Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4151 E. 2026/3129 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4151
- Karar No
- 2026/3129
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/548 E., 2025/1512 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/157 E., 2024/104 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...dava konusu taşınmazın adi yazılı harici taşınmaz satış sözleşmesi gereğince davacı ...'ye bırakılmış olduğu ancak sözleşme gereğince tapuda işlemlerin yapılmamış olduğu, davalı tarafından taşınmazın davacıya satıldığı ve bedelinin alındığı, dinlenen tanık anlatımları ile de taşınmazın zilyetliğinin satış sonrasında davacıya teslim edildiğinin sabit olduğu, bu hali ile davacının tapu kaydının iptali isteminin yerinde olduğu” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...dava konusu olan 3 no.lu bağımsız bölümün 20.02.2006 tarihinde kat irtifakı tesisi ile taşınmazın arsa sahibi olan ... İnşaat şirketi adına tescil edildiği, 18.11.2008 tarihinde .... ve ... adına 1/2'şer hisse ile satıldığı, 17.10.2016 tarihinde ise taşınmazın tam hissesinin davalı ...'e satıldığı, taşınmazın tapuda halen davalı ... adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Davaya dayanak olarak sunulan tarihsiz harici satış sözleşmesi resmi şekilde düzenlenmemiş olması nedeniyle geçersiz bir sözleşmedir. Bu sözleşmeye dayalı olarak tapuda kayıtlı olan taşınmazın devri hukuken mümkün değildir. Dava konusu bağımsız bölüm arsa maliki ile yüklenici arasında düzenlenen inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm temlik alınmasına ilişkin olmadığından, davada 30.09.1988 tarihli, 1987/2 Esas ve 1988/2 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının uygulanması imkanı da bulunmamaktadır. O halde mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksine düşünce ile davanın kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.” gerekçesiyle kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki iddialarını tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.