Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2026/822 E. 2026/7509 K. – Güveni Kötüye
Konu: Güveni Kötüye Kullanma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/822
- Karar No
- 2026/7509
- Karar Tarihi
- Konu
- Güveni Kötüye Kullanma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/628 E., 2024/454 K. SUÇ : Güveni kötüye kullanma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2024 tarihli ve 2020/628 Esas, 2024/454 Karar sayılı kararı ile sanığın güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik, Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 26.12.2025 tarihli ve 2024/28994 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2026 tarihli ve KYB-2026/2394 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2026 tarihli ve KYB-2026/2394 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Güveni kötüye kullanma suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/1, 62... /2 maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 80.00 Türk Lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına dair Bursa (Kapatılan) 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 01.07.2014 tarihli ve 2013/740 esas, 2014/835 sayılı kararının Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 18.12.2017 tarihli ve 2017/28461 esas, 2017/27539 sayılı ilamı ile bozulmasını müteakip, yeniden yapılan yargılama sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 155/1, 62... /2 maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 80.00 Türk Lirası adli para cezaları cezalandırılmasına ilişkin Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2019 tarihli ve 2018/190 esas, 2019/769 sayılı kararının Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 22.10.2020 tarihli ve 2020/2024 esas, 2020/10484 sayılı ilamı ile bozulmasını takiben, basit yargılama usulü uygulanarak yeniden yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 155/1, 62/1, 52/2 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 251/3. maddeleri gereğince 3 ay 22 gün hapis ve 60,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına dair Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.04.2024 tarihli ve 2020/628 esas, 2024/454 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan güveni kötüye kullanma suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu ve suç tarihi olan 16.09.2011 tarihinden itibaren 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin karar tarihi itibariyle dolduğu gözetilmeden, sanık hakkında yüklenen suç yönünden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 155/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, güveni kötüye kullanma suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 2 53... . maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı, aynı Kanun’un 253/21. maddesi ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu ve durma süresi de dikkate alındığında, suç tarihinden hüküm tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. 3. 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2024 tarihli ve 2020/628 Esas, 2024/454 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeni sanığın cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.09.2026 tarihinde karar verildi.