Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/3065 E. 2026/3200 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3065
Karar No
2026/3200
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2633 E., 2026/434 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Menemen 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/111 E., 2022/250 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı yargılamanın iadesini talep eden davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Yargılamanın iadesi tabinde bulunan davalı vekili dava dilekçesinde; 1 33... parsel sayılı taşınmazın 17.03.2016 tarihinde gerçekte 400.000,00 TL bedelle satın alındığını ancak tapuda 150.000,00 TL olarak satış bedelinin gösterildiğini, müvekkilinin taşınmazın bedelinin resmî senette düşük gösterilmesi nedeniyle pişmanlık harcı için 23.11.2016 tarihinde vergi dairesine başvuruda bulunulduğunu, yargılamanın iadesi istenen ön alım dosyasında ise 15.000,00 TL üzerinden ön alım bedeli belirlenerek hüküm kurulduğunu ve kararın bu şekilde kesinleştiğini, gerçek bedeli belirten 20.12.2021 tarihli İzmir Vergi Dairesi Müdürlüğünün yazısını karardan sonra ele geçirdiğini ileri sürerek ön alım davasının taşınmazın gerçek değeri üzerinden kabul edilmek suretiyle yargılamanın iadesini talep etmiştir. II. CEVAP Aleyhe yargılamanın iadesi talep edilen davacılar vekili cevap dilekçesinde; sonradan elde edildiği iddia edilen belgenin muvazaalı işlemden sonra düzenlendiğini, bu durumun yargılamada da değerlendirildiğini, kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince davalının istinaf talebinin esastan reddedildiğini, yargılamanın iadesi talebinin bu nedene dayalı olarak talep edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin yargılamanın iadesi talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 375. maddesinde sayılan sebeplerin hiç birine girmediği, yargılamanın iadesi talebinde belirtilen hususlar hakkında da İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2018/1113 Esas ve 2020/1126 Karar sayılı kararında değerlendirme yapılmış olduğu gerekçesiyle yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde yargılamanın iadesi talep eden davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın iadesi talebinde 6100 sayılı Kanun'un 375. maddesinde sayılan sebeplerin bulunmadığından talebin yargılanmanın iadesi şartlarını taşımadığı, pişmanlık başvurusuna ilişkin belgesinin ise dava aşamasında davalı tarafça sunulmuş olsaydı dâhi yerleşik yargıtay içtihatları gereği dava açıldıktan (dava tarihi 01.07.2016) sonra yapılan bir pişmanlık başvurusunun dikkate alınmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Yargılamanın iadesini isteyen davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; vergi dairesinden gelen resmî yazının karar tarihinden sonra ele geçirilen belge olması nedeniyle yargılamanın iadesi şartlarının oluştuğunu, Mahkemece gerekçede hukuki değerlendirme yapılmadığını, Mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğini, ek temyiz dilekçesinde ise 25.12.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 734/2 ve Geçici 1/2 madde hükümlerinde yapılan değişiklikliğe göre bir karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup yargılamanın iadesini talep eden davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/3065, K. 2026/3200, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-3065-e-2026-3200-k-860d904bef98