İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/831 E. 2026/313 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/831
- Karar No
- 2026/313
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/831 Esas - 2026/313 T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/831 Esas KARAR NO : 2026/313
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 14/12/2023
BİRLEŞEN ... 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/869 ESAS 2024/327 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 28/12/2023 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 K. YAZIM TARİHİ : 20/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada davacı... vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında 04.01.2022 tarihli nakliye sözleşmesi imzalandığını, buna göre davalı şirketin "...Geri Dönüşüm İşletme Müdürlüğü I Bölgesi Hurda Malzeme Nakliye Hizmeti Alımına Ait Sözleşme" kapsamında, I Bölgesine bağlı (İzmir, Manisa, Aydın, Muğla, Çanakkale, Balıkesir) ili ve bağlı ilçelerindeki depolardan 7330 ve 3284 sayılı kanun hükümleri kapsamında alınacak muhtelif cins 60.000 ton hurda malzemenin, ...Aliağa Geri Dönüşüm Müdürlüğüne 01.01.2023-31.12.2023 tarihleri arasında nakliyesi hizmetini yüklenici sıfatıyla üstlendiğini, sözleşmenin ifası sırasında 21.02.20222 tarihinde davalı şirket çalışanı tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülen Hırsızlığa teşebbüs fiili gerekçesiyle sözleşmenin feshedildiğini, teminatların irat kaydedildiğini, davacı kurumun teminatların güncelenmesi nedeni ile ve davalı hakedişlerinin irat kaydı sonrasında bakiye 245.176,87 TL asıl alacak ve 2.515,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 247.692,45 TL alacağın tahsili için başlattığı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından ileri sürülen fesih gerekçesi ile 41.750.000 TL sözleşme bedelli sözleşmenin feshedilmesi, teminatların gelir kaydedilmesi taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine, hukuka ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, taahhüdünü yerine getiren ve getirmeye hazır olan bir yükleniciye yaptırım uygulanmakta ısrar edilmesi yahut olayın özellikleri, sözleşmeler hukukuna ve sorumluluğa ilişkin evrensel kabul görmüş genel ilke ve prensipler gözetilmeksizin fesih kararı alınmasının hukuka, hakkaniyete ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğu gibi, kamu yararına da aykırı olduğunu, davacının her ne kadar dava dilekçesinde açıkça dillendirmekten dahi imtina etmiş olsa da, 14.09.2023 tarihli fesih gerekçesine ilişkin yazısında adam çalıştıranın sorumluluğuna ilişkin mevzuat hükümlerine atıf yapmış olduğunu, olayın izah olunan özellikleri karşısında sözleşmenin feshi sorumluluk hukukunun temel ilke ve kabullerine de aykırı olduğunu, davacı yanın olay nedeniyle herhangi bir zararı bulunmadığının ihtilafsız olduğunu, 21.02.2023 tarihli hırsızlık olayının tek gerçek mağduru müvekkil şirkett olduğunu, fesih kararının taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine dahi aykırı, haksız ve ölçüsüz olduğunu, somut olayda müvekkili şirketin sorumluluğuna neden olabilecek bir zarar bulunmadığını, incelenen uyuşmazlıkta olayın faillerinin suçüstü yakalandığını, davacı yanın herhangi bir zarara da uğramadığını, idarenin herhangi bir zararı olmadığı gibi, taraflar arasındaki sözleşme düzenlemelerine göre malzemelerde eksik ve ziyan olması hali dahi sözleşmenin feshine imkân vermediğini, öte yandan, olayın izah olunan mahiyeti ve sözde fesih gerekçesi olarak gösterilen 21.01.2022 tarihli olaydan sonra, 15 ay boyunca sözleşmenin ifasına devam edildiği gözetildiğinde aynı olayın mesnet kılınarak 26.05.2023 tarihinde sözleşmenin feshedilmesinin dürüstlük kuralları ile de bağdaşmadığını, feshe gerekçe olarak gösterilen olay tarihinden uzunca bir süre geçtikten sonra yapılan feshin haklı bir fesih olduğunun kabulünün hukuken mümkün olmadığını, idari yargı mercii tarafından yapılan yargılamada dosyaya celp olunan işlem dosyası ile de sözleşmenin “şirket uygulamalarında yeknesaklık sağlanması yönündeki sözlü talimat” üzerine haksız ve keyfi biçimde feshedildiğinin açıkça ortaya çıktığını, açıkça ortaya çıktığını belirterek davanın reddini dilemiştir. Birleşen ... 