Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2882 E. 2026/2960 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2882
- Karar No
- 2026/2960
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/113 E., 2026/476 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/282 E., 2024/435 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İzmir ili, ....ilçesi, ... Mah., 31334/4 parsel numaralı 118 m² arsa üzerindeki 1 katlı kargir evde 1/3 oranında pay sahibi olduğunu, dava konusu taşınmazın hangi bölümünün kim tarafından kullanılacağının belirlenmediğini, müvekkilinin kardeşleri ... ile ...'nin taşınmazdaki 1/3'er orandaki hisselerini ayrı ayrı 125.000,00 TL olmak üzere 250.000,00 TL karşılığında 20.07.2022 tarihinde davalıya sattığını ancak bahse konu hisse satışının müvekkilinin haberi olmadan yapıldığını, müvekkilinin yasal ön alım hakkını kullanarak adı geçen hisseyi devralmak istediğini ileri sürerek dava konusu taşınmazdaki davalı adına kayıtlı hissenin iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 15.01.2022 başlangıç tarihli kira sözleşmesiyle dava konusu taşınmazı kiraladığını, üç katlı binanın tamamının metruk ve kullanılamaz bir hâlde olduğunu, hissedar ... ve ...'nin taşınmazdaki hisselerini toplam 500.000,00 TL bedel karşılığında müvekkiline devrettiğini, fakat taşınmaz satış akit tablosunda iki hisse için sehven 250.000,00 TL yazıldığını, taşınmazda hissedarlar arasında fiili taksim bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tapu kaydında taşınmazın niteliğinin 1 katlı kargir ev olarak göründüğü, zeminde ise 3 katlı yapı bulunduğu, davalı tarafın dinlenen tanıklarının birbirleri ile uyumlu beyanlarına göre davacının babası tarafından taşınmazdaki yapının her katının bir kızına pay edildiği, davacının kardeşleri olan ve paylarını davalıya satmış olan tanıkların beyanına göre, 1. katın eski paydaş ...'ye, 2. katın davacı ...'a, son katın ise eski paydaş ...'ye ait olduğu, her ne kadar davalının taşınmazı edinmesi ile yapının bir bütün olarak kullanıldığı belirlenmiş ise de öncesinde yapının ayrı ayrı katlar şeklinde olduğu değerlendirildiğinde taşınmazda fiili taksim olgusunun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına ve toplanan delillere göre mevcut delillerin takdirinde ve hükmün dayandığı gerekçede bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eylemli fiili taksimin ispatlanamadığını, müvekkilinin taşınmazı hiçbir zaman kullanmadığını, davalıya payını satan diğer eski hissedarların beyanlarının hükümde esas alınamayacağını, alınan bilirkişi raporunda taşınmazın bir bütün olarak kullanıldığının belirtildiğini, davalı tarafın dilekçeler aşamasında fiili taksim iddiasında bulunmadığını, savunmanın genişletilmesine muvafakatlerinin olmadığını, tanık beyanlarının keşif sırasında taşınmaz başında alınması gerekirken bu usule uyulmadığını, davalı tarafça sonradan geçmişe dönük olarak hazırlanan, müvekkilinin imzası bulunmayan kira sözleşmesinin özel şartlar başlıklı 2. maddesinde binanın tamamının atıl, metruk ve oturulamaz ve de kullanılamaz vaziyette olduğunun yazılı olmasının eylemli bir fiili kullanım olmadığını gösterdiğini, dava konusu taşınmazın fiili taksime uygun olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 732. maddesi uyarınca ön alım hakkından kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Temyiz karar harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.