Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/3055 E. 2026/3199 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3055
- Karar No
- 2026/3199
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/638 E., 2026/439 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gördes Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/306 E., 2023/281 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'un paydaşı bulunduğu 1378 parsel sayılı taşınmazda dava dışı paydaşın payını 04.03.2022 tarihinde davalıya satış suretiyle devrettiğini, müvekkilinin ön alım hakkının bulunduğunu ve satıştan haberdar edilmediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazdaki davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmaz üzerinde fiili taksim olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın zeminde iki kısım olarak farklı kullanımın bulunduğu, krokide "A" harfi ile gösterilen alanın tel örgü ile çevrili olduğu ve ceviz dikili olduğu ve "B" harfi ile gösterilen kısmın sürülü ve boş olduğunun tespit edildiği, dava konusu taşınmazın bir kısmı üzerinde yapılan kamulaştırma işleminde kamulaştırma bedelinin ...'a ödenmiş olduğunun Karayolları Genel Müdürlüğünce bildirildiği, tutanaklarının incelenmesinde hisse oranına karşılık gelen kamulaştırma bedelinin ...'a imza karşılığı ödendiğinin görüldüğü, bilirkişi raporunda tel örgü ile çevrili olan yerin yol kenarında olan, ...'un kullanımında olan ve kamulaştırma yapılan yer ile aynı olduğu, dava konusu taşınmazın ayrı ayrı kullanıldığı yerlerin bulunduğu tespit edildiğinden dava konusu taşınmaz üzerinde fiili taksim bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflarınca depo edilen miktar üzerinde faiz işletilip yeniden depo kararı verilmeden karar verilmesi ile eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu, müvekkilinin payına karşılık alanı kullanmadığını, kullanım yönünden taraflar arasında anlaşmazlık bulunduğunu, dinlenen tanıkların davalının akrabaları olduğunu, müvekkilinin ehil mirasçı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.