Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/6239 E. 2025/4218 K. – İşkence

Konu: İşkence

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6239
Karar No
2025/4218
Karar Tarihi
Konu
İşkence

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2778 E., 2022/2100 K. SUÇ : İşkence HÜKÜMLER :İstinaf başvurusunun esastan reddi, düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Hükmedilen cezanın süresine göre, sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı 1.............. 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.06.2019 tarihli ve 2016/145 Esas, 2019/226 Karar sayılı kararıyla; sanıklar ...'ün, ...'in ve ...'in 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. Sanıklar ....................'un, ...'ın, ...'ın, ...'ın, ...'un, ...'ün, ...'in, ...'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 94/4. maddesi yollamasıyla 94/1,2-a, 62 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına, sanık ... hakkındaki cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2.... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2020/2095 Esas, 2020/1849 Karar sayılı kararıyla hükümlerin özetle "... CMK'nun 289/1-e maddesinde belirtilen ve hukuka kesin aykırılık hallerinden kabul edilen; '... duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yoklugunda duruşma yapılması' yolundaki amir hükme aykırı olacak şekilde yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,...Kabule göre de; Katılan ... hakkında TCK 94/2-a maddesi gereğince kendini savunamayacak durumda olup olmaması hususunda alınan...Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalınca düzenlenen 25/12/2017 tarih ve 2017/932 sayılı raporunda sonuç bölümünde '...Askerlik ve hiyerarşik düzenin bulunduğu ortamda kendisine yönelik gerçekleştirildiği iddia edilen kasten yaralama ve işkence suçları açısından ruhsal olarak kendini savunamayabileceğini...' şeklinde görüş bildirildiği, bir kısım sanık müdafiileri tarafından bu raporun hüküm vermek için yetersiz bulunduğu, adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğinin iddia edildiği, gerçekten raporda katılanın hafif zeka geriliği bulunduğu belirtilmesine rağmen zeka düzeyinin ya da IQ seviyesinin yazılmaması hususları nazara alındığında katılan hakkında adli tıp kurumuna sevk edilerek rapor alınmasının düşünülmemesi,..." şeklindeki gerekçelerle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir. 3. Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2022 tarihli ve 2020/277 Esas, 2022/285 Karar sayılı kararıyla; sanıklar ...'ün, ...'in ve ...'in 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir. Sanıklar ............'un, ...'ın, ...'ın, ...'ın, ...'un, ...'ün, ...'in, ...'nın 5237 sayılı Kanun'un 94/4. maddesi yollamasıyla 94/1,2-a, 62 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına; sanık ... hakkındaki cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/2778 Esas, 2022/2100 Karar sayılı kararı ile katılan vekilinin ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının kabulü ile "1136 sayılı Kanunu'nun 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, sanığın mahkumiyetine karar verildiği halde kendisini vekil ile temsil ettiren ... lehine vekalet ücretine hükmolunmayarak, Avukatlık Kanununa göre düzenlenen ücret tarifesine aykırı karar verilmesi, hukuka aykırı, istinaf başvurusunda bulunan katılan ... vekilinin bu yöndeki istinaf iddiaları yerinde ise de, bu aykırılık, 5271 sayılı Kanunun 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, İstinaf yoluna başvurulan hükme masraf bölümünden sonra gelmek üzere 'Katılan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 10.200 TL maktu ücreti vekaletin sanıklardan eşit olarak alınarak katılan ... verilmesine ibaresi eklenmek, suretiyle..' şeklindeki gerekçeyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi Sanıklar ...'ün, ...'in ve ...'in mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı suçun işlendiğine dair somut delil bulunmadığına, dosya içerisinde bulunan ve sanık lehine bulunan delillerin değerlendirme dışı bırakıldığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair katılanın beyanı dışında somut delil bulunmadığına, katılanın çelişkili beyanlarının hükme esas alınamayacağına, ani gelişen ve sürekliliği olmayan tek davranışların işkence suçu kapsamında değerlendirilemeyeceğine ilişkindir. 4. Sanıklar ... ve ... Müdafinin Temyiz İstemi İşkence suçunun unsurlarının oluşmadığına ve sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 232. maddesinde düzenlenen "kötü muamele" suçunu oluşturduğuna ilişkindir. 5. Sanık ...'nın Temyiz İstemi "Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 6. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın atılı suçu işlemediği anlaşıldığından beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 7. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Şüphe nedenli beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 8. Sanık ... Müdafinin Temyiz İstemi Sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına ilişkindir. 