Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2875 E. 2026/3163 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2875
- Karar No
- 2026/3163
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2135 E., 2026/403 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çeşme 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/52 E., 2025/152 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 68 86... parsel sayılı taşınmazda bulunan 2 numaralı bağımsız bölümde davalı paydaş olmadan önce taşınmazın davacı ile eşi ... arasında 1/2 oranında paylı mülkiyetli olduğunu, dava konusu bağımsız bölümün ABD'de yaşayan davacı ve eşinin Türkiye'ye geldiklerinde aile konutu vasfı ile mesken olarak kullanıldığını, davalının dava konusu bağımsız bölümde paydaş olduğunun 18.06.2020 tarihinde öğrenildiğini, davacının dava dışı eşi ...'nin payını davalıya sattığını, müvekkilinin ön alım hakkının bulunduğunu iddia ederek dava konusu bağımsız bölümde davalı adına kayıtlı olan payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir II. CEVAP ve FER'İ MÜDAHALE 1. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu payın tapuda her ne kadar satış suretiyle iktisap edildiği görülmekte ise de işlemin gerçekte bağış olduğunu, müvekkilinin dava konusu pay için satış bedeli ödemediğini, az vergi ödenmesi için işlemin akitte satış olarak gösterildiğini, dava konusu bağımsız bölümün evveliyatta müvekkili ile dava konusu payı devreden davalının kız kardeşi ...'nin müşterek annelerine ait olduğunu, davacının ön alım hakkının doğmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Fer'i müdahale talebinde bulunan ... vekili; davaya davalı yanında fer'i müdahil olarak katılmak istediğini, davaya konu işlemin karşılıksız yapılan bağış olduğunu, müvekkilinin akıl sağlığının yerinde olduğunu, müvekkilinin dava konusu payı kardeşi olan davalıya bağışlama iradesini sürdürdüğünü, dava konusu bağımsız bölümün öncesinde davalı ile müvekkilinin ortak annesi olan ... ’e ait olduğunu, müvekkilinin davalının ekonomik durumuna katkı sağlamak istediğinden dava konusu payı davalıya bedelsiz devrettiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.06.2025 tarihli ve 2024/52 Esas, 2025/152 sayılı kararında; "...dava konusu 26.02.2020 tarihli akitle payını satan ...'ın davalı ile kardeş olduklarının nüfus kayıtları ile sabit olduğu, davalı tarafından görünüşte satış olarak görünen işlemin gerçekte bağış olduğunun iddia edildiği, dinlenen tanıklardan dava konusu taşınmazın kardeşi tarafından davalıya bağış yapıldığı, tapu harcının düşük çıkması için satış gösterildiği, karşılığında bir bedel alınmadığının anlaşıldığı, fer'i müdahil olarak davaya katılıp beyanda bulunan ...'ın “payını davalıya bağışladığını” beyan ettiği nazara alındığında tapuda satış olarak gözüken işlemin gerçekte bağış olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafın gerçekte bağış olduğu anlaşılan bu satış işlemine karşı ön alım hakkı bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 20.02.2026 tarihli ve 2025/2135 Esas, 2026/403 sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Dava konusu payın davalıya vekaletname ile devredildiğini, vekilin vekaletnamesinde bağış yetkisinin bulunmadığını, 2. Fer'i müdahil olan satıcının hasta olduğunu, baskı ve yönlendirmeye müsait bir ruh halinde bulunduğunu ve bu ruh haliyle vekâletname verdiğini, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ön alım hakkkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.