Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5520 E. 2026/2637 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5520
- Karar No
- 2026/2637
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/406 Esas, 2025/414 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 3. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2024/302 E., 2024/462 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; davalı şirket çalışanının yanlış ve yanıltıcı yönlendirmeleri ile davalı şirket nezdinde foreks işlemleri yapmaya başladığını, zamanla yaptığı işlemler sonucunda zarar ettiğini, davalı çalışan hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, imzaladığı sözleşmenin haksız şartlar içerdiğini, uğradığı zarar sebebiyle davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek zararının tahsilini talep ettiğini, mahkemece davanın reddine karar verildiğini, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun reddedildiğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesince kararın bozulduğunu, bozma üzerine davaya bakan İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/2163 E., 2023/4492 K. sayılı kararı ile ret kararının onanmasına karar verildiğini, davanın reddine yönelik ilk hükmün Yargıtayca bozulması daha sonra yine redde yönelik kararın Yargıtayca onanması üzerine usulü kazanılmış hak kavramına aykırı davranıldığını, ayrıca Yargıtay kararın kesin olup olmadığının belirtilmediğini, kesinleşme şerhinin kararın tebliğinden 4 ay sonra dosyaya eklendiğini, davalı vekilinin birden fazla duruşmaya katılmadığını ileri sürerek yargılamanın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kötüniyetli hareket ettiğini, ileri sürülen iddiaların 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 375. maddesinde sayılan hallerden olmadığını, davacının daha önce mahkemeye sunduğu dilekçelerini tekrar ederek yargılamanın iadesi talebinde bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından yargılamanın yenilenmesi sebebi olarak davanın reddine yönelik ilk hükmün Yargıtayca bozulması daha sonra yine redde yönelik kararın Yargıtayca onanması üzerine usulü kazanılmış hak kavramına aykırı davranıldığı ileri sürülmüşse de bozma kararının yeniden bilirkişi raporu alınmasına yönelik olduğu, bozma ilamı doğrultusunda yeniden yargılama yapılarak ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği, dolayısıyla usulü kazanılmış hak kavramının eldeki davada yerinin bulunmadığı, İstinaf Mahkemelerinin kurulmasından sonra Yargıtay kararlarına karşı karar düzeltme yolu ortadan kalktığından Yargıtay kararlarının kesin olduğu, bu hususun da yargılamanın yenilenmesine olanak sağlamayacağı, kesinleşme şerhinin kararın tebliğinden 4 ay sonra dosyaya eklenmesi iddiasının da yargılamanın yenilenmesine imkan tanımayacağı, davalı vekili duruşmaya katılmak zorunda olmadığı gibi iddia edilen diğer hususların davanın esasına yönelik olup yargılamanın yenilenmesi talebiyle ileri sürülemeyeceği, HMK'nın 375/1 hükmünde yargılamanın iadesi sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığı, bunların içinde davacının iddialarının hiçbirisinin yer almadığı gerekçesiyle davacının yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iddialarının hiçbirinin HMK'nın 375/1 hükmünde sınırlı olarak sayılan yargılamanın iadesi halleri arasında yer almadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2 hükmü gereğince Tüketici Mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacıdan alınan temyiz başvuru harcı ile temyiz ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 06.05.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.