Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/17012 E. 2024/6408 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17012
- Karar No
- 2024/6408
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1073 E., 2020/683 K. SUÇ : Beden bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.03.2016 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında beden bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 229 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır. 2. İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.12.2017 tarihli kararı ile sanık hakkında beden bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun' un 229 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri, uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen cezanın ertelenmesine karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekilinin istinaf itirazları üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 09.07.2020 tarihli ve 2020/1073 Esas, 2020/683 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, beden bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanma suçundan İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet kararının kaldırılarak, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan kurum vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, re'sen tespit edilecek nedenlerle hakkaniyete aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Mağdur ... vekilinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, re'sen dikkate alınacak hususlarla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, mağdur ...' nin annesi olan sanığın, suç tarihinde beden bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan çocuğunu dilencilikte araç olarak kullandığı iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince; sanığın, 18 yaşından küçük mağdur çocuğunu dilencilikte araç olarak kullandığı sabit kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemede; "...Fatih İlçesi İskenderpaşa Mahallesi Ragıpbey sokakta dilencilik yaparak çevreden para isteyen mağdur ... Baş'ın yakalanarak 03/02/2016 tarihli tutanağın düzenlendiği, sanığın aşamalardaki savunmalarında mağduru dilendirmediğini anlattığı,mağdurun dilendiği esnada da mağdura yönelik bir gözetiminin bulunduğu yönünde bir tespit bulunmadığı ve mağdurun yaşı itibariyle ebeveynlerinin sözü dışında hareket edebileceği anlaşılmakla, tutanak mümzilerinin dinlenmesinin dosyaya herhangi bir katkı sağlamayacağı sonucuna varılarak sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,..." kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle sanık hakkında beden bakımından kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmü kaldırılarak beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde "hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine'' duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince dosya üzerinden verilen beraat kararında usul ve yasaya aykırılık olmadığından Tebliğnamenin bu yöndeki bozma görüşüne iştirak olunmamıştır. Dava dosyası içeriği, sanığın savunmaları, olayın kolluğa intikal şekli, mağdur hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporu ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliyesi Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan kurum vekilinin, kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, re'sen tespit edilecek nedenlerle hakkaniyete aykırı kararın bozulması gerektiğine, mağdur ... vekilinin, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna, re'sen dikkate alınacak hususlarla kararın bozulması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 09.07.2020 tarihli ve 2020/1073 Esas, 2020/683 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili ve mağdur ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2024 tarihinde karar verildi.