Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/3030 E. 2026/3218 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3030
- Karar No
- 2026/3218
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1394 E., 2026/656 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/121 E., 2025/220 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen dava davacıları vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri dava dilekçelerinde özetle; müvekkillerinin 17 20... parsel sayılı taşınmazda hisselerinin bulunduğunu, dava konusu 1/2 hissenin ise ... vd. tarafından 10.03.2022 tarihinde 3.100.000,00 TL davalıya satıldığını, bu satışın müvekkillerinin bilgisi ve rızası olmaksızın yapıldığını, müvekkillerinin ön alım hakkını kullanabilmesi için gerekli yasal şartların oluştuğunu ileri sürerek, dava konusu hisse yönünden davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz üzerinde önlü arkalı ve her ikisi de ayrı sokaklara bakan binaların bulunduğunu, 1990 yılından bu yana binaların her katında bulunan dairelerin fiilen taksim edilerek kullanıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.04.2025 tarihli ve 2023/121 Esas, 2025/220 Karar sayılı kararı ile; gerekçesiyle "...davanın kabılüne..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 04.03.2026 tarihli ve 2025/1394 Esas, 2026/656 Karar sayılı kararı ile "...mahkemece yapılan keşifte ve yapılan mahkeme gözleminde; taşınmazda iki adet apartman bulunduğu, ön cephedeki zemin işyeri 1. ve 2. katın mesken olduğu, arka cephede üç katlı üç meskenin bulunduğunun saptandığı, fen ve gayrimenkul değerleme uzmanından oluşan bilirkişi kurulunun 06.05.2024 tarihli raporunda da dava konusu taşınmaz üzerinde üçer katlı iki girişi bulunan her binada üçer bağımsız bölüm bulunan toplam altı adet mesken bulunduğunun belirtiltiği, keşif sırasında dinlenen davalı tanıklarınca taşınmazda bulunan bağımsız bölümlerin bölüşümünün anlatıldığı... bu hususların taşınmazda fiili paylaşımın yapıldığını kanıtladığı..." gerekçesiyle "...davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile asıl ve birleştirilen davaların reddine...." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. Davanın tamamen kabulünün gerektiği halde Bölge Adliye Mahkemesince reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, b. Keşifte bir binanın tamamen harabe olduğunun ve kimin nereyi kullandığının belli olmadığının tespit edildiğini, c. Tanık beyanlarının denetime elverişli olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; a. İlk Derece Mahkemesi kararında belirtildiği şekilde taşınmazdaki bölümleri kimin bağımsız şekilde kullandığının sabit olmadığını, bu gerekçe ile Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, b. Müvekkillerinin ön alım haklarının korunması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl ve birleştirilen dava, ön alım hakkkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhekemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davacılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı her iki davacıdan peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.