Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/3497 E. 2026/6663 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/3497
Karar No
2026/6663
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/456 E., 2025/327 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2024 tarihli ve 2024/329 Esas, 2024/466 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 58, 62, 52/2, 52/4 ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 27.01.2025 tarihli ve 2025/456 Esas, 2025/327 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, makul şüphenin ötesine geçilemeyen bir yargılamada sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, tutanakta "şahıs bizim polis olduğumuzu anlayıp koltukta bulunan çamaşırından çıkarttığı 1 adet şeffaf sigara jelatini içinde" şeklindeki ifadenin hem mantıksal olarak sorunlu hem de olayın akışını belirsizleştirdiğine, kolluk görevlilerinin tanık olarak alınan beyanlarının birbirleriyle çelişkili olduğuna, araç sahibi olan ve tanık olarak dinlenen ...'in aracın camlarının açık ve içerisinin çerçöple dolu olduğunu belirtilmesine ve bu suretle aracın başkaca kişiler tarafından da kullanılabileceğinin anlaşılmasına karşın sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğuna, araç aramasının sanığın huzurunda gerçekleştirilmediğine ve bu hususun 5271 sayılı Kanunun 120. maddesine aykırı olduğuna, aramanın hangi hukuki gerekçeye dayandırıldığının belirsiz olduğuna dosyada bir önleme araması kararı olduğu belirtilmiş ise de bu kararın olayla doğrudan bağlantısının bulunmadığına, bu suretle hukuka aykırı elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağına, olay tutanağında bahsi geçen ihbarlar arasında tutarsızlıklar olduğuna, ihbarcıların varlıklarını kanıtlayan veya güvenilirlikleri hakkında dosyada hiçbir bilgi bulunmadığına, ihbarcı ile kurulan irtibatın kolluk görevlilerince tutanağa bağlanmadığına, sanığın uyuşturucuların kendisine ait olmadığı ve aracı ödünç aldığı ...'in uyuşturucu maddelerin gerçek sahibi olabileceğine dair beyanının mahkemece değerlendirilmediğine, suça konu maddenin kullanım miktarı sınırının belirlenmesi yönünden bir uzman raporu gerektiğine ancak mahkemece alınmadığına, aksi kabulde dahi suçunu ortaya çıkaran sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve hükmün yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, hakkında uyuşturucu madde ticareti yaptığı yönünde birden fazla ihbar bulunan sanığın suç tarihinde bulunduğu araç içerisinde ele geçirilen uyuşturucuların atılı suç kapsamında bulundurulduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanığın bulunduğu araç içerisinde yapılan aramanın usul ve kanuna uygun olduğu ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla; suç tarihinde uyuşturucu madde sattığı yönünde birden fazla ihbar bulunan ve fiziki takipte suça konu uyuşturucu maddelerin bulunduğu araca binen sanığın araç içerisinde kasık bölgesinden bir poşet çıkarttığı ve suça konu uyuşturucuların bulunduğu poşetin yakalama sırasında koltuk üzerinde ele geçirildiği olayda; ihbar içerikleri, ihbarla uyumlu olacak şekilde ele geçen 10 parça halindeki sentetik ... türü uyuşturucu emdirilmiş peçete kağıdı parçalarının kişisel kullanım miktarının üzerinde olması, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 27.01.2025 tarihli ve 2025/456 Esas, 2025/327 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/3497, K. 2026/6663, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-3497-e-2026-6663-k-b0240331e28d