Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2025/3506 E. 2026/422 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3506
- Karar No
- 2026/422
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/825 E., 2025/816 K.
Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Davacılar vekili; muris ... ...'nın mirasçıları olan ... ve ...'ın, müvekkili ... aleyhine muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açtıklarını, yine davacıların diğer mirasçı olan müvekkili ... aleyhine Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/977 Esas sayılı dava dosyası ile muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil davası açtıklarını, Mahkemece iki davanın tarafları ve davaya konu taşınmazlar aynı olmamasına rağmen Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/103 Esas sayılı dava dosyası üzerinden birleştirilerek yürütüldüğünü ve yargılama sonucunda davacıların tapu iptali ve tesciline yönelik davalarının kabulüne, tazminata ilişkin davalarının ise reddine karar verildiğini, bu kararın, müvekkili Muharrem tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince onandığını ve karar düzeltme isteminin reddedildiğini, sonrasında yapılan tavzih talebi ve buna ilişkin yargısal süreçlerin de Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi incelemelerinden geçerek sonuçlandığını, Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/103 Esas sayılı dosyasında yürütülen yargılamada esas alınan mirasçılık belgesinden farklı olarak, yargılamadan sonra alınan mirasçılık belgesi ile müvekkili ...’ın murisin atanmış ve tek mirasçısı olduğunun tespit edildiğini ayrıca murisin ...'da bulunan başka bir taşınmazı için aynı davacılar tarafından açılan ve konusu aynı olan ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/498 Esas ve ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesi 2011/354 Esas sayılı dava dosyalarında verilen kabul kararlarında davacıların miras oranlarının farklı olduğunu, dolayısıyla dava konusu ve tarafları aynı olan kararlarda farklılık bulunduğunu, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı hüküm verildiğini ileri sürerek HMK'nın 375. maddesinin (ç) (ğ) ve (ı) maddeleri gereği yargılamanın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; yargılamanın iadesi şartlarının oluşmadığını, taleplerine konu bütün kararların lehlerine sonuçlanarak Yargıtay denetiminden geçip kesinleştiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yargılamanın iadesi davasının sebebin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay ve her halükarda kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl içerisinde açılması gerektiği, yargılamanın iadesi talep edilen Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/103 Esas sayılı dosyasında verilen kararın 22.03.2010 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafça kararın 02.12.2021 tarihli kesinleşmenin Mahkemece verilen 04.10.2016 tarihli tavzih talebine yönelik ek karara ilişkin olduğu, eldeki davanın ise esasa yönelik kesinleşmenin gerçekleşmesinden 12 yıl sonra 02.03.2022 tarihinde açıldığı, dolayısıyla iade talebine konu olan hükmün kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, yine dava dilekçesinde belirtilen ve Mahkemenin ilk karar tarihinden sonra elde edildiği beyan edilen ve davacının tek mirasçı olduğunu gösterir ... 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin 29.12.2011 tarih ve 2011/1116 Esas, 2011/1701 Karar sayılı veraset ilamının taraflara tebliğ edilmek ve temyiz edilmemek suretiyle 06.02.2012 tarihinde kesinleştiği, davacının karardan haberdar olduğunun sabit olduğu, huzurdaki davanın açılış tarihinin 02.03.2022 oluşu ile HMK'nın 375/1-ç ve 377/1-c maddeleri gereği dayanılan yeni delilin elde edilme tarihi açısından davanın her halde süre yönünden reddi gerektiği; yine dava dilekçesinde değinilen HMK'nın 375/ı maddesi gereği talebin incelenmesinde ise muris ... ...'ın ... ilinde bir başka gayrimenkulü için açılan ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/498 Esas sayılı dosyasında ilgili davanın davacıları aynı olmakla beraber davalısının yalnızca diğer davalı ... olduğu, davalılardan ...'ın davada taraf olmadığı ve yine dava konusunun murisin sağlığı zamanında kızı davalı ...'a yapılan satış yoluyla temlikin muris muvazaasına dayalı olarak iptaline ilişkin olduğu ve dava konusunun da aynı olmadığı, ayrıca anılan Mahkeme ilamının 11.12.2009 tarihinde kesinleştiği, HMK'nın 377/2. bendi gereği 375/1-ı bendi uyarınca açılacak davalarda hak düşürücü sürenin ilk ilamın zamanaşımı süresi kadar olduğu, bu itibarla TBK'nın 135/2. maddesi hükmüne göre, alacağın bir hüküm ile sabit olması halinde zamanaşımı süresinin on yıl olduğu kuralı karşısında huzurdaki davanın açılış tarihi itibariyle yine süresinden sonra olduğu, dava dilekçesinde belirtilen diğer ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/354 Esas sayılı dosyasının ise dava konusu ile ilgisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle yargılamanın iadesi talebinde bulunan davacılar (iade talebine konu Mudanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/103 Esas sayılı dosyasında davalılar) vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.01.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.