Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/22092 E. 2026/8797 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/22092
Karar No
2026/8797
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2023 Esas, 2024/2099 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, sanık ... müdafinin temyiz isteminin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Afyonkarahisar 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.03.2024 tarihli ve 2023/483 Esas, 2024/150 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52/2, 52/4, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin süresinde ödenmediğinde bakiye kısmının tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrilebileceğinin sanığa ihtarına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Hükümlere karşı sanıklar ve müdafileri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.05.2024 tarihli, 2024/2023 Esas ve 2024/2099 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının incelenmesinde; sanıktan ele geçirilen uyuşturucu madde miktarı dikkate alındığında, sübuta eren eylemi nedeniyle temel cezanın alt hadden bir miktar uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetsiz görülmüş ise de, sanık aleyhine istinaf kanun yolu başvurusu bulunmadığından bu husus yeniden yargılama nedeni yapılmamıştır. Eleştirilen husus dışında kalan istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. Ancak, sanık ...'nun soyadı "..." olmasına rağmen hüküm fıkrasında sehven "..." olarak yazılmış olması kanuna aykırı bulunmuştur. Bu aykırılığın, 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a ve 303/1-c maddeleri uyarınca yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilmesi mümkün görüldüğünden, hükmün 1 numaralı bendinin birinci paragrafında yer alan "..." ibaresinin çıkarılarak yerine "..." ibaresinin yazılmasına ve bu suretle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede ise; sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, bu nedenle sanığın mahkûmiyetine değil, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle sanık hakkında kurulan hükmün kaldırılmasına karar verilmiş; söz konusu aykırılığın yeniden yargılama yapılmaksızın giderilmesinin mümkün olduğu anlaşıldığından, sanık ...'nın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçundan açılan kamu davasında, yüklenen suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir. Ayrıca, beraat eden sanığa, şahsi hürriyetinin sınırlandırılması sonucunu doğuran işlemler nedeniyle geçirdiği süre bakımından, 5271 sayılı Kanun'un 1 41... . maddeleri uyarınca, kararın kesinleştiğinin kendisine tebliğ edildiği veya kesinleşmeyi öğrendiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihinden itibaren bir yıl içerisinde ikametine en yakın Ağır Ceza Mahkemesinde tazminat davası açabileceğinin bildirilmesine karar verilmiştir. Hakkında beraat kararı verilen ve OCAS sistemi üzerinden görevlendirilen zorunlu müdafii ile temsil olunan sanık lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılmasına ve bu suretle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Kısa kararın açıklandığı oturuma katılan zabıt katibi ile gerekçeli kararı imzalayan zabıt katibinin farklı olmasının kanuna aykırı olduğuna, eksik araştırmayla hüküm kurulduğuna, ele geçen maddenin kullanım sınırlarında olduğuna, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62... . maddelerinin uygulanmamasının kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Hakkında beraat kararı verilen sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'nun Antalya ilinden temin ettiği sentetik ... emdirilmiş peçeteleri yanında bulundurarak Afyonkarahisar iline getirdiği, kolluk görevlilerinin müdahalesi sırasında kaçmaya çalıştığı ve kaçarken elindeki uyuşturucu maddeyi yere attığı iddiasına ilişkin olarak; 1. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede Sanık ... hakkındaki temyiz isteminin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu anlaşılmakla inceleme bu kapsamda yapılmıştır. Sanık ... yönünden yapılan incelemede, gerekçeleri Dairemizin 26.03.2026 tarihli ve 2026/9 Esas, 2026/4285 Karar sayılı kararı başta olmak üzere yerleşmiş içtihatlarında izah edildiği üzere, zorunlu müdafii lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka uygun olup bu husustaki sanık müdafinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede a) Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı belirlenmiştir. Sanığın yakalama sırasında kaçarken elindeki uyuşturucu maddeyi yere attığının kolluk görevlilerince görülmesi, atılan ve üst aramasında ele geçirilen maddelerin kriminal inceleme sonucu sentetik ... içerdiğinin belirlenmesi, cep telefonunda uyuşturucu ticaretine dair görüşmelerin bulunması ve tanık ....'nın anlatımları ile dosya kapsamına göre eylemin sanık ... tarafından gerçekleştirildiği sonucuna varılmıştır. Dosya kapsamına uygun gerekçelerle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62... . maddelerinin uygulanmaması isabetli bulunmuştur. Dairemizin 2025/4271 Esas, 2025/7407 Karar sayılı kararında izah edildiği üzere kısa kararı ve gerekçeleri kararı imzalayan zabıt katiplerinin farklı olması savunma hakkının ihlali kapsamında değerlendirilmemiş, sanık müdafinin bu husustaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Mahkemenin vicdani kanaatinin dosya içindeki belge ve bilgilerle, kriminal raporlarla uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ... müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda ve temel cezanın teşdiden belirlenmesi gerektiğine dair yöneltilen eleştiride aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. b) Hüküm fıkrasının mahsus bölümünde ödenmeyen adli para cezasının hapse "çevrileceği" ihtarı yerine "çevrilebileceğine" karar verilmesi, 5237 sayılı Kanun'un 52/4-son maddesi uyarınca hukuka aykırı görülmüş ise de; bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmişti

III. KARAR 1. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede Gerekçenin (1). bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.05.2024 tarihli ve 2024/2023 Esas, 2024/2099 Karar sayılı kararında sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğnameye uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede Gerekçenin (2). bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.05.2024 tarihli ve 2024/2023 Esas, 2024/2099 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesi hükmünün; mahsus bölümünden "hapis cezasına çevrilebileceğinin" ibaresinin çıkartılarak yerine "hapis cezasına çevrileceğinin" ibaresinin yazılması suretiyle Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Afyonkarahisar 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/22092, K. 2026/8797, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-22092-e-2026-8797-k-3c616eff3f99