Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/223 E. 2026/5207 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/223
- Karar No
- 2026/5207
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1739 E., 2025/1963 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/115 E., 2023/159 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde,müvekkilinin 1994 yılından itibaren çiftçilik yaptığını, adına kayıtlı ... Çay Cüzdanı bulunduğunu, cüzdanın halen aktif olarak kullanıldığını, ... .. Çay Fabrikasına düzenli olarak çay satımı yaptığını ve karşılığında bedellerini aldığını, 1994 yılında Tarım - Bağkurlu olduğunu, kendisinden Bağkur kesintisi yapıldığını, ancak müvekkilinin 2006 yılında sigortalı işe girip çalışması sebebi ile kurumun sigorta başlangıcını 2006 olarak belirlediğini, davacının 21.08.1979 doğumlu olduğunu, 21.08.1997 tarihinde 18 yaşını doldurduğunu belirterek müvekkilinin 18 yaşını doldurduğu tarih olan 21.08.1997 tarihinin bir günlük sigortalı ve başlangıcı olarak tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacının geriye dönük tescil için 26.10.2020 tarihinde Kuruma başvurduğunu, başvurusu üzerine ürün bedellerinden 2006 yılı Mayıs ayında yapılan tevkifata istinaden 01.06.2006 tarihi itibariyle tescili yapıldığını, davacının satmış olduğu ürün bedellerinden her ne kadar 1994 yılı Ağustos ayında tevkifat yapılmışsa da davacı tevfikat yapılan tarihte 18 yaşını doldurmadığından 1994 yılı Eylül ayı itibariyle tescili yapılamadığını, davacının 18 yaşını doldurduktan sonra ilk tevkifatın 2006 yılı Mayıs ayında yapıldığını, bu nedenle davacının 01.06.2006 tarihi itibariyle kanun kapsamına alındığını, 1994 yılında yapılan tevkifata göre davacının 18 yaşını doldurduğu 21.08.1997 tarihinde 2926 sayılı Yasa uyarınca sigortalı sayılabilmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın Reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/2190 E. Ve 2025/7774 K. Sayılı ilamı ile " İlk Derece Mahkemesi ilk tevkifatın 2006 yılında olması gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi ise talebe uygun bir niteleme ile sigorta başlangıcının tespitine ilişkin bir dava olduğunu ve hukuki yarar bulunmadığını belirtmekle birlikte İlk Derecenin ret gerekçesi farklı olmasına rağmen kendi gerekçesine uygun olarak yeniden esas hakkında hüküm kurarak "hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın redddine" karar vermesi gerekirken "başvurunun esastan reddine" hükmederek kendi gerekçesi ile farklı gerekçeye dayanan İlk Derece Mahkemesi kararını benimsemiş olmakla çelişkili karar tesis etmiştir. " gerekçesi ile karar bozulmuştur. Bölge Adliye mahkemesi yukarıda tarih ve esası belirtilen kararı ile "Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince ortadan kaldırılmasına, ESAS hakkında yeniden karar verilmesine, hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddine," karar vermiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, 1994 yılındaki ilk tevkifata istinaden sigortalılık başlangıcının reşit olunan 21.08.1997 tarihi olarak tespiti talepli davada; Bölge Adliye Mahkemesince 'tespit davasında hukuki yarar bulunmadığı' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davacının delil listesinde bildirdiği ... kayıtlarının hatalı müzekkereler sonucu celbedilmediği, eksik inceleme ile ispat hakkının kısıtlandığı ve emeklilik yaşını etkileyen başlangıç tespitinde hukuki yararın mevcut olduğu iddiasıyla kararın bozulması talebidir B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 1994/8 aydaki tevkifata istinaden tarım bağkur sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.