Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/10836 E. 2026/4089 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/10836
- Karar No
- 2026/4089
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/255 Esas, 2025/103 Karar SUÇ : Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı 1. Çanakkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2022/397 Esas, 2022/426 Karar sayılı kararı ile sanığın halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216/3, 62/1. maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi tayinine karar verilmiştir. Karara, sanık müdafii tarafından itiraz edilmiştir. 2. Çanakkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.02.2023 tarihli ve 2022/421 Esas, 2023/129 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. Karara karşı Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.01.2025 tarihli ve 2023/255 Esas, 2025/103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir. Akabinde; sanığın halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 216/3, 218, 62, 50/1-a, 52/2-3-4. maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve adli para cezasının 6 eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, ifade özgürlüğü kapsamında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın, YouTube isimli sosyal medya platformunda herkese açık şekilde paylaştığı videoda; 00:00:11–00:00:19 zaman aralığında, “Tecavüzün karşılığı yok İslam'da. Henüz adet görmemiş küçücük bir kız çocuğundan, bırak evlenmeyi, nasıl boşanılacağını anlatıyor sana.”; 00:00:19–00:00:48 zaman aralığında, “Bu tavaflar çıplak yapılıyor muydu? Evet. Oradaki Hacerül Esved dedikleri taş, sine-i rahim, ana tanrıça, yani Allah putunun sembolü müdür? Vajina şeklinde bir muhafaza içerisinde midir? Neden vajinayı öpüyorsunuz? Neden şeytanı taşlıyorsunuz ki? Orada taşladığınız şeytanın kendisi değil, ***sidir. Bunu elli kere söyledik. Ahzab 37’de evlatlığının karısına çök demeyi biliyor. 50’de bunu helal kıldık dediği karı listesi vermeyi biliyor. 53’te misafirlerini kovmayı biliyor. Kardeşim, bunu mu bilmiyor?”; 00:00:48–00:00:54 zaman aralığında, “Gerçek İslam IŞİD’dir, Boko Haram’dır, El Kaide’dir, Taliban’dır.”; 00:00:54–00:01:03 zaman aralığında, “Bugün Bizans mimarisinden Arap camileri, minareleri; o kubbe kadın göğsünü, minare ise ***yı sembolize eder.”; 00:01:03–00:01:24 zaman aralığında, “Henüz adet görmemiş olanlarla, diyor. Bir de peygamberin kızı Rukiye’yi Osman’a verdiği zaman Rukiye kaç yaşındaydı? Bakın, 11 yaşında bir kız çocuğunu o yaştaki bir insana kim verdi? Ayşe ile Muhammed evlendiği zaman Muhammed kaç yaşındaydı, Ayşe valideleri kaç yaşındaydı? Kimse bana ‘19 yaşındaydı, Arabistan sıcaktı, erken olgunlaşıyordu’ demesin.” şeklinde ifadelerde bulunduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların, toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmıştır. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce düzenlenen tespit tutanakları, suça konu YouTube video kaydı ile dosya kapsamındaki diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, yargılamaya konu edilen paylaşımın sanık tarafından gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. Mahkemelerin vicdani kanaatlerinin, dosya içerisindeki belge ve bilgilerle uyumlu ve kesin verilere dayandırıldığı; halkın büyük çoğunluğunun benimsediği İslam dininin en önemli değerlerinden biri olan Hz. Peygamber’e yönelik ayrıca ibadetlere dair aşağılayıcı nitelikteki paylaşımın kamu barışını bozmaya elverişli olduğu; sanığın eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır. Sanığın paylaşımlarının ağırlığı dikkate alındığında, söz konusu ifadelerin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.01.2025 tarihli ve 2023/255 Esas, 2025/103 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çanakkale 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde karar verildi.