Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4034 E. 2026/1228 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4034
Karar No
2026/1228
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3029 E., 2025/1660 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/208 E., 2023/200 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 635 43... parsel sayılı taşınmazda 526/5000 hissede hissedar olduğunu, davalının dava dışı paydaşlardan 57/5000 hisseyi 18.04.2022 tarihinde satın aldığını, bu satışın tarafına noter aracılığıyla bildirilmediğini, satıştan tesadüfen haberdar olduğunu, satış senedi görülmediğinden tarafınca gerçek satış bedelinin ne olduğunun bilinmemekle birlikte şimdilik sembolik olarak 1.000,00 TL değer gösterildiğini belirterek; 635 43... parselde ... adına kayıtlı hissenin ön alım hakkı nedeniyle tapusunun iptaliyle müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 29.04.2022 tarihli beyan dilekçesinde; taraflarına 22.04.2022 tarihli gönderilen ihtarnamede taşınmazda satılan hissenin 335.000,00 TL bedelle satıldığının belirtildiğini, davalı tarafın müvekkilinin şufa hakkını kullanmasının önüne geçebilmek adına muvazaalı olarak tapuda satış bedelini yüksek gösterdiğini, bu hususta tanık bildirip tanık ifadeleri ile ispatlayacaklarını, davalı adına kayıtlı hissenin muvazaa iddiası gözetilerek tapu iptali ve tescilini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; fiili taksim bulunduğunu, taşınmazın gerçek satış değerinin 335.000,00 TL olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fiili taksim savunmasının ispatlanamadığı, davacının bedelde muvazaa iddiaısna yönelik yapılan savunma karşısında dinlenen tanığın taşınmazın değeri konusunda çelişkili beyanlarının bulunduğu, bilirkişi raporunda taşınmazın satış tarihi itibariyle değerinin 174.000,00 TL olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 635 43... parsel sayılı taşınmazın davalı ... ........adına olan 57/5000 payının tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, karar kesinleştiğinde ve talep halinde mahkememiz veznesine depo edilen 174.000,00 TL şufa bedelinin ve 6.700,00 TL satış masrafının davalıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dosya kapsamına göre muvazaa iddiasını ispatlayamadığı, ön inceleme tarihi olan 18.07.2022 tarihinden bilirkişi incelemesi yapılan tarihe kadar nemalandırılması halinde ulaşacağı değerin belirlenmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ön alım bedelinin mevduat olarak nemalandırılması durumunda 997.524,96 TL'ye ulaşacağının belirtildiği ve bu bedelin depo edilen bedelden mahsubu ile geri kalan kısmın depo edildiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne, 635 43... parsel sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 57/5000 payın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, karar kesinleştiğinde ve talep hâlinde ön alım bedeli olarak 15.02.2023 tarihinde mahkeme veznesine depo edilen ve 27.05.2025 tarihinde ...Şubesinde açılan vadeli hesaba aktarılan 180.700,00 TL ile ...Şubesine 20.05.2025 tarihinde depo edilen 816.824,96 TL'nin nemalarıyla birlikte davalıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin ön alım bedelinin vadeli hesaba depo edilmesine ilişkin verilmiş bir karar olmadığından bu bedeli kusurlu ve kasıtlı bir şekilde müvekkilinin depo etmeyerek zenginleştiğinden bahsedilemeyeceğini, davalının faiz getirisinden mahrum kalmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, 2. Hükmün 2. bendinin ''2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde, yasal önalım bedeli olan 341.700 TL'nin vadeli hesaba yatırılan toplam bedel olan 997.524,96 TL'den mahsubu ile 655.824,96 TL'nin karar kesinleştiğinde tüm nemaları ile birlikte davalıya ödenmesine, geriye kalan 341.700 TL'nin ise tüm nemalarıyla birlikte davalıya ödenmesine,'' kelimeleri yazılmak suretiyle düzeltilmesini, 3. Harcı tamamlanan 997.524,96 TL üzerinden müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalı lehine ise iddia edilen bedel ile tapuda gösterilen bedel arasındaki fark üzerinden davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, 4. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından muvazaa iddiası kabul edilmediğinden taraflarınca iddia edilen 174.000,00 TL ile 335.000,00 TL arasındaki 161.000,00 TL üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre davalı lehine 30.000,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı şekilde 52.512,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 5. Yargılama giderlerinin de kabul ve ret oranı esas alınarak taraflara paylaştırılması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5. bendinin hükümden çıkartılarak yerine ''5-Davacı tarafça yapılan tebligat, yazışma, keşif ve bilirkişi ücretleri toplamı olan 3922,90 TL yargılama masrafının kabul/red oranına göre 2037,56 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,'' kelimelerinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesini istediğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4034, K. 2026/1228, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4034-e-2026-1228-k-36b134962c3b