14 Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/869 Esas sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... ...Ltd.Şti, davalının... olduğunu, yüklenici şirket tarafından açılan dava ile sözleşmenin feshinin haksız olduğu gerekçesiyle, 18.01.2024 uyap havale tarihli kuruşlandırma dilekçesi ile; 23.05.2023 tarihinde nakde çevrilerek gelir kaydedilen 2.505.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubu tutarının şimdilik 1.000.000, 000 TL sinin, güncelleme farkı borcu adı altında tahakkuk ettirilen 2.982.782, 40 TL nin tahsili için haksız ve hukuka aykırı şekilde 07.09.2023 tarihli yazı ile gelir kaydedilen 2.337.605,53 TL hakediş alacağından, şimdilik 300.000 TL sinin, Nakde çevrilerek gelir kaydedilen 400.000 TL malzeme karşılığı teminat mektubunun şimdilik 200.000 TL sinin olmak üzere toplam 1.500.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen dava dosyasında davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu sözleşmeye konu taşınması istenen alüminyum sandık ve bakır kablo hurdalarının yüklenici firma çalışanı / yetkilisi ... .... ... isimli şahıslar tarafından piyasadaki hurdacıya satarken polis tarafından suçüstü yakalandıklarını, bu nedenle yüklenicinin sözleşmeye aykırılık teşkil eden ve 4735 sayılı Kanun kapsamında "yasak fiil ve davranış" kapsamında gerçekleştirildiğini, bu suretle kurumlarınca yapılan idari tahkikat neticesinde sözleşmenin feshi müeyyidesinin uygulanmasına dayanak teşkil ettiğini, davacının sözleşmenin feshedilmesine kendi kusurunun neden olduğunu, sözleşmenin feshine ilişkin düzenlemeler gereğince kesin ve ek kesin teminatların alındığı tarihten gelir kaydedildiği tarihe kadar aylık toptan eşya fiyat endeksine göre güncellenmek suretiyle gelir kaydedilmesi gerektiğinden idarece bu doğrultuda işlem tesis edildiğini belirterek davanın reddine dilemiştir. DELİLLER: -... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2023/223589 Esas sayılı dosyası -...Geri Dönüşüm İşletme Müdürlüğü I Bölgesi Hurda Malzeme Nakliye Hizmeti Alımına Ait Sözleşme -Balıkesir 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2022/656 Esas sayılı dosyası -Bilirkişi rapor ve ek raporları DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl dava itirazın iptali istemine ilişkin olup, birleşen dava ise alacak talebine ilişkindir. Asıl davada davacı... vekilince açılan dava ile ; davacı ile davalı şirket arasında 04.01.2022 tarihli nakliye sözleşmesi imzalandığı, buna göre davalı şirketin "...Geri Dönüşüm İşletme Müdürlüğü I Bölgesi Hurda Malzeme Nakliye Hizmeti Alımına Ait Sözleşme" kapsamında, I Bölgesine bağlı (İzmir, Manisa, Aydın, Muğla, Çanakkale, Balıkesir) ili ve bağlı ilçelerindeki depolardan 7330 ve 3284 sayılı kanun hükümleri kapsamında alınacak muhtelif cins 60.000 ton hurda malzemenin, ...Aliağa Geri Dönüşüm Müdürlüğüne 01.01.2023-31.12.2023 tarihleri arasında nakliyesi hizmetini yüklenici sıfatıyla üstlendiği, sözleşmenin ifası sırasında 21.02.20222 tarihinde davalı şirket çalışanı tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülen Hırsızlığa teşebbüs fiili gerekçesiyle sözleşmenin feshedildiği, teminatların irat kaydedildiği, davacı kurumun teminatların güncelenmesi nedeni ile ve davalı hakedişlerinin irat kaydı sonrasında bakiye 245.176,87 TL asıl alacak ve 2.515,58 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 247.692,45 TL alacağın tahsili için başlattığı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek eldeki itirazın iptali davasını açtığı, Birleşen ... 14 ATM 2023/869 Esas sayılı dava dosyasında davacı ... ...Ltd.Şti vekilince açılan dava ile; davalı... tarafından gerçekleştirilen sözleşmenin feshi işleminin haksız olduğu ileri sürülerek 18.01.2024 uyap havale tarihli kuruşlandırma dilekçesi ile; 23.05.2023 tarihinde nakde çevrilerek gelir kaydedilen 2.505.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubu tutarının şimdilik 1.000.000,00 TL sinin, güncelleme farkı borcu adı altında tahakkuk ettirilen 2.982.782, 40 TL nin tahsili için haksız ve hukuka aykırı şekilde 07.09.2023 tarihli yazı ile gelir kaydedilen 2.337.605,53 TL hakediş alacağından, şimdilik 300.000 TL'sinin, nakde çevrilerek gelir kaydedilen 400.000 TL malzeme karşılığı teminat mektubunun şimdilik 200.000 TL sinin olmak üzere toplam 1.500.000,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ettiği yargılama esnasında sunulan 13.03.2026 tarihli ıslah dilekçesi ile bu kez, 23.05.2023 tarihinde nakde çevrilerek gelir kaydedilen kesin teminat mektubu tutarı için başlangıçta talep edilen 1.000.000, 000 TL'nin 2. 505.000,00 TL olarak, Güncelleme farkı borcu adı altında 07.09.2023 tarihli yazı ile gelir kaydedilen tutar yönünden başlangıçta talep edilen 300.000 TL'nin 2.337.605,53 TL olarak, Nakde çevrilerek gelir kaydedilen malzeme karşılığı teminat mektubu tutarı için başlangıçta talep edilen 200.000 TL'nin ise 400.000 TL olarak ıslah edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, 1'nci bilirkişi heyetinden 27.11.2024 tarihli kök ve itirazlar üzerine 29.04.2025 tarihli 1.ek ve 29.08.2025 tarihli 2.ek rapor alınmış ise de anılan kök ve ek raporlarda yalnızca taraf ticari defterleri yer alan kayıtların rapora dercedilmekle yetinildiği buna göre kök ve ek raporların hüküm kurmaya elverişli olmadıkları anlaşılmakla mahkememizce 2'nci bilirkişi heyetinden rapor alınmış, 05.03.2025 tarihli rapor içeriği dosya kapsamına ve denetime elverişli olmakla hükmün tesisinde esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamına göre; Asıl dava dosyası bakımından yapılan değerlendirmede; Davacı... ile davalı şirket arasında 04.01.2022 tarihli nakliye sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin konusunun, hurda malzemelerin depolardan alınarak ...Aliağa Geri Dönüşüm Müdürlüğüne nakliyesine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 04.01.2022 tarihli olup, 10.01.2022-31.12.2023 tarih aralığını kapsadığı, davaya ve fesih işlemine konu hırsızlığa teşebbüs eyleminin 21.02.2022 tarihinde işlendiği, 21.02.2022 tarihinde, davalı taşımacının şirketinin çalışanları tarafından hurda malzemelerinin satılmasına yönelik bir hırsızlık fiilinin işlendiği, söz konusu malzemelerin eksiksiz şekilde davacı kuruma iade edildiği, hırsızlık suçuna ilişkin iddianamenin 03.07.2022 tarihinde düzenlenmiş olduğu, müşteki olarak davacı... ve davalı ......Ltd.Şti'nin iddianamede yer aldığı, davacı... tarafından 26.05.2023 tarihli ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğinin davalı tarafa bildirildiği anlaşılmıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı, hukuk düzeninin temel taşlarından biri olup, bu kavramlar, sözleşme ilişkilerinde tarafların birbirlerine karşı dürüst, güvenilir ve hakkaniyete uygun davranmalarını zorunlu kılmaktadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzenince korunmayacağı yasal düzenleme ile güvence altına alınmış olup, şeklen hukuka uygun görünen bir hakkın, dürüstlük kuralına aykırı şekilde amacı dışında kullanılmaması gerekmektedir. Buna göre herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bu husus yalnızca sözleşmenin kurulması aşamasında değil sözleşmenin yorumlanması ve ifası aşamalarında dikkate alınacak olup, buna göre sözleşmenin taraflarının sözleşmenin kurulması ve ifası ile sona ermesi aşamalarında makul ve dürüst bir kişi olarak davranmaları zorunludur. Dürüstlük kuralı kapsamında değerlendirilecek bir diğer husus ise öğretide ve yerleşik yargısal uygulamalarda anlamını bulan Çelişkili Davranış Yasağı (Venire Contra Factum Proprium) olarak ifade edilen durumdur. Buna göre bir kişinin kendi davranışlarıyla karşı tarafta haklı bir güven yarattıktan sonra, bu güvene aykırı ve çelişkili davranarak onu zarara uğratması halinin dürüstlük kuralına aykırı olacağı belirtilmektedir. Sözleşmenin taraflarından birinin sözleşme ilişkisinde karşı tarafa "bu hakkımı kullanmayacağım" izlenimi verip, daha sonra bu hakkını kullanması halinde bahsedilen durum ortaya çıkacaktır. Buna göre karşı tarafta bir güven oluşturduktan sonra davranış değiştirerek karşı tarafın hukuken elverişsiz duruma sokulmasını hukuk düzeninin korumayacağı, bir hakkın doğduğu anda veya doğumundan kısa bir süre kullanılması kural olarak zorunlu olmamakla birlikte hakkın doğmasından uzun süre geçtikten sonra bir hakkın kullanılmasının sözleşmenin diğer tarafından uyandırılan güvene aykırı bir davranış kabul edileceği, karşı tarafta hakkın kullanılmayacağı yönünde güven oluşturulduktan sonra davranışı değiştirmek ya da yeni ama öncekinden tamamen farklı bir davranışta bulunmanın hukuk düzeni tarafından korunmayacağı, başka bir deyişle hak sahibi daha önceki davranışı ile bir hakkını kullanmayacağını açıklamışsa veyahut davranışlarından dürüstlük kuralına göre bu sonuç çıkartılabiliniyorsa sonrasında sonrasında bu davranışı ile çelişecek şekilde hakkını kullanırsa, hakkın kötüye kullanımının söz konusu olacağı yerleşik yargısal içtihatların gereğidir. Az yukarıda ifade edilen yasal düzenlemeler ışığında gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde; Asıl davada taraflar arasında imzalanan sözleşme kamuya ait hurda malzemelerin taşınmasını konu alan, Karayolu Taşımacılığı (nakliye) hizmet sözleşmesi niteliğinde bir sözleşme olup, sözleşme içeriği nazara alındığında, sözleşmenin ani edimli bir sözleşme niteliğinde bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 04.01.2022 tarihli olup, 10.01.2022-31.12.2023 tarih aralığını kapsadığı, davaya ve fesih işlemine konu hırsızlığa teşebbüs eyleminin 21.02.2022 tarihinde işlendiği, akabinde sözleşme süresi içerisinde taşıma faaliyetinin kesintisiz olarak devam ettiği, bu şekilde davacı... tarafından sözleşmeden doğan fesih hakkının kullanılmayıp, sözleşmenin devam edeceği noktasında davalı tarafta bir güven oluşturulduğu, olayın gerçekleşmesinden 1 yılı aşkın süre geçtikten sonra davacı... tarafından 26.05.2023 tarihinde davalıya gönderilen ihtarname ile bu kez sözleşmenin hırsızlık suçu gerekçe gösterilmek suretiyle feshedildiği buna göre davacı tarafça sözleşmenin feshi işleminin hukuka uygun bulunmadığı kanaatine varılmış ve davacı...'nin takip tarihi itibariyle bir alacağının bulunmadığı kanaatine varılarak asıl davanın reddine dair karar vermek gerekmiştir. Bir an için davacının gerçekleşen hırsızlık suçuna vakıfiyetinin bulunmadığı ve/veya kurum içi karar alma süreçlerinin uzadığı bu nedenle sözleşmenin feshinin geciktiği düşünülse de, davacının soruşturma dosyasında ve kovuşturma aşamasında tüm aşamalarda müşteki /müdahil olarak yer aldığı, yine dosya kapsamına göre makul sayılmayacak bir süre geçtikten sonra sözleşmenin feshedildiği anlaşılmakla sözleşmenin feshi işleminin haksız olduğu kanaatine varılmıştır. Birleşen dava dosyası bakımından yapılan değerlendirmede; Asıl dava dosyasına ait gerekçe kısmında ifade edildiği üzere davalı... tarafından gerçekleştirilen fesih işleminin haksız olduğu buna göre sözleşmenin feshi nedeni ile davalı... tarafından davacı hakedişlerinden gerçekleştirilen kesinti, teminat tutarlarının nakte çevrilmesi, teminat mektuplarının nakte çevrilmesi işlemlerinin hukuka aykırı olup davacıya iade edilmesi/ödenmesi gerektiği kanaatine varılmış, 2'nci bilirkişi heyetince taraf defterleri incelenmek suretiyle düzenlenen 05.03.2025 tarihli rapor içeriğinde belirtilen tespitler ve hesaplamalar doğrultusunda, kesin teminat mektubunun nakde çevrilerek gelir kaydedilmesi talebi bakımından; 2.505.000.00 TL'nin, hakedişten güncelleme farkı olarak yapılan kesinti talebi bakımından 2.337.605,53 TL'nin, malzeme teminat mektubunun nakde çevrilerek gelir kaydedilmesi talebi bakımından 400.000,00 TL'nin, haksız kesinti tarihlerinden itibaren işletilecek avans faizi ile (tarafların sıfatı nazara alınarak) davalı...'den tahsiline dair karar vermek gerekmiştir. Davalı... vekilince ; sözleşmenin feshi işleminin geçerli olduğu, davacı tarafından ihaleden yasaklama kararına karşı idari mahkemede açılan davanın reddine karar verildiği bu şekilde fesih işleminin haklı olduğunun tespit edildiği savunulmuş ise de, idari yargı yerinde görülerek karara bağlanan ... Bölge İdare Mahkemesi 7.İdari Dava Dairesine ait 2024/2968 Esas ve 2025/221 Karar sayılı karara konu hususun idari işlem niteliğindeki ihaleden yasaklanma kararına ilişkin olduğu, eldeki dava dosyasında ise taraflar tacir olup, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümleri doğrultusunda gerçekleştirilen fesih işleminin haklı olup olmadığına ilişkin olduğu bu anlamda davalı... vekilinin savunmasına hukuki değer atfedilemeyeceği anlaşılmış ve birleşen davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hükmün tesisi yoluna gidilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl Davanın REDDİNE, Davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE, a-Harçlar Kanunu 22 maddesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 4.229,97 TL harcı düşümü ile eksik alınan 3.497,97 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, b-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, c-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, d-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/a-14.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, e-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
2-Birleşen ... 14.ATM 2023/869 Esas sayılı dava dosyasında davanın kabulüne, a-Kesin teminat mektubunun nakde çevrilerek gelir kaydedilmesi talebi bakımından ; 2.505.000.00 TL'nin 23.05.2023 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine b-Hakedişten güncelleme farkı olarak yapılan kesinti talebi bakımından 2.337.605,53 TL'nin 07.09.2023 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline, davacıya verilmesine, c- Malzeme teminat mektubunun nakde çevrilerek gelir kaydedilmesi talebi bakımından 400.000,00 TL'nin 04.09.2023 nakde çevirme tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline davacıya verilmesine, d-Alınması gereken 255.657,38 TL harçtan peşin alınan 25.616,25 TL harç ile 63.914,35 TL ıslah harcının düşümü ile eksik kalan 166.126,78 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, e-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvuru harcı, 25.616,25 TL peşin harç ile 63.915,35 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 89.800,45 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, f-Davacı tarafından sarfedilen 26.120,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine g-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 525.686,61 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, h-6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/a-14.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, ı-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/04/2026