9. Sanık Turan Göçer Müdafinin Temyiz İstemi Suçun işlendiğine dair yeterli delil bulunmadığına ve şüphe nedenli beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, katılan ...'ın er olarak askerlik görevini yaptığı süreçte sanıkların katılanı sistematik olarak dövdükleri, katılanı kalorifer peteğine, ranzaya kelepçelettikleri, berber koltuğuna bağlayarak sabaha kadar bu şekilde beklettikleri iddiasına ilişkin olarak yapılan yargılamada; 1.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerinin esastan reddine yönelik katılan ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanıkların üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanıklar lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılarak, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ............., ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinin düzeltilerek esastan reddine yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tanık beyanların................. Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün 28.04.2015 tarihli raporuna ve 12.11.2011 tarihinde düzenlenen geçici adli rapor içeriğine, katılanın mental durumuna dair .............Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan alınan 11.06.2021 tarihli raporuna, aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunan ve sanıklara iftira atmasını gerektiren bir sebep bulunmayan katılanın beyanlarına göre eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı gibi vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı tespit edilmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 94. maddesi “(1) Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur....(2) Suçun; a) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı,...İşlenmesi halinde, sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur..." şeklinde olup madde gerekçesi "...Madde metninde işkence suçu tanımlanmıştır. Türkiye, taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerde işkencenin yasak olduğunu kabul ederek, işkencenin önlenmesiyle ilgili gerekli tedbirleri alma konusunda taahhüt altına girmiştir. Türkiye’nin üyesi olduğu Birleşmiş Milletler Genel Kurulunca 10 Aralık 1948 tarihinde ilan edilen 'İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 5 inci maddesine göre; «Hiç kimse işkenceye, zalimane, gayriinsani, haysiyet kırıcı cezalara veya muamelelere tâbi tutulamaz.»Bu uluslararası metinlerden 4 Kasım 1950 tarihli 'İnsan Hakları ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme'nin 3 üncü maddesine göre; «Hiç kimse işkenceye, zalimane, gayriinsani yahut haysiyet kırıcı ceza veya muameleye tâbi tutulamaz.» 10 Şubat 1984 tarihli “İşkenceye ve Diğer Zalimane, Gayriinsani veya Küçültücü Muamele veya Cezaya Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi”nin 1 inci maddesinde işkence kavramı tanımlanmış ve kapsamı belirlenmiştir. Buna göre; 'İşkence' terimi, bir şahsa veya bir üçüncü şahsa, bu şahsın veya üçüncü şahsın işlediği veya işlediğinden şüphe edilen bir fiil sebebiyle, cezalandırmak amacıyla, bilgi veya itiraf elde etmek için veya ayırım gözeten herhangi bir sebep dolayısıyla bir kamu görevlisinin veya bu sıfatla hareket eden bir başka şahsın teşviki veya rızası veya muvafakatıyla uygulanan fiziki veya manevî ağır acı veya ızdırap veren bir fiil anlamına gelir. Bu yalnızca yasal müeyyidelerin uygulanmasından doğan, tabiatında olan veya arızi olarak husule gelen acı ve ızdırabı içermez.» (f. 1) «Bu madde, konu hakkında daha geniş uygulama hükümleri ihtiva eden herhangi uluslararası bir belge veya millî mevzuata halel getirmez.» (f. 2)" şeklinde açıklanmak suretiyle kamu görevlisinin söz konusu davranışlarının ancak belli bir süreç içerisinde sistematik olarak gerçekleştirilmesi hâlinde işkence suçunun oluşacağı belirtilmiştir. Bu itibarla; somut olay değerlendirildiğinde; bir kısım tanıkların katılanın aşamalarda değişmeyen ve doktor raporuyla uyumlu iddialarında belirttiği şiddet olayını doğruladıkları, katılanın aşamalarda alınan tutarlı beyanlarında kendisine şiddet uygulayanların isimlerini verdiği; katılanın sanıklara suç yüklemesini gerektirir somut bir sebebin olmadığı hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanıkların görev alanı dışına çıkarak, disiplin yetkilerini ve yetki sınırlarını aşarak bir aydan uzun süreyle aralıklı zamanlarda sistematik ve sürekli şekilde katılanı kelepçeleme, birçok kez darp etme, iple berber koltuğuna bağlama, bu esnada darp etme, berber koltuğunda bağlı bir şekilde akşamdan sabaha kadar bekletme, birçok kez kalorifer borusuna kelepçeleme şeklinde gerçekleştirdikleri eylemleri Kanun'un da yer verilen "Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışlar" olarak değerlendirilmiştir. Bu itibarla; sanıkların eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2022/2778 Esas, 2022/2100 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çanakkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/6239, K. 2025/4218, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2022-6239-e-2025-4218-k-29890c7ceb08