönelik hırsızlık suçundan tayin edilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Sanık hakkında katılan ve şikâyetçiye yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi'nin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
III) Sanık ... hakkında katılan ...'na yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, sanığın atılı suçları işlemediğine, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 165. maddesi kapsamında değerlendirilebileceğine, sanığın adil yargılanma hakkının kısıtlandığına, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında katılan ...'na yönelik hırsızlık suçundan ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının, sanık ve müdafii ile o yer Cumhuriyet savcısının istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince incelendiği, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 20.10.2021 tarihli ve 2021/833 Esas, 2021/1420 Karar sayılı kararının 6 numaralı bendi ile sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf istemlerinin sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168/2. maddesinin uygulanması suretiyle düzeltilerek esastan reddine, kararın 8 numaralı bendi ile ise aynı hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiğinin anlaşılması karşısında; aynı hükme yönelik istinaf istemlerinin birarada incelenip karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, istinaf edenler bakımından ayrı ayrı değerlendirme yapılmak suretiyle infazda tereddüte ve karışıklığa neden olacak şekilde iki ayrı karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca bozma nedeni de dikkate alınarak gereği için takdiren "Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine, kararın bir örneğinin de Of Asliye Ceza Mahkemesine" gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi