Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/3039 E. 2026/3443 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3039
Karar No
2026/3443
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3024 E., 2026/563 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/702 E., 2023/539 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaşı olduğu 1 16... parsel sayılı taşınmazda davalının pay satın aldığını, müvekkilinin ön alım hakkını kullanmak istediğini belirterek; davalı adına kayıtlı payın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya yapılan devrin gerçek bir satış işlemi olmadığını, taşınmazın fiilen taksim edildiğini, davaya konu payın gerçek değerinin tazmin edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalıya yapılan tapu devrinin gerçek bir satış işlemi olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Nedenleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; salt akrabalık ilişkisine dayalı olarak karar verildiğini, tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, kadastro tutanağı vb. belgelerden yapılan devrin satış olduğunun anlaşıldığını, kararın hukuka aykırı olduğunu ifade ederek ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle kararın bozulması isteğinde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/3039, K. 2026/3443, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-3039-e-2026-3443-k-fca5093e664d