Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/680 E. 2026/1236 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/680
- Karar No
- 2026/1236
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1066 E., 2025/1294 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/167 E., 2025/96 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Köyü, ...Mevki, 1 06... parsel sayılı taşınmazın 1/4 hissesinin maliki olduğunu, taşınmazın paydaşlarından ... ......'un hissesini 09.02.2023 tarihinde davalıya 25.000,00 TL bedel karşılığında sattığını, bu satış işleminden dolayı müvekkilinin ön alım hakkının doğduğunu, söz konusu taşınmaz üzerinde fiili taksimin bulunmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalıya ait olan payının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davalının hissesini herhangi bir ön alım davası açıldığından haberi olmaksızın 15.03.2023 tarihinde devraldığını, dava konusu taşınmaz üzerinde fiili taksimin söz konusu olduğunu, taşınmazın ortadan ikiye bahçe duvarı ile bölünmüş, sol kısımda davalı ...'un kullanımındaki evin olduğunu, taşınmazın diğer yarısında 2 katlı bir ev ve bahçesinin bulunduğunu, üst katında payını devreden ... .......'un yaşadığını, alt katında ise ...'ın annesi ............ 'un 2006 yılından bu yana yaşadığını, yaklaşık 1 yıl önce .........un bu taşınmazdan çıktığını ve kızı davacının yanına taşınmış ise de bu evde hâla kendi eşyalarının durduğunu ve anahtarının da davacıda bulunduğunu, bu evin 2006 yılında murisin ölümünden bu yana davacı ... kullanımında ve yönetiminde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 16.03.2025 tarihli bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak ifade edildiği üzere, parsel içerisinde yer alan tek katlı yapılar ile 2 katlı yapının bulunduğu alanın fiziki olarak tuğla duvar ile birbirinden ayrıldığı, 2 katlı yapıda bulunan zemin kattaki bağımsız bölüm ile 1. kattak i bağımsız bölümün girişlerinin ayrı olduğu, 1. kattaki bağımsız bölüme dışarıdan merdiven ile girişin sağlandığı tespit edilmiş olup buna göre de davalı tarafın fiili taksim iddiasının sübut bulduğu kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; fiili taksimin hukuken geçerli şekilde ispatlanmadığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinin yanlış ve genişletici yorumlandığını, dosyadaki fen bilirkişisi, inşaat mühendisi ve gayrimenkul değerleme uzmanı raporları arasında kullanım alanları, yapıların paylara özgülenmesi, değer tespitleri konularında açıkça çelişki bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 732. maddesi uyarınca ön alım hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.