Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2128 E. 2026/2217 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2128
- Karar No
- 2026/2217
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/128 E., 2026/151 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/135 E., 2025/268 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Giresun ili, ... ... Beldesi, ... Mahallesi, 3 87... parselde kayıtlı taşınmazın maliki olduğunu, davacının çok uzun yıllar boyunca taşınmazına ulaşmak için komşu davalılardan 3 87... parsel sayılı taşınmazın arasında kalan kadastral yaya yolunu kullandığını, aradan geçen zaman içerisinde davalı ...'ın taşınmazına ana yola bağlantı sağlayacak şekilde özel vasıta yolu yaptırdığını ve söz konusu yolu taşınmazına ulaşması için yaklaşık 15 yıl süreyle davacının da kullanmasına izin verdiğini, ancak davalı taraflardan ...'ın 09.09.2022 tarihinde vasıta yolu üzerinde bulunan mazgalları kaldırmak ve yol üzerine dikenli tel çekmek sureti ile yolu kapatarak davacının arazisine ulaşımını engellediğini, söz konusu vasıta yolunun kapatılması sonucu davacının arazisine ulaşmak için çok eskiden beri kullanageldiği kadastral yaya yolunu kullanmaktan başka seçeneği kalmadığını, ancak davalı tarafın kadastral yola taş ve beton duvar yapmak sureti ile bu yolu da kapatarak kendi arazisine kattığını ileri sürerek davacıya ait taşınmaza ve kadastral yola davalı tarafından yapılan tecavüzün önlenmesine, davalı tarafından davacının taşınmazına ve kadastral yola yapılan duvarın ve kanalın yıkılmasına, taşınmazın ve yolun eski hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının men' i müdahale talep edebilmesi için adına kayıt ve tescilli bir taşınmazına müdahale edilmiş olması gerektiğini, davalıya ait taşınmaz içinden geçen yolun davalının evine ulaşması için açılan yol olduğunu, davacının evinin ve bahçesinin zaten yol kenarında bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; teknik bilirkişi raporlarına göre eski kadastral yolun araba yolu olan kısmın taş duvar yapılarak ve yükseltilerek kapatıldığının anlaşıldığı, ekli krokide "A" harfi ile yeşil renkle gösterilen kısmın taş duvar yapılarak yükseltilmek suretiyle kapanan kadastral patika yolun devamı olup 23,55 m² olduğu, krokide mavi renkle "B" harfi ile gösterilen alanın ise evin önüne yapılan beton sahasının 7,36 m²'lik kısmı olup kadastral paftada olan patika yolda kaldığının, krokide sarı renkle "C" harfi ile gösterilen alanın ise davaya konu edilen ... olup 2,79 m²'lik kısmın kadastral yol içerisinde olduğu, krokide "D" harfi ile kırmızı renkle gösterilen kısmın ... olup 3 87... No.lu parsel tarafında kaldığı ve 3,73 m² miktarında olduğu tespit edildiğinden davanın kabulüne karar vermiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; A harfi ile gösterilen alanın değerinin 6.355,20 TL, B harfi ile gösterilen zemin alanın değerinin 1.986,17 TL, C harfi ile gösterilen alanın zemin değerinin 752,91 TL, patika yola tecavüzlü yapıların kaldırma bedelinin 5.000,00 TL, kanalın zemin değerinin 1.006,58 TL olarak tespit edilmiş olup, söz konusu miktarların hükmün verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kalması sebebiyle yerel mahkemece verilen karar hüküm tarihindeki miktar itibarı ile kesin nitelikte olduğundan davalı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine karar vermiştir. V. EK KARAR Bölge Adliye Mahkemesi 16.02.2026 tarihli ek kararında; dava konusu taşınmaza ilişkin sunulan bilirkişi raporuna göre, A harfi ile gösterilen alanın değerinin 6.355,20 TL, B harfi ile gösterilen zemin alanın değerinin 1.986,17 TL, C harfi ile gösterilen alanın zemin değerinin 752,91 TL, patika yola tecavüzlü yapıların kaldırma bedelinin 5.000,00 TL, kanalın zemin değerinin 1.006,58 TL olarak tespit edilmiş olup yeniden değerleme oranındaki artış sonucu yerel mahkemede davanın açıldığı 2024 yılı için HMK'nın 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 28.250,00 TL olduğundan kararın temyizi kabil nitelikte olmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermiştir. VI. EK KARAR TEMYİZİ A. Ek Karar Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; davacı tarafça açılan meni müdahele ve kâl davasında adına kayıt ve tescilli olmayan bir taşınmaz için talepte bulunamayacağını, gerekçeli kararın uygulanabilirliğinin bulunmadığını, davacının evi ve bahçesinin zaten yol kenarında olup yol ihtiyacı olmadığını, davanın mükerrer açıldığını, kararın uygulanması halinde müvekkilinin üç katlı evinin yıkılacak olması nedeniyle davanın miktar yönünden reddedilmesinin hatalı olduğunu, hükmün kaldırılmasını ve esas yönünden inceleme yapılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Ek karara yönelik temyiz incelemesinde; 6100 sayılı Kanunun 346. maddesinde; "istinaf dilekçesi, ... süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344. maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar" düzenlemesi mevcuttur. Aynı Kanun 366. maddesi ise; "Bu Kanunun istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 3 49... . maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir. Öte yandan 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 44. maddesiyle 6100 sayılı Kanun'a eklenen ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. madde hükmü uyarınca, 362. maddedeki parasal sınırların her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılacağı ve parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı belirtilmiştir. 04.06.2025 tarihli ve 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "hükmün verildiği" ibaresi "davanın açıldığı" şeklinde değiştirilmiş, değişiklik Kanun'un Resmî Gazete'de yayımı tarihi olan 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 6100 sayılı Kanun'un "Zaman bakımından uygulanma" kenar başlıklı 448. maddesinde yer alan "Bu Kanun hükümleri, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanır." hükmü gereğince, parasal sınırlara ilişkin yapılan bu değişikliğin, kanunun yürürlük tarihinden itibaren uygulanacağı, tamamlanmış işlere ise uygulanma imkânının bulunmadığı kuşkusuzdur. Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... vekilinin istinaf dilekçesinin istinaf inceleme sınırı üzerinde olmadığı değerlendirilerek miktar itibariyle reddine ve davalı vekilinin temyiz başvurusunun kesinlik sınırı altında kaldığından bahisle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş ise de, istinaf dilekçesinin reddine dair karar usule ilişkin bir karar olduğundan yukarıda kıyasen uygulanacağı belirtilen hükümler çerçevesinde temyiz kanun yoluna tabidir. Bu nedenle davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Trabzon Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2026 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir. Yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibariyle istinaf kesinlik sınırı 28.250,00 TL olup davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun miktar itibarıyla usulden reddine ilişkin 22.01.2026 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından hükmün onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2026 tarihli ek kararının KALDIRILMASINA, 2.Temyiz olunan 22.01.2026 tarihli Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.