Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2026/2319 E. 2026/3688 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2319
Karar No
2026/3688
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/1270- 2024/1309

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.06.2023 tarihinde dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmayan otomobilin karıştığı tek taraflı trafik kazasında, söz konusu araçta yolcu konumunda bulunan davacının desteği/kızı ...'ın ağır bir şekilde yaralandığını, bu nedenle hastanede tedavi altına alındığını, akabinde 02.11.2023 tarihinde hastanede vefat ettiğini, davacının kızının vefatı nedeniyle destekten yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 200.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talep artırım dilekçesiyle talebini toplam 784.552,92 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; otopsi raporunda açıkça trafik kazası ile ölüm arasındaki illiyet hususunun belirtilmediğini, kusur raporu alınması, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan aktüer bilirkişi raporunda davacı için 784.552,92 TL tazminat hesaplandığı, davacının kaza tarihinde altı yaşında olan kızının(desteğin) davaya konu otomobil içerisinde çocuk koltuğuna oturtulmadığı, çocuğun kafa travması sonucu yaralanıp vefat ettiği, bu nedenle aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan 784.552,92 TL üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile 627.642,34 TL destekten yoksun kalma tazminatının 07.12.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; alacaklı ve borçlu sıfatının birleşme ihtimali bulunmakta olduğunu, işbu hususun araştırılması ve başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, Güvence Hesabına, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) yaptırılmamış motorlu araçların işletilmesi sırasında veya kazaya neden olan aracın tespit edilememesi durumunda başvurulduğunu, müvekkili Güvence Hesabının, meydana gelen zararı giderdikten sonra; zarara sebebiyet veren kişiyi tespit ederek rücu etmekte olduğunu, davaya konu kazada zararın meydana gelmesine sebebiyet veren kişinin ise müteveffanın ağabeyi olduğunu, tazminat talep eden anne ile ağabeyin aynı evde ikamet edip etmediklerinin araştırılması gerektiğini, çünkü müvekkilinin ödeme yaptıktan sonra aynı evde ikamet etmekte olan davacı annenin oğluna(müteveffanın ağabeyi) karşı rücu işlemlerine başlayacağını, işbu durumda ise alacaklı ve borçlu sıfatının birleşme ihtimali bulunduğunu, 6098 sayılı TBK'nın 135 inci maddesinde '' Alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleşmesiyle borç sona erer. Ancak, üçüncü kişilerin alacak üzerinde önceden mevcut olan hakları birleşmeden etkilenmez.'' hükmünün bulunduğunu, alacaklı ve borçlu sıfatının birleşme ihtimalinin değerlendirilmediğini, bu hususa ilişkin gerekli araştırmaların yapılmadığını, otopsi raporunda açıkça trafik kazası ile ölüm arasındaki illiyet hususunun belirtilmediğini, davaya konu kazanın 21.06.2023 tarihinde meydana geldiğini, kaza sonrası müteveffanın hastanede tedavi altına alındığını, sonrasında 02.11.2023 tarihinde ise vefat ettiğini, kaza tarihi ile müteveffanın vefatı arasında yaklaşık beş ayın mevcut olduğunu, bu sırada tedavi sürecinde meydana gelen komplikasyonların veyahut tedavi gördüğü hastanenin hatalı tedavisi nedeni ile ölüm neticesinin meydana gelmiş olabileceğini, ölüm ile kaza arasındaki illiyet hususunun belirlenmediğini, bu hususun tahkim yargılamasında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, davacının dava açarken ispat yükümlülüğünü yerine getirmesi, aksi durumda ispat yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının Suriye uyruklu olması sebebiyle nüfus kayıt örneğinin temin edilemediğini, davacının hayatta olduğunun tespit edilmesi gerektiğini, bu hususun tahkim yargılamasında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bu hususun tespiti için Göç İdaresine yazı yazılması gerektiğini, bunun da ancak mahkeme eli ile yapılabileceğini, bu nedenle dosyadan el çekilmesini talep ettiklerini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kusur bilirkişi raporu alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosyada kusura ilişkin hiçbir verinin mevcut olmadığını, kazanın varlığını ispatlayacak nitelikte evrak dahi bulunmadığını, tazminat hesabının % 1,65 teknik faize göre yapılması gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiğini gösteren somut bir delil bulunmamasına, desteğin ölümü ile davaya konu trafik kazası arasında illiyet bağı olduğuna ilişkin ölü muayene raporunun bulunduğunun anlaşılmasına, davacının yargılama sırasında vefat ettiğine ilişkin bir bilginin bulunmamasına, sürücünün desteğin akrabası olması sebebiyle hatır taşımasından bahsedilemeyecek olmasına, trafik kazası tespit tutanağına göre sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edilmiş olmasına, kazanın varlığını ispatlayan ceza soruşturma dosyasının mevcut bulunmasına, tazminat hesaplama yönteminin doğru olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2026/2319, K. 2026/3688, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2026-2319-e-2026-3688-k-c89e9c1604b9