Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4538 E. 2026/1238 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4538
- Karar No
- 2026/1238
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1032 E., 2025/962 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulancak 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/388 E., 2024/462 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Mevkii, 1 81... parselde kayıtlı taşınmazın ½ hissesinin müşterek maliki olduğunu, davacının kardeşi olan ...’ın taşınmazdaki ½ payını 03.07.2023 tarihinde davalı ...’e devrettiğini, satış bedelinin 2.000.000,00 TL olduğunu, davacıya satış hakkında bildirimde bulunulmadığını, satış bedelinin kötüniyetli olarak gerçek bedelin 10 katı gösterildiğini ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporuna göre dava konusu payın satış bedeline ilişkin muvazaa iddiasının doğru olmadığının anlaşıldığı, hâl böyle olunca resmî senette yazılı satış bedeli ile tapu masrafı toplamı olan ön alım bedelinin, ön inceleme duruşma tarihinden rapor tanzim tarihine kadar nemalandırılması hâlinde ulaşacağı değerin depo edilmesine karar verildiği ancak davacı tarafça süresi içerisinde nemalandırılmış satış bedelinin depo edilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın yasal süresi içinde açıldığını, yapılan keşif neticesinde payın satış tarihindeki değerinin 3.206.701,22 TL olarak hesaplandığı, dinlenen davacı tanıklarının taşınmazın 330-350 bin civarı bedelle satıldığına dair beyanlarının duyuma dayalı olduğundan hükme esas alınmadığını, pay satın alan davalı tarafından banka aracılığıyla 350.000,00 TL ödeme yapılmış ise de, satış bedelinin kalan kısmının başka bir yolla ödenmesi olanaklı olduğundan, bu yöndeki istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, taşınmazda pay satan kişi ile alıcının isticvap yoluyla beyanlarının alınmasının dosya kapsamı itibariyle gerekli olmadığı, yargılama aşamasında davalı tarafa dava konusu payı satan Kemal Kısacık tarafından, satış akit tablosunda belirtilen 2.000.000 TL bedelden geriye kalan 1.650.000 TL bedelin ödenmesi için ihtarname gönderilmiş ve ardından pay satan adına Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/250 Esas sayılı davası açılmış ise de, bu dava sonucunda verilecek hükmün, eldeki ön alım davasının sonucuna bir etkisi olmayacağından bekletici mesele yapılması gerektiği yolundaki istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, ön alım bedeli ön inceleme duruşmasında depo edilmediğinden ön inceleme tarihi itibariyle bir vadeli mevduat hesabına yatırılması hâlinde hesaplanan neması ile birlikte toplam 3.050.952,74 TL bedelin depo edilmesi zorunlu olduğu hâlde, Mahkemece verilen kesin süre içinde belirlenen ön alım bedeli yatırılmadığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece delillerin değerlendirilmesinin hatalı yapıldığını, dava konusu taşınmazla ilgili davalının ödediği bedelin esasen 350.000,00 TL olduğunu ve bu hususun dinlenen tanık beyanları ve ödeme dekontlarıyla doğrulandığını, bu konuda Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/250 Esas sayılı dosyasında açılan alacak davasının beklenmesi gerektiğini, dava konusu satışın tarafları olan ... ve Kemal Kısacık isimli kişilerin isticvap edilerek dinlenilmeleri gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 732. maddesi uyarınca ön alım hